Bir EHS Lideri Gözüyle: Neden Her Bakımcı LOTO (Kilitleme Etiketleme) Prosedürüne Uymak Zorundadır?

Tahmini okuma süresi: 12 dakika

Endüstriyel sahalardaki en kritik güvenlik prosedürü LOTO (Kilitleme Etiketleme), yani “Lockout/Tagout”tur. Sahadaki en trajik kazalar, kontrolsüz enerji boşalmasından kaynaklanır. Bir bakımcının ‘Sadece 2 dakika sürecek’ diyerek bir makineye müdahale etmesi ve o makinenin beklenmedik bir anda çalışması, ‘Sıfır Enerji Durumu’nun neden hayati olduğunu gösterir. Bu makale, LOTO’nun neden basit bir ‘şalteri indirmek’ olmadığını ve bir EHS Lideri olarak neden ‘Sıfır Tolerans’ gerektirdiğini teknik detaylarıyla açıklamaktadır.

LOTO (Kilitleme Etiketleme) Nedir ve Neden Sadece “Düğmeyi Kapatmak” Yetmez?

LOTO (Kilitleme Etiketleme), bir endüstriyel ekipman üzerinde bakım, onarım veya temizlik yapılacağı zaman, o ekipmanın tüm enerji kaynaklarının izole edilmesini (kesilmesini) ve yeniden çalıştırılmasını önlemek için fiziksel olarak kilitlenmesini sağlayan planlı bir güvenlik prosedürüdür.

Çoğu sahadaki en büyük yanılgı, enerjiyi “elektrik” sanmaktır. Oysa tehlikeli enerji, birçok formda depolanır:

  • Elektriksel: Ana şalter.
  • Mekanik: Baskı altındaki bir yay, yerçekimiyle (asılı yük) bekleyen bir parça.
  • Hidrolik: Pompalarda, pistonlarda sıkışmış sıvı basıncı.
  • Pnömatik: Vanalarda sıkışmış hava basıncı.
  • Kimyasal: Hatlarda kalan reaktif kimyasallar.
  • Termal: Aşırı sıcak veya soğuk yüzeyler/sıvılar.

Düğmeyi kapatmak sadece elektriği keser. Ancak hattaki sıkışmış bir pnömatik basınç, bir bakımcının kolunu koparabilir. Bu yüzden hedefimiz “Düşük Enerji” değil, “Sıfır Enerji Durumu” (Zero Energy State) olmalıdır.

LOTO (Kilitleme Etiketleme) prosedürü için kullanılan

LOTO (Kilitleme Etiketleme) Prosedürünün 5 Hayati Adımı

Bir LOTO (Kilitleme Etiketleme) prosedürünü, “yaşayan bir sistem” haline getirmek için OSHA’nın (Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi) standardını temel alan şu 5 adımı atlamadan uygulamak zorundayız:

Adım 1: Hazırlık

Ekipmana müdahale etmeden önce, tüm potansiyel enerji kaynaklarını ve tehlikelerini (yukarıda listelenen) bilin. Ekipmanın prosedürünü ve kapatma noktalarını (vanalar, şalterler) tespit edin.

Adım 2: Ekipmanı Kapatma

Makineyi, standart operasyon prosedürüne (SOP) uygun olarak durdurun. Bu, sadece enerjiyi kesmek değil, makinenin normal duruş prosedürünü izlemektir.

Adım 3: İzolasyon

Bu, tehlikeli enerjinin kaynağını ekipmandan ayırma adımıdır. Tüm ana şalterleri “OFF” konumuna getirin, vanaları “KAPALI” konuma çevirin, boru bağlantılarını “kör flanş” ile ayırın. Sıvı ve gaz hatlarında yalnızca vanayı kapatmak yeterli izolasyon sayılmaz.

Adım 4: Kilitleme ve Etiketleme (LOTO Uygulaması)

Bu, prosedürün kalbidir. İzole ettiğiniz her bir şaltere, vanaya veya enerji kesme noktasına, sadece o bakımcıya ait olan kişisel kilidini takın. Kilidin üzerine, işi kimin yaptığını, ne zaman başladığını ve ne yaptığını belirten bir etiket (Tagout) asın. Eğer 5 kişi çalışıyorsa, “Çoklu Kilit” (Hasp) kullanılarak 5 kilidin de takılması gerekir.

Adım 5: Doğrulama (Sıfır Enerji Testi)

Bu, LOTO’nun en çok atlanan ve en ölümcül adımıdır. Kilitleri taktıktan sonra, makinenin “Start” (Başlat) düğmesine bilinçli olarak basmayı deneyin. Hidrolik/pnömatik basıncı kontrol edin. Enerjinin gerçekten kesildiğinden ve “Sıfır Enerji Durumu”na ulaşıldığından emin olun.

Kategori: Teknik Risk Yönetimi Yazar: Alper Gümüşler


LOTO’nun Türkiye’deki Yasal Dayanağı: Yönetmelik Bu Kelimeyi Hiç Kullanmadan Ne Emrediyor?

Saha denetimlerinde en sık karşılaştığım itiraz, LOTO sisteminin yabancı menşeli bir uygulama olduğu ve Türk mevzuatında karşılığının bulunmadığı yönündedir. İtirazın dayanağı yoktur. Türkiye’de LOTO’yu zorunlu kılan hüküm zaten yürürlüktedir; sahadaki eksik, hükmün varlığı değil, hükmün gerektirdiği donanımın ve prosedürün kurulmamış olmasıdır. Yasal metinlerde bu kısaltmanın açıkça geçmemesi, işverenin tehlikeli enerjiyi fiziksel olarak kesme ve kilitleme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Yasal çerçeve, 25/4/2013 tarihli ve 28628 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği ile çizilmiştir. Kabul tarihi 20/6/2012 olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 ve 31 inci maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 86 ve 90 ıncı maddelerine dayanan yönetmelik, 16/9/2009 tarihli ve 2009/104/AT sayılı Direktif dikkate alınarak hazırlanmıştır. 18/2/2022-31754, 4/2/2024-32450 ve 23/12/2025-33116 sayılı değişikliklerle güncellenen metnin hiçbir yerinde LOTO ifadesi geçmez; fakat getirilen hükümler bu prosedürü doğrudan emreder.

Yönetmeliğin Ek-I 2.13 maddesi kuralı koyar: “İş ekipmanının bakım işleri, ancak iş ekipmanı kapalı, enerji bağlantısı kesik, tüm hareketleri durmuş vaziyette ve çalışmıyor iken yapılabilir. Bunun mümkün olmadığı hallerde, bakım işleri yürütülürken gerekli önlemler alınır veya bu işlerin tehlike bölgesi dışında yapılması sağlanır.” Bu hüküm 2013 yılından beri yürürlüktedir. Cümleye enerji bağlantısı kesik ibaresi 18/2/2022 tarihli ve 31754 sayılı değişiklikle eklenmiştir. Düzenleme, ekipmanı sadece durdurmanın yetersiz olduğunu ve enerjinin fiziksel olarak ayrılması gerektiğini açıkça kurala bağlamıştır.

Sahadaki yaygın hata, kısa süreli müdahalelerin bakım sayılmadığını öne sürmektir. Oysa yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan tanım açıktır: “Bakım: İş ekipmanında ve bileşenlerinde yapılan her türlü revizyon, tamir, değişim, ayar, arıza giderme, temizlik ve kalibrasyon işlemlerinden herhangi birisinin veya birkaçının birlikte uygulandığı işlemi,”. Tanım ayar ve temizlik işlerini de doğrudan bakım saydığı için, konveyörde sıkışan parçayı almak veya tambur temizlemek gibi anlık müdahaleler de enerji kesme şartına tabidir. Bu tanımın periyodik kontrol tarafındaki karşılığı 23 Aralık 2025 değişikliğiyle değişti: önemli bakım ve onarım sonrası gereken periyodik kontrolü, dört ekipman grubunda 1 Ocak 2027’den itibaren yalnızca ekipman muayene kuruluşu bünyesindeki yetkili kişiler yapabilecek.

Enerjiyi kesmek tek başına yeterli değildir; sisteme yeniden enerji verilmesinin de engellenmesi gerekir. Yönetmeliğin Ek-I 2.14 maddesi bu korumayı emreder: “İş ekipmanlarının enerji kaynaklarını kesecek araç ve gereçler kolayca görülebilir ve tanınabilir özellikte olur. Ekipmanın enerji kaynaklarına yeniden bağlanması çalışanlar için tehlikeye sebep olmayacak özellikte olur.” Maddenin ikinci cümlesi, kilitleme ve etiketleme disiplininin mevzuattaki kesin karşılığıdır. Ek-I 2.3 maddesinin son cümlesindeki “İş ekipmanı veya tehlikeli kısımları durdurulduğunda, bunları harekete geçiren enerji de kesilecek özelliğe sahip olur.” ifadesi ve Ek-I’in 2.2 ve 2.2.1 maddelerindeki bilerek ve isteyerek çalıştırma kuralı bu gerekliliği pekiştirir.

LOTO’nun Türkiye’deki yasal dayanağı: 6331 sayılı Kanun ile İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-I’in 2.13, 2.14, 2.3 ve 2.2 maddeleri
Yönetmelik “LOTO” kelimesini hiç kullanmaz; yükümlülüğü Ek-I’in dört maddesiyle kurar.

Bu kurallar, 6331 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki temel ilkelerle bütünleşir. Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Risklerle kaynağında mücadele etmek.” ve “Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.” bentleri, tehlikeli enerjinin çıktığı noktada bloke edilmesini zorunlu kılar. Fiziksel kilitleme, kişisel koruyucu donanımdan önce gelen bir toplu korunma önlemidir. Fıkranın (ğ) bendinde yer alan “Çalışanlara uygun talimatlar vermek.” ilkesi ise prosedürün yazılı olmasını gerektirir.

Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca bakım işleri sadece özel görevlendirilen çalışanlarca yapılır. 10 uncu maddenin birinci fıkrası ise talimatın kayda geçmesini ister: “Çalışanlara, kullandıkları iş ekipmanına ve bu iş ekipmanın kullanımına ilişkin yeterli bilgi ve uygun olması halinde yazılı talimat verilir.” Aynı maddenin ikinci fıkrası yükümlülüğün sınırını bakımcının ötesine taşır: “Çalışanlar, kendileri kullanmasalar bile çalışma alanında veya işyerinde bulunan iş ekipmanlarının kendilerini etkileyebilecek tehlikelerinden ve iş ekipmanı üzerinde yapılacak değişikliklerden kaynaklanabilecek tehlikelerden haberdar edilir.” Kilidi asan teknisyen kadar, o hattın başındaki operatör de bilgilendirilmek zorundadır. Madde 11 ise bu çalışanlara işveren tarafından yeterli özel eğitim verilmesini şart koşar. Uygulamanın sahadaki doğruluğu yetkili idari merciler veya iş güvenliği profesyonelleri ile teyit edilmelidir.

Kilit, Etiket ve Hasp: LOTO Donanımı Neyi Başarır, Neyi Başaramaz?

Enerji kontrolünde en sık düşülen yanılgı, kumanda devreleri ile güç devrelerinin birbirine karıştırılmasıdır. ABD İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi (OSHA) 29 CFR 1910.147 standardında enerji izolasyon cihazı (energy isolating device) tanımını yaparken sınırları kesin çizer: “Push buttons, selector switches and other control circuit type devices are not energy isolating devices.” Tanımın son cümlesi, kumanda butonlarının ve seçici şalterlerin izolasyon cihazı olmadığını belirtir. Sahada acil durdurma butonuna basarak veya panodaki anahtarı çevirerek hatta girmek izolasyon sağlamaz. Kumanda devresindeki bir kablo teması, yazılım hatası veya arızalanan bir röle makineyi aniden çalıştırabilir. İzolasyon, enerjiyi ileten fiziksel hatların mekanik olarak ayrılmasını gerektirir.

Donanım tarafında kilit (lockout device) ile etiket (tagout device) arasındaki işlev farkı nettir. Standart kilit donanımını şu şekilde tanımlar: “A device that utilizes a positive means such as a lock, either key or combination type, to hold an energy isolating device in a safe position and prevent the energizing of a machine or equipment. Included are blank flanges and bolted slip blinds.” Etiket donanımı ise şu şekilde tarif edilir: “A prominent warning device, such as a tag and a means of attachment, which can be securely fastened to an energy isolating device in accordance with an established procedure, to indicate that the energy isolating device and the equipment being controlled may not be operated until the tagout device is removed.”

Kilit fiziksel bir engelleme sağlar; etiket ise sadece durum bildiren bir uyarı aracıdır. Aradaki fark, kazanın olduğu anda kimin dikkatine güvenildiğiyle ilgilidir.

Bu fark nedeniyle OSHA 1910.147(c)(2)(ii) kuralı, enerji izolasyon cihazının kilitlenebilir özellikte olması halinde işverenin kilitleme uygulamasını zorunlu kılar. Etiketleme ancak işverenin tam koruma sağlandığını kanıtlayabildiği hallerde geçerlidir. Standardın kilitlenebilir olma şartını açıkladığı tanım şudur: “An energy isolating device is capable of being locked out if it has a hasp or other means of attachment to which, or through which, a lock can be affixed, or it has a locking mechanism built into it.” Kilidin takılabileceği bir halka veya çoklu kilit tertibatı (hasp) bulunmuyorsa donanım kilitlenebilir sayılmaz. Çoklu kilit tertibatı, aynı noktaya birden fazla kilidin asılabilmesini sağlayarak bireysel güvenliği mümkün kılar.

OSHA 1910.147(c)(2)(iii) kuralına göre 2 Ocak 1990 tarihinden sonra yeni kurulan, tadil edilen veya büyük onarımdan geçen makinelerin enerji izolasyon cihazları kilit kabul edecek yapıda tasarlanmalıdır. Bu gereklilik Türkiye’deki yönetmeliğin Ek-I 2.14 maddesiyle birleştiğinde, makine satın alma şartnamelerine yazılması gereken bir tasarım kriteridir. Mevcut bir makinede yapılan her tadilatın kilitlenebilirliği bozup bozmadığını sorgulamak ise değişim yönetimi (MOC) sürecinin işidir.

Makinelerde beklenmedik çalışmanın önlenmesine ilişkin ISO 14118:2017 standardı da meseleyi tasarım boyutuyla ele alır. Standart elektrik, hidrolik ve pnömatik gibi besleme enerjilerinin yanı sıra yerçekimi ve sıkıştırılmış yay gibi depolanmış enerjileri ve rüzgâr gibi dış etkileri kapsar; elle izolasyon ile enerjinin boşaltılmasını temel önlemler arasında sayar. Sistem parçaları için performans seviyesi veya güvenlik bütünlük seviyesi belirlemeyen standart, önlemlerin risk değerlendirmesiyle saptanmasını öngörür. OSHA tanımında kör flanş ve cıvatalı kör tapanın da doğrudan kilitleme donanımı sayıldığı dikkate alınmalıdır.

Grup LOTO ve Vardiya Devri: Kilit Kimde Kalır?

Tek bir teknisyenin yürüttüğü basit bir müdahalede kuralı işletmek kolaydır; sahada LOTO süreçleri asıl olarak çoklu ekiplerin çalıştığı büyük revizyonlarda ve vardiya değişimlerinde çöker. Bu kırılmayı önlemek için rollerin net ayrılması gerekir.

OSHA 1910.147 standardı çalışanları iki ana sınıfa ayırır. Yetkili çalışan (authorized employee) standarda göre şu kişidir: “A person who locks out or tags out machines or equipment in order to perform servicing or maintenance on that machine or equipment. An affected employee becomes an authorized employee when that employee’s duties include performing servicing or maintenance covered under this section.”

Etkilenen çalışan (affected employee) ise şu şekilde tanımlanır: “An employee whose job requires him/her to operate or use a machine or equipment on which servicing or maintenance is being performed under lockout or tagout, or whose job requires him/her to work in an area in which such servicing or maintenance is being performed.” Kilit ve etiket asma yetkisi yalnızca yetkili çalışandadır; etkilenen operatör ise sürecin tehlikeleri hakkında bilgilendirilir fakat kilitleme noktalarına müdahale edemez.

Bakım işi bir ekip tarafından yürütüldüğünde OSHA 1910.147(f)(3)(i) kuralı devreye girer: “When servicing and/or maintenance is performed by a crew, craft, department or other group, they shall utilize a procedure which affords the employees a level of protection equivalent to that provided by the implementation of a personal lockout or tagout device.” Grup çalışması, bireysel kilidin sağladığı emniyet seviyesini aşağı çekemez.

Bu dengeyi kuran mekanizma grup kilit kutusudur (group lockbox). İzolasyon noktalarına asılan kilitlerin anahtarları bu kutunun içine bırakılır. Standardın (f)(3)(ii)(D) bendi sürecin temel şartını koyar: “Each authorized employee shall affix a personal lockout or tagout device to the group lockout device, group lockbox, or comparable mechanism when he or she begins work, and shall remove those devices when he or she stops working on the machine or equipment being serviced or maintained.” Kutudaki son şahsi kilit sökülmeden anahtara ulaşılamaz ve enerji verilemez.

Grup kilit kutusunun dört adımı: izolasyon, ana kilit anahtarlarının kutuya konması, her yetkili çalışanın kişisel kilidini takması ve çıkış sırası
Son kişisel kilit çıkmadan anahtara ulaşılamaz; grup çalışması kişisel kilidin koruma düzeyini düşürmez.

Süreç yönetiminde (f)(3)(ii)(A) uyarınca birincil sorumluluk görevlendirilen yetkili bir çalışana verilir; bu kişi (B) bendi uyarınca grup üyelerinin maruziyet durumunu takip eder ve (C) bendi uyarınca birden fazla disiplin çalışıyorsa genel koordinasyonu sağlar. Vardiya değişimlerinde ise (f)(4) bendi işletilir: “Specific procedures shall be utilized during shift or personnel changes to ensure the continuity of lockout or tagout protection, including provision for the orderly transfer of lockout or tagout device protection between off-going and oncoming employees, to minimize exposure to hazards from the unexpected energization or start-up of the machine or equipment, or the release of stored energy.” Korumanın sürekliliği esastır; kilitlerin çıkarıldığı ve makinenin korunmasız kaldığı hiçbir boşluk bırakılamaz.

Bu devir disiplini Türkiye mevzuatında tam karşılığını bulur. Ek-I 2.14 maddesinin yeniden enerjilendirmeyi güvenlik şartına bağlayan ikinci cümlesi, kilidin kimde kaldığı sorusunu bir usul tercihi olmaktan çıkarır. Yanına Ek-I 2.1.3 maddesi eklenir: “Operatör, ana kumanda yerinden tehlike bölgesinde herhangi bir kimsenin bulunmadığından emin olması gerekir. Bu mümkün değilse makine çalışmaya başlamadan önce otomatik olarak devreye girecek sesli ve ışıklı ikaz sistemi bulunur.” hükmü, grup kilitlemesi ve vardiya devrindeki emniyet sürekliliğinin yasal dayanağını oluşturur.

Sahada En Sık Gördüğüm Altı LOTO Hatası

Tehlikeli enerjiyle ilgili olaylarda karşıma çıkan tablo, kuralı hiç bilmeyen bir ekip değil, kuralı kendince kısaltmış bir ekiptir. Bu ayrımın pratik karşılığı şudur: kısaltmanın kaynağı çoğu zaman dikkatsiz bir birey değil, kısaltmayı ödüllendiren bir sistemdir; insan hatası miti tam da burada devreye girer. Denetimlerde en sık rastladığım altı kısaltma şunlardır:

  1. Kumanda butonunu veya acil durdurmayı izolasyon sanmak. Acil durdurmaya basıp hatta girmek, denetimlerde sık rastlanan kısa yollardan biridir. OSHA tanımı bu düzenekleri kapsam dışında bırakır; kumanda elemanı güç iletimini fiziksel olarak kesmez, yalnızca durdurma sinyali iletir. Yapışan bir kontaktör veya arızalanan bir kumanda devresi, sinyali dinlemeyen bir makine bırakır geriye.
  2. Sıfır enerji doğrulamasını atlamak. Kilit ve etiket asıldıktan sonra sistemin gerçekten enerjisiz kaldığını sınamamak denetimlerde sık karşıma çıkan eksikliklerden biridir. Teknisyenler ana şalteri indirip kilitlediklerinde işin bittiğini varsaymakta, kumanda butonlarına bilinçli şekilde basarak sistemin devreye girmediğini test etmemektedir. Bu ihmal, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğinin duruştan sonraki yeniden çalıştırmaları da bilerek ve isteyerek kumanda etme şartına bağlayan Ek-I 2.2.1 maddesinin mantığına aykırıdır; doğrulanmamış bir enerji kesintisi emniyetli kabul edilemez.
  3. Ortak kilit kullanmak ve anahtarı birden fazla kişide bulundurmak. Atölye çekmecesinden rastgele alınan bir asma kilidi takmak veya anahtarı kontrol panosunun üzerinde bırakmak kişisel koruma prensibini ortadan kaldırır. Kilidi asan teknisyen makinenin içinde çalışırken, panodaki ikinci anahtara erişimi olan bir başka çalışan kilidi açıp hatta enerji verebilir. Bu uygulama, her yetkili çalışanın grup kilit kutusuna veya donanıma kendi kişisel kilidini takmasını emreden OSHA 1910.147(f)(3)(ii)(D) hükmüne açıkça aykırıdır.
  4. Artık ve depolanmış enerjiyi tahliye etmemek. Ana şalteri kapatıp kilitleyen teknisyen, hidrolik devredeki basıncı tahliye etmeyi veya askıda duran pres koçunu mekanik olarak takozlamayı çoğu zaman atlar. İzolasyon, enerjiyi kesmekten ibarettir; sistemde kalanı boşaltmaz. Elektrik bağlantısının ayrılması, hatta hapsolmuş basıncı veya yerçekimiyle bekleyen bir yükü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bunların her biri ayrıca tahliye edilir veya mekanik olarak emniyete alınır.
  5. Fiziksel kilit yerine sadece etiket asarak yetinmek. Kilit aparatı bulmak zaman aldığı için vananın üzerine yalnızca ikaz kartı asmak yaygın bir pratiktir. OSHA 1910.147(c)(2)(ii) buna izin vermez: donanım kilitlenebilir nitelikteyse kilitleme zorunludur. Etiketin koruması, onu okuyan kişinin dikkatine bağlıdır; kopan, solan veya fark edilmeyen bir kart hiçbir vanayı kapalı tutmaz.
  6. Ekipmana özel prosedürü yazmamak ve periyodik denetimi yapmamak. Süreci genel geçer talimatlarla yürütmeye çalışmak ve prosedürleri sahada sınamamak sistemin çökmesine yol açar. OSHA 1910.147(c)(4) ekipmana özel yazılı prosedürü, (c)(6) ise prosedürü fiilen kullananlardan başka bir yetkili çalışanın yılda en az bir kez her yetkili çalışanla prosedürü denetleyip belgelemesini şart koşar. Türkiye tarafında ise bu eksiklik yönetmeliğin 10 uncu maddesindeki yazılı talimat ve Ek-I 2.13.1 maddesindeki bakım defteri kayıt şartının ihlali anlamına gelir.

Bir LOTO Programını Denetlerken Baktığım Kontrol Listesi

Bir tesiste LOTO sisteminin kâğıt üzerinde bir niyet beyanı olarak mı kaldığını yoksa sahada tavizsiz biçimde işleyip işlemediğini anlamak için kapsamlı bir saha denetimi yeterlidir. Denetimlerimde uyguladığım ve her seviyedeki yöneticinin kendi sahasında doğrudan sorgulayabileceği temel kontrol listesi şu maddelerden oluşur:

  • Ekipmandaki tüm enerji izolasyon cihazları kolayca görülebilir ve tanınabilir biçimde işaretlenmiş midir?
  • Acil durdurma butonları ve kumanda şalterleri yerine ana güç hattını kesen mekanik şalter ve vanalar kilitlenmekte midir?
  • Her ekipman için durdurma, izolasyon, kilitleme ve doğrulama adımlarını içeren yazılı bir prosedür mevcut mudur?
  • Temizlik ve ayar dahil her türlü bakım müdahalesi öncesinde enerji bağlantısının kesilmesi kuralına istisnasız uyulmakta mıdır?
  • Kilitleme işlemi yalnızca yeterli özel eğitim almış yetkili çalışanlar tarafından mı yürütülmektedir?
  • Çalışma alanındaki operatörler ve etkilenen diğer çalışanlar bakım müdahalesi ve tehlikeler hakkında bilgilendirilmekte midir?
  • Her yetkili çalışan müdahale sırasında yalnızca kendisine ait kişisel kilidi kullanmakta mıdır?
  • Kilit tertibatı bulunmayan enerji kesme noktalarında kilit kabul edecek aparatlar veya çoklu kilit tertibatları sağlanmış mıdır?
  • Boru hatlarındaki tehlikeli akışkanlar için kör flanş veya cıvatalı kör tapa ile mekanik izolasyon uygulanmakta mıdır?
  • Hidrolik, pnömatik, sıkışmış yay ve yerçekimi kaynaklı depolanmış enerjiler mekanik olarak boşaltılmakta veya takozlanmakta mıdır?
  • Kilit asıldıktan sonra kumanda butonlarına basılarak ve göstergeler izlenerek sıfır enerji durumu test edilmekte midir?
  • Çoklu ekiplerin çalıştığı müdahalelerde grup kilit kutusu prosedürü işletilmekte ve tek bir yetkili çalışan koordinasyonu sağlamakta mıdır?
  • Vardiya değişimlerinde kilitlerin korumasız boşluk kalmaksızın devredilmesini sağlayan yazılı bir protokol uygulanmakta mıdır?
  • Enerji kontrol prosedürleri yılda en az bir kez yetkili bir çalışan tarafından sahada denetlenip belgelenmekte midir?
  • Bakım işlemleri günü gününe bakım defterine veya güvenli elektronik imzalı dijital kayıtlara işlenmekte midir?

Bu kontrol listesini tüm fabrikayı aynı anda dönüştürmeye çalışarak tüketmek yerine, yarın sabah ilk iş olarak tesisinizdeki en kritik tek bir makine üzerinde yürütün. Sahadaki ilk izolasyon vanasının veya şalterinin başına geçip kilidin takılıp takılamadığını bizzat kontrol ettiğinizde, sistemin gerçek durumunu tespit edebilirsiniz.

LOTO Müzakere Edilemez Bir Liderlik Konusudur

İSG yatırımının geri dönüşünü hesaplarken karşılaştığımız makine kazaları, genellikle bu temel prosedürlerin atlanmasından kaynaklanır.

Bir EHS Lideri olarak duruşum nettir: LOTO (Kilitleme Etiketleme), bir tavsiye değil, yasal ve etik bir zorunluluktur. Bu, “işi yavaşlatmak” değil, “işin yapılabilmesini” sağlamaktır. Tıpkı Bradley Eğrisi‘nde anlattığımız gibi, bu kuralı “itaat” (Aşama 2) seviyesinden “ortak sorumluluk” (Aşama 4) seviyesine taşımak, EHS Lideri’nin temel görevidir.

Çünkü o kilidin açılmasını bekleyen sadece bir makine değil, evine sağ salim dönmeyi bekleyen bir insandır.

Kaynaklar

İlgili Yazılar

  • Proses Güvenliği Yönetimi (PSM) Üzerine Akademik Bir İnceleme: İki Farklı Güvenlik Paradigması, Bariyer Metodolojisi ve Vaka Çalışmaları

    Tahmini okuma süresi: 7 dakikaBir EHS Lideri olarak, bizlerin temel görevi “riski” yönetmektir. Ancak, “risk” homojen bir kavram değildir. Sahanın ortasında unutulmuş bir elektrik kablosuna takılıp düşen bir çalışanın (kişisel bir kaza) kök nedeni ile bir reaktör patlamasının ya da Kocaeli Dilovası’ndaki gibi bir kimyasal dolum atölyesi yangınının (sistemik bir çöküş) kök nedenleri tamamen farklıdır.…

  • Bilimsel Bir Metodoloji Olarak Güvenli Kimyasal Yönetim Sistemi: Risk ve Tehlike Analizi

    Tahmini okuma süresi: 5 dakikaEHS profesyonelleri olarak kariyerimizin büyük bir kısmı, “kontrol” üzerine kuruludur. Kocaeli’deki parfüm fabrikası gibi facialar, bize bu “kontrol” kelimesinin, özellikle kimyasallar söz konusu olduğunda, ne kadar hayati olduğunu acı bir şekilde gösterir. Ancak, 14 yılı aşkın saha tecrübemde, işletmelerin yaptığı en basit, en temel ve en tehlikeli hatayı gözlemledim: “Tehlike” (Hazard)…

  • Bir EHS Lideri Gözüyle: Neden Her Bakımcı LOTO (Kilitleme Etiketleme) Prosedürüne Uymak Zorundadır?

    Tahmini okuma süresi: 12 dakikaEndüstriyel sahalardaki en kritik güvenlik prosedürü LOTO (Kilitleme Etiketleme), yani “Lockout/Tagout”tur. Sahadaki en trajik kazalar, kontrolsüz enerji boşalmasından kaynaklanır. Bir bakımcının ‘Sadece 2 dakika sürecek’ diyerek bir makineye müdahale etmesi ve o makinenin beklenmedik bir anda çalışması, ‘Sıfır Enerji Durumu’nun neden hayati olduğunu gösterir. Bu makale, LOTO’nun neden basit bir ‘şalteri…

Yeni yazılardan haberdar olmak için bültenime abone olun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık