45 Dakikalık Ders Saati: ÇSGB Uygulama Rehberi Temel İSG Eğitimini Sahada Nasıl Kuruyor?

Tahmini okuma süresi: 32 dakika

Kategori: Mevzuat Yazar: Alper Gümüşler


Giriş: Süreyi değil, dakikayı sormak

Resmî Gazete’de 2 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanında uzun yıllardır süregelen eğitim kurgusunu kökten değiştirdi. Bu düzenleme, çalışan eğitimlerini salt bir salonda bulunma veya imza föyünü doldurma mecburiyetinden çıkararak ölçülebilir bir yeterlilik zeminine oturttu. Artık eğitimlerin sonunda asgari bir başarı puanı aranıyor, başarısızlık durumunda sürecin baştan tekrarlanması gerekiyor ve eğitimin etkinliğinin saha verileriyle izlenmesi emrediliyor. Yasal metin ana hatları, asgari saatleri ve konu başlıklarını net biçimde çizse de bu yükümlülüklerin işletme ölçeğinde saat saat, dakika dakika nasıl takvimlendirileceği sorusunu uygulayıcının sorumluluğuna bıraktı. İş güvenliği uzmanı (İGU), işyeri hekimi (İH) ve insan kaynakları yöneticileri açısından asıl belirsizlik, mevzuat maddelerinin ne söylediğinden ziyade bu maddelerin vardiya planlarına ve ders programlarına nasıl dönüştürüleceği noktasında toplandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Mevzuat Daire Başkanlığı tarafından Nisan 2026 tarihinde yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Uygulama Rehberi, bu uygulama boşluğunu gidermek üzere sahaya sunuldu. Rehber, genel idari açıklamaların ötesine geçerek ekinde yer verdiği üç farklı tehlike sınıfına ait örnek temel eğitim belgeleriyle idarenin beklentisini somutlaştırdı. Bu çalışma, yürürlüğe giren metin ile önceki mevzuat arasındaki madde karşılaştırmalarını ya da İSG Eğitim Yönetmeliği’nde neyin değiştiği eksenindeki yapısal tartışmaları yinelemeyi hedeflemiyor. Bu analizin doğrudan odak noktası, Rehber’in sunduğu örnek belgelerdeki dakika dökümlerini toplayarak “ders saati” kavramının pratik karşılığını aritmetik kesinlikle ortaya koymak, eğitim planlamasının omurgasını oluşturan dördüncü konu başlığını saha dinamikleriyle incelemek ve mevzuat zincirinde açıkta kalan hukuki temas noktalarını göstermektir.

Saha profesyonellerinin temel İSG eğitimi kurgularken karşılaştığı temel zorluk, yönetmelikte geçen saat ifadelerinin işyerindeki fiili mesaiye nasıl uyarlanacağıdır. Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 8, 12 ve 16 ders saatlik süreler, eğitim salonundaki zamanın nasıl yönetileceğine dair ayrıntı içermez. Rehber ise yayımladığı belgelerle ders ve dinlenme sürelerinin ayrımını, konu başlıklarının göreli ağırlıklarını ve özellikle işyerine özgü risklerin eğitim bütçesi içindeki payını netleştirmektedir. Bu doğrultuda işverenlerin, işveren vekillerinin, İGU ve İH kadrolarının mevzuata uyum sağlarken karşılaşacakları teknik ve idari basamaklar, Bakanlığın yorumladığı çerçeve üzerinden adım adım analiz edilmelidir.

Rehber neyi bağlar, neyi bağlamaz

İdari düzenlemelerin uygulama kabiliyetini değerlendirirken normlar hiyerarşisi içindeki yerlerini doğru tayin etmek gerekir. ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Mevzuat Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Uygulama Rehberi, yürürlükteki yönetmeliğin yerine geçen veya ona yeni normlar ekleyen bir mevzuat metni değildir. Rehber’in kapak notunda hazırlayan birim açıkça belirtilmiş ve belgenin varlık sebebi şu sözlerle kayda geçirilmiştir: “Bu Rehber, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Mevzuat Daire Başkanlığı’nca hazırlanmıştır. Rehberin amacı Yönetmelik kapsamında yapılan düzenlemelerin sahadaki pratik karşılığını ortaya koymak ve uygulamaya yön verecek açıklayıcı bir çerçeve sunmaktır. Bu Rehber ticari amaçla kullanılamaz.” (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Belgenin bağlayıcılık derecesi, önsöz bölümünde yer alan hukuki nitelendirmeyle sınırlandırılmıştır. Rehber metninde bu durum “İlgili Yönetmelik adımlarına göre hazırlanan bu rehber tavsiye niteliğinde olup iş yerine, işin niteliğine ve diğer hususlara göre değiştirilebilir ve geliştirilebilir.” ifadesiyle açıklanmıştır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Bakanlık, ekte sunduğu örnek belgelerin altına düştüğü açıklayıcı notlarda da benzer bir çekinceye yer vermiştir. Örnek temel eğitim belgelerinde yer alan dipnot, belgelerin “tavsiye niteliğinde olup işyerine, işin niteliğine ve diğer hususlara göre değiştirilerek işe ve işyerine özgü şekilde düzenlenmesi esastır ve birebir kullanılmamalıdır.” uyarısını içermektedir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Bu hukuki niteleme, saha uygulayıcıları ve denetim mekanizması açısından iki yönlü bir sonuç doğurur. İlk olarak, Rehber bir iş müfettişi denetiminde veya adli bir süreçte doğrudan ceza kesme ya da kusur atfetme dayanağı yapılamaz; zira idari yaptırımlar yalnızca kanun ve yönetmelik hükümlerine dayandırılabilir. İkinci olarak, Rehber metni Bakanlığın denetim birimlerinin yönetmelik maddelerini nasıl okuduğunu, teftişlerde hangi ölçütleri arayacağını ve makul uygulama sınırını nerede gördüğünü yansıtır. Dolayısıyla Rehber’de yer alan modelden farklı bir eğitim süresi veya dağılımı belirleyen bir işverenin, bu tercihini işletmenin özel risk değerlendirmesi bulgularıyla ve nesnel gerekçelerle temellendirmesi şarttır. Rehber’i yok saymak idari bir kural ihlali sayılmasa dahi, Bakanlığın benimsediği standarttan uzaklaşmanın rasyonel gerekçesini hazırlama yükümlülüğünü doğurur.

Rehber’in hedef aldığı muhatap kitlesi yalnızca işverenler ve onların vekilleriyle sınırlı değildir. İşyerlerinde eğitimleri fiilen tasarlayan ve sunan İGU ve İH kadroları ile çalışanların eğitim kayıtlarını özlük dosyalarında muhafaza eden insan kaynakları birimleri de bu çerçevenin doğrudan uygulayıcısı konumundadır. Bakanlık, sahada görev yapan tarafların eğitim süreçlerini ortak bir dil ve standart üzerinden yürütmesini amaçlamaktadır.

Temel İSG eğitiminde ders saati: 45 dakikanın aritmetiği

İSG eğitimlerinin organizasyonunda uygulayıcıların zihnini en çok meşgul eden soru, yönetmelikte belirtilen saatlerin çalışma hayatındaki 60 dakikalık saatle mi yoksa eğitim bilimlerindeki ders saatiyle mi ölçüleceği konusuydu. 2 Nisan 2026 tarihli Yönetmelik, 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ders saatini yoruma yer bırakmayacak biçimde tanımladı: “En az kırk beş dakikalık ders ve on beş dakikalık ara dinlenmeden oluşan zaman dilimini,” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 4/1-b). Rehber ise bu tanımsal çerçeveyi alarak planlama aşamasına bağladı ve “Bu çerçevede eğitim planlaması yapılırken belirtilen sürelerin fiilen uygulanması esastır.” notunu düştü (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Bu tanımın sahaya yansıyan pratik anlamı, Rehber’in ekinde yayımlanan üç farklı tehlike sınıfına ait örnek temel eğitim belgeleri incelendiğinde netleşmektedir. Rehber’in örnek belgelerinde yer alan eğitim konu başlıklarının karşısındaki dakikalar toplandığında ortaya çıkan sonuç aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Konu başlığıAz tehlikeli (8 ders saati)Tehlikeli (12 ders saati)Çok tehlikeli (16 ders saati)
1. Genel konular80 dk80 dk80 dk
2. Sağlık konuları80 dk90 dk90 dk
3. Teknik konular110 dk235 dk370 dk
4. İşe/işyerine özgü riskler90 dk135 dk180 dk
Toplam360 dk540 dk720 dk
Ders saati karşılığı (45 dk)81216
4. başlığın asgari tabanı (m. 13/3)2 ders saati3 ders saati4 ders saati
Az tehlikeli, tehlikeli ve cok tehlikeli siniflar icin temel ISG egitimi surelerinin konu basliklarina dagilimi: 360, 540 ve 720 dakika
ÇSGB Uygulama Rehberi’ndeki üç örnek belgenin süreleri toplandığında 8, 12 ve 16 ders saati sırasıyla 360, 540 ve 720 dakikaya karşılık geliyor.

Tablodaki veriler toplandığında az tehlikeli sınıf için 360 dakika, tehlikeli sınıf için 540 dakika ve çok tehlikeli sınıf için 720 dakika ders süresi elde edilmektedir. Bu sayılar 45 dakikalık ders süresine bölündüğünde sırasıyla tam olarak 8, 12 ve 16 ders saatine karşılık gelmektedir. Rehber, teorik bir tartışmaya girmeden, örnek formlarındaki dakika dağılımıyla ders saatinin fiilen 45 dakika üzerinden hesaplandığını kanıtlamaktadır. 15 dakikalık ara dinlenmeler bu ders dakikası toplamının tamamen dışında tutulmuştur. Orman yangınına karşı koruma faaliyetleri de işyeri tehlike sınıfları listesinde Tehlikeli sınıfta yer alıyor; bu sınıflandırmanın yangın işçisi açısından ne anlama geldiğini Orman Yangınlarıyla Mücadele Yönetmeliği üzerine yazdığım yazıda tartıştım.

Bu aritmetik gerçek, işletmelerin eğitim takvimlerini planlama biçimini kökten değiştirecek niteliktedir. Bir EHS yöneticisi az tehlikeli sınıftaki 8 ders saatlik bir eğitimi 8 çarpı 60 üzerinden 480 dakika saf ders anlatımı olarak kurgularsa, yasal tabanın üzerinde bir süre tahsis etmiş olur. Buna karşılık 8 ders saatini 8 çarpı 45 üzerinden 360 dakika fiili ders ve aralara serpiştirilen dinlenme süreleri şeklinde organize ederse, Bakanlığın Rehber’de kurduğu modelle birebir örtüşen bir plan oluşturur. Eğitim programında gösterilen süreler, ders anlatımının fiilen gerçekleştiği dakikaları temsil etmelidir.

Burada hukuki bir ayrıntının gözden kaçırılmaması zorunludur. Yönetmelik metninde “en az kırk beş dakika” ifadesi yer almaktadır. Hüküm bir taban belirler: kırk beş dakika asgari süredir, azamisi değil. İşveren, çalışma ortamındaki tehlikelerin ağırlığına veya çalışanların öğrenme hızına göre ders süresini bu tabanın üzerinde kurgulayabilir. Ancak Rehber’in örnekleri, idarenin denetimlerde arayacağı asgari standardın 45 dakikalık ders blokları olduğunu netleştirmektedir. Profesyonellerin planlama yaparken bu asgari tabanı esas almaları, denetimlerde süre yetersizliği iddiasıyla karşılaşılmasını önler.

Eğitim sürelerinin parçalanması hususunda Yönetmelik esnek bir kural getirmiştir. Yönetmeliğin 13’üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre eğitim süreleri kural olarak bir bütün halinde uygulanır; ancak vardiya düzeni, üretim süreçlerinin kesintisizliği ve operasyonel zorunluluklar dikkate alınarak bir ders saatinden az olmamak kaydıyla farklı zaman dilimlerine bölünerek tamamlanabilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 13/4). Buradaki kritik şart, bölünmüş her bir parçanın asgari 45 dakikalık bir ders bloğunu içermesidir. On beşer dakikalık toplantılar veya yarım saatlik konuşmalar temel eğitim süresine sayılamaz.

Ağırlık merkezi: dördüncü konu başlığı

Yönetmeliğin Ek-1 bölümünde düzenlenen eğitim programı dört ana bloktan oluşur. Bu bloklar genel konular, sağlık konuları, teknik konular ile işe ve işyerine özgü riskleri içeren dördüncü başlıktır. Rehber, bu yapının mantığını açıklarken ilk üç başlık ile son başlık arasındaki pedagojik farkı net bir dille ortaya koymuştur: “Ek-1’de yer alan başlıklardan ilk üçü genel iş sağlığı ve güvenliği bilgilerini kapsar ve tüm iş yerleri için ortak niteliktedir.” (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Dolayısıyla mevzuat bilgisi, temel sağlık prensipleri ve genel teknik tehlikeler işletmeler arasında büyük farklılıklar göstermez; asıl ayrışma dördüncü başlıkta gerçekleşir.

Yönetmeliğin 13’üncü maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü konu başlığına ayrılacak asgari süreleri tehlike sınıfına göre katı biçimde kademelendirmiştir. Buna göre işe ve işyerine özgü risklere ayrılacak süre az tehlikeli işyerlerinde en az 2 ders saati, tehlikeli işyerlerinde en az 3 ders saati, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 4 ders saatinden az olamaz (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 13/3). Rehber’in örnek belgelerindeki dakikalar incelendiğinde bu tabanın nasıl somutlaştırıldığı görülür. Az tehlikeli işletme örneğinde dördüncü başlığa 90 dakika (2 ders saati), tehlikeli işletme örneğinde 135 dakika (3 ders saati), çok tehlikeli işletme örneğinde ise 180 dakika (4 ders saati) ayrılmıştır. Rehber yasal asgari tabanın üstüne çıkmamış, tabanın dakika bazındaki tam karşılığını belgelendirmiştir.

Rehber’in sunduğu üç farklı sektör örneği, dördüncü başlığın içeriğinin nasıl oluşturulması gerektiğini somutlaştırmaktadır. Az tehlikeli sınıfta yer alan bir yazılım ve bilişim işletmesinde faaliyetin genel tehlike ve riskleri beş ana kalemde planlanmıştır. Bu kapsamda acil durum planı (deprem tahliye planı ve toplanma alanı prosedürü) için 25 dakika, ofis ortamında kayma ve düşme riskleri (ıslak zemin ve kablo kanalı kullanımı) için 15 dakika, yangın riski (kesintisiz güç kaynağı – UPS odası ve sunucu odası yangın yükü) için 25 dakika, elektrik panosu erişim kuralları için 15 dakika ve uzaktan çalışmada izolasyon kaynaklı psikososyal risk yönetimi için 10 dakika süre ayrılmıştır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Ofis ortamındaki riskler soyut bir anlatım yerine sunucu odası ve uzaktan çalışma gibi spesifik alanlara odaklanılarak kurgulanmıştır.

Tehlikeli sınıftaki bir metal imalat atölyesinde ise dördüncü başlık, mekanik ve termal risklerin merkezde olduğu beş konuya tahsis edilmiştir. Bu konular pres makinelerinde el sıkışma riski odaklı risk değerlendirmesi sonuçları, yüksek sıcaklıkta çalışma ve kaynak işlemleri, gaz tüplerinin depolanması ve zincirleme sabitlenmesi, vinç ve ekskavatör gibi kaldırma ekipmanları ile patlamadan korunma dokümanı kapsamındaki teknik önlemlerdir. Rehber’in bu tehlikeli sınıf örneğinde beş konunun toplam süresi 135 dakika olarak verilmiş olup, metal sektöründeki spesifik risklerin eğitime doğrudan aktarılması hedeflenmiştir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir tünel inşaat şantiyesi örneği, saha gerçeklerinin eğitim modüllerine nasıl dağıtılacağını on ayrı alt başlıkla sergilemektedir. Belgede tünel acil durum planı (kaçış galerileri ve gaz sensörleri) 20 dakika, zemin stabilitesi ve su baskını bulguları 20 dakika, patlamadan korunma dokümanı gaz ölçüm prosedürleri 20 dakika, kapalı ortamda çalışma izin sistemi 15 dakika, göçük riskine karşı tahkimat sistemleri 20 dakika, silikozis ve toz kaynaklı akciğer hastalıkları 20 dakika, gürültü ve titreşim etkileri 15 dakika, karbonmonoksit ve metan içeren kapalı alan atmosfer riskleri 20 dakika, göçük altında kalma ve crush sendromuna yönelik ilkyardım 20 dakika, vardiyalı ve izole çalışmanın getirdiği psikososyal riskler ise 10 dakika olarak belirlenmiştir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). On konunun toplamı tam 180 dakikaya ulaşmaktadır.

Üç örneğin ortak noktası şu: dördüncü konu başlığı, işyerinin risk değerlendirmesi dokümanı ile acil durum planının çalışanların anlayacağı operasyonel talimatlara dönüştürüldüğü yerdir. İnternetten indirilen genel slaytlarla veya şablon metinlerle bu bölümün gereklilikleri karşılanamaz. Rehber ayrıca aynı işletme içinde dahi farklı görev gruplarına yönelik dördüncü başlık içeriklerinin özelleştirilebileceğini belirtmektedir. Örneğin bir imalat tesisinde idari ofis personeline ergonomi ve ekranlı araçlar ağırlıklı bir içerik sunulurken, pres operatörlerine makine koruyucuları ve kilitleme-etiketleme sistemlerinin anlatılması mevzuatın ruhuna en uygun yaklaşımdır.

İşe başlama eğitimi: iki saatlik ayrı yükümlülük

İşyerlerinde yaşanan iş kazalarının önemli bir bölümünün işe yeni başlayan çalışanların ilk günlerinde veya haftalarında meydana geldiği bilinmektedir. Yönetmelik, bu gerçeği dikkate alarak işe başlama eğitimini bağımsız, devredilemez ve tavizsiz bir güvenlik şartı olarak düzenlemiştir. Yönetmeliğin 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde bu eğitim şu sözlerle tanımlanmıştır: “Çalışan fiilen çalışmaya başlamadan önce, çalışanın yapacağı işi, varsa kullanacağı iş ekipmanını, çalışma ortamından kaynaklanan riskler ve işyerine özgü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini içeren konularda uygulamalı ve yüz yüze olarak verilen eğitimi,” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 4/1-c).

Bu eğitimin hedef kitlesi istisnasız tüm yeni çalışanlardır. Yönetmeliğin 7’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere işyerinde çalışmaya başlayacak herkes fiilen iş başı yapmadan önce bu eğitimi almak mecburiyetindedir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/1). Süre ve içerik kurgusu 7’nci maddenin beşinci fıkrasında kesin bir sınırla çizilmiştir: “İşe başlama eğitimi her çalışan için en az iki saat olarak düzenlenir. Bu eğitimlerde geçen süre temel eğitim süresinden sayılmaz.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/5). Rehber bu ayrımı teyit ederek işverenin iki saatlik işe başlama eğitimini tamamladıktan sonra, tehlike sınıfına göre belirlenen 8, 12 veya 16 ders saatlik temel eğitimi çalışanına ayrıca aldırmak zorunda olduğunu hatırlatmaktadır.

Eğitimin metodolojisi konusunda mevzuat hiçbir istisna tanımamıştır. Yönetmeliğin 7’nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bu eğitim mutlaka yüz yüze ve uygulamalı olarak verilmelidir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/3). Uzaktan eğitim modülleri, dijital doküman paylaşımları veya video gösterimleri işe başlama eğitiminin yerine geçemez. Eğitimi verebilecek kişiler ise temel eğitime kıyasla daha geniş tutulmuştur. Yönetmeliğin 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre işe başlama eğitimini işveren, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten İGU ve İH kadroları veya işveren tarafından görevlendirilen bilgi sahibi ve deneyimli çalışanlar verebilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/4). Kanun koyucunun kıdemli ustalara veya deneyimli teknisyenlere bu yetkiyi tanıması, sahadaki pratik işleyişin ve operasyonel tecrübenin aktarılmasını sağlama amacına dayanır.

Belgelendirme süreci de sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Yönetmeliğin 7’nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca işe başlama eğitimi; eğitimi veren kişi, çalışan ve işveren veya işveren vekilinin ıslak ya da geçerli elektronik imzasını taşıyan bir tutanakla kayıt altına alınır ve çalışanın özlük dosyasında saklanır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/6). Tutanakta eğitimin tarihi, süresi, nerede yapıldığı ve hangi somut güvenlik tedbirlerinin gösterildiği açıkça yer almalıdır.

Rehber, bu eğitimin sahada nasıl hayat bulacağını somut örneklerle desteklemektedir. Bir lojistik deposunda göreve başlayacak forklift operatörüne sınıf ortamında slayt anlatmak işe başlama eğitimi sayılmaz; operatöre depo içi trafik akış yolları, kör noktalar, raf sistemlerinin azami yük taşıma kapasiteleri, yaya yolları ve yükleme rampaları bizzat sahada gösterilmelidir. Bir hastanede işe başlayan hemşireye kesici ve delici alet yaralanmalarından korunma yöntemleri, enfeksiyon riskleri, tıbbi atık ayrıştırma prosedürleri, izolasyon kuralları ve acil durum kod uygulamaları sahada birebir tatbik ettirilmelidir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Rehber, az tehlikeli bir ofis ortamında dahi ofis ergonomisi, acil çıkış güzergahları ve yangın tüplerinin yerlerinin gösterilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamaktadır.

Yükümlülüğün bir de dış kaynaklı çalışanları kapsayan boyutu var. Yönetmeliğin 5’inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine başka işletmelerden çalışmak üzere gelen çalışanlar, eğitim belgeleri kontrol edilmeden ve işyerine özgü riskler anlatılmadan işe başlatılamaz (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 5/4). İşe başlama eğitiminin ardından temel eğitimin ne zaman tamamlanacağı konusunda ise Yönetmeliğin 8’inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kesin bir tavan süre belirlemiştir: “Ancak bu süre çalışanın işe başlamasından itibaren her hâlükârda üç aydan fazla olamaz.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 8/1). Rehber bu hükmü “Üç aylık süre azami sınırdır.” sözleriyle şerh etmiştir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Yüksek riskli alanlarda bu sürenin üç ay beklenmeden ilk haftalarda tamamlanması teftiş standardı açısından esastır.

Kim eğitebilir: yetki zinciri ve iki ince nokta

İSG eğitimlerinin kalitesi, eğitimi veren eğiticilerin yetkinliği ve meşruiyetiyle doğrudan bağlantılıdır. Yönetmeliğin 10’uncu maddesinin birinci fıkrası, temel eğitimleri verme yetkisine sahip kişi, kurum ve kuruluşları sınırlı sayıda (tahdidi) belirlemiştir. Bu listeye göre temel eğitimler yalnızca şu kişi ve kurumlarca verilebilir:

  • a) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten İGU ve İH’ler,
  • b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM),
  • c) Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri,
  • ç) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • d) İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bunların kurduğu eğitim vakıfları ve ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri,
  • e) Çalışanlara ücretsiz eğitim hizmeti veren ve kamu yararına kuruluş statüsündeki eğitim amaçlı vakıflar (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 10/1).

Yetkili bir kurum bünyesinde yer almak tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Yönetmeliğin 10’uncu maddesinin ikinci fıkrası eğiticinin niteliğine odaklanmıştır. Düzenlemeye göre eğiticinin uzmanlık alanı Ek-1’deki konulara uygun olmak zorundadır. Ayrıca (ç), (d) ve (e) bentlerinde sayılan kuruluşlar bu eğitimleri ancak kendi bünyelerinde görevli, eğitici belgesi veya İGU/İH belgesi sahibi uzman kişiler aracılığıyla verebilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 10/2). Rehber bu gerekliliğin altını çizerken “Kurumsal unvan tek başına yeterli olmayıp, eğitimi sunan kişinin bireysel yetkinliği aranır.” tespitini yapmıştır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Pratik anlamda teknik konuların bir İGU veya teknik uzman, sağlık konularının ise bir İH tarafından aktarılması mevzuatın kurduğu sistemik dengedir.

Bu yetki zincirinde uygulayıcıların yakından takip etmesi gereken birinci ince nokta, küçük işletmelerdeki işveren veya işveren vekillerine tanınan istisnadır. Rehber, elliden az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işveren veya işveren vekillerinin eğitim ve belgelendirme süreçlerini tamamlamaları şartıyla temel eğitimleri bizzat verebileceğini ifade etmektedir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Bu istisnanın dayanağı, İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik’in 6’ncı maddesidir (RG 29.06.2015, S. 29401).

Bu maddenin geçirdiği mevzuat kronolojisi dikkatle incelenmelidir. 2015 yılında yayımlanan orijinal yönetmelik metninde işveren veya vekilinin bu eğitimleri verebilmesi İGU veya İH belgesine sahip olma şartına bağlanmıştı. 21 Mayıs 2018 tarihli ve 30427 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik yönetmeliği ile 6’ncı madde tümüyle değiştirilerek söz konusu belge şartı kaldırılmış, yerine Bakanlıkça yetkilendirilen kurumların eğitim programını tamamlama ve sınavda başarılı olma kriteri getirilmiştir. Ardından 5 Mart 2025 tarihli ve 32832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile maddedeki “sınavda başarılı olan” ibaresi yürürlükten kaldırılarak “tamamlayan” şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Dolayısıyla bugün geçerli olan hukuki şart, az tehlikeli sınıftaki küçük işletme işveren veya vekilinin ilgili eğitim programını tamamlamış olmasıdır.

İkinci ince nokta ise mevzuat tekniği açısından ortaya çıkan ve uygulamacıların dikkatinden kaçmaması gereken boşta kalan atıf durumudur. İşveren veya vekillerinin eğitim verme yetkisini düzenleyen mezkur 6’ncı madde metni halen şu hükmü taşımaktadır: “15/5/2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, bu Yönetmelikte yer alan eğitimleri tamamlayan işverenler veya işveren vekillerince verilebilir.” (RG 21.05.2018, S. 30427; RG 05.03.2025, S. 32832). Oysa atıf yapılan 15 Mayıs 2013 tarihli ve 28648 sayılı Yönetmelik, 2 Nisan 2026 tarihli yeni Yönetmeliğin 27’nci maddesiyle açıkça yürürlükten kaldırılmıştır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 27).

Ortada yürürlükte bulunan bir alt düzenlemenin, mülga kılınmış bir yönetmeliğe doğrudan atıf yaptığı somut bir hukuki olgu bulunmaktadır. Uygulamada, yürürlükten kalkan bir mevzuata yapılan atıfların onun yerini alan düzenlemeye yapılmış sayılması yönünde genel bir kabul bulunuyor; ancak metnin lafzı henüz güncellenmiş değil. İlgili profesyonellerin ve işveren vekillerinin denetim süreçlerinde tereddüt yaşamaması adına kendi hukuki durumlarını yetkili idari merciler üzerinden teyit etmeleri yerinde bir yaklaşım olacaktır.

Uzaktan eğitim: neyin uzaktan verilebileceği ve sistemin şartları

Teknolojinin eğitim süreçlerine entegrasyonu operasyonel kolaylık sağlasa da İSG alanında denetimsiz dijitalleşme riskli sonuçlar doğurmaktadır. Yeni Yönetmelik, uzaktan eğitimi tümüyle reddetmek yerine konu başlığı ve tehlike sınıfı esasına dayalı hibrit bir matris inşa etmiştir. Yönetmeliğin 12’nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre inşa edilen bu matris aşağıda gösterilmiştir:

Konu başlığıAz tehlikeliTehlikeliÇok tehlikeli
1., 2. ve 3. başlıklarUzaktan, yüz yüze veya karmaUzaktan, yüz yüze veya karmaUzaktan, yüz yüze veya karma
4. başlıkUzaktan, yüz yüze veya karmaYüz yüzeYüz yüze
İşe başlama eğitimi (m. 7/3)Yüz yüze ve uygulamalıYüz yüze ve uygulamalıYüz yüze ve uygulamalı
Konu basligi ve tehlike sinifina gore uzaktan, yuz yuze ve karma egitim yonteminin belirlendigi matris
Yöntem tek bir kutucuk değil: dördüncü konu başlığı tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yüz yüze verilmek zorunda.

Tablodan görüleceği üzere Ek-1’in genel, sağlık ve teknik konuları kapsayan ilk üç başlığı tüm işyerlerinde uzaktan eğitim altyapılarıyla verilebilir. Buna karşılık işe ve işyerine özgü riskleri içeren dördüncü başlık, az tehlikeli sınıfta dijital ortamda işlenebilse de tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde kesin olarak yüz yüze verilmek zorundadır. Rehber, bu kurguyu uygulayıcıya aktarırken bir eğitim programında tüm başlıklar için tek bir yöntem seçme zorunluluğu olmadığını, her konunun niteliğine göre uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemlerin bir arada kurgulanabileceğini açıklamaktadır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Uzaktan eğitim sisteminin teknik altyapısı da rastlantısal tercihlere bırakılmamıştır. Yönetmeliğin 12’nci maddesinin beşinci fıkrası işverenin kuracağı veya hizmet alacağı dijital platformun taşıması gereken asgari nitelikleri üç bent halinde sıralamıştır:

  • a) Kullanıcıların ulaşmakta güçlük çekmeyeceği, kullanıcı talebini karşılayabilir, yönetilebilir ve izlenebilir nitelikte olması,
  • b) İleri sarma, sekme veya pencere kapatma gibi eğitimin verimliliğini olumsuz etkileyecek hususları önleyecek yazılımsal tedbirleri içermesi,
  • c) Belirli periyotlarda kısa soru veya önemli bilgi gibi açılır pencerelerle çalışanın aktif katılımını destekleyecek dinamik bir yapıda olması (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 12/5).

Kayıt altına alma zorunluluğu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Yönetmeliğin 12’nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca çalışanların sisteme giriş ve çıkış saatleri, her bir modülü tamamlama oranları, modül içi etkileşimleri ve ölçme-değerlendirme sınav sonuçları dijital log kayıtlarıyla arşivlenmeli, izlenmeli ve raporlanabilir formatta tutulmalıdır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 12/4). Rehber bu kuralların amacını vurgularken iki çarpıcı tespite yer vermiştir. Rehber metninde “Eğitimlerin sadece pasif video gösterimiyle sınırlı kalmaması esastır.” denilmiş ve “Uzaktan eğitimin, yalnızca bir video izletme veya doküman gönderme şeklinde yürütülmesi Yönetmeliğin amacına uygun değildir.” uyarısı yapılmıştır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Uzaktan eğitimde içeriğin meşruiyeti de güvenceye alınmıştır. Yönetmeliğin 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre dijital platformlarda yayınlanacak içerikler ancak 10’uncu maddenin birinci fıkrasında sayılan yetkili kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından hazırlanabilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 10/3). Rehber bu şartı “İçerik hazırlama yetkisi, eğitim verme yetkisinden ayrı düşünülemez.” prensibiyle açıklamıştır (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Piyasadan temin edilen yetkisiz veya anonim video paketleriyle uzaktan eğitim yükümlülüğü yerine getirilemez. Dijital araçların sunduğu imkanlar çalışanların zihinsel odaklanma sınırları içinde değerlendirildiğinde İSG eğitimlerinde öğrenmenin kalıcılığı faktörü öne çıkmakta, aralıklı etkileşimlerin bilginin davranışa dönüşmesindeki önemi anlaşılmaktadır.

Ölçme, değerlendirme ve etkinlik analizi

Yeni eğitim rejiminin en belirgin fonksiyonu, eğitimi sonu belirsiz bir süreç olmaktan çıkarıp üç katmanlı bir kontrol mimarisine kavuşturmasıdır. Bu mimarinin ilk basamağı ön ölçümdür. Yönetmeliğin 16’ncı maddesinin birinci fıkrasına göre temel eğitim başlamadan önce çalışanların bilgi ve seviyelerinin tespiti amacıyla bir ön ölçüm yapılır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 16/1). Rehber, bu ön testin gerekçesini anlatırken içeriğin mevcut çalışan düzeyine göre optimize edilmesi ve eksik alanların tespit edilerek eğitimin amaca odaklanması gerektiğini belirtmektedir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

İkinci basamak, eğitimin sonucunu belirleyen resmi sınavdır. Yönetmeliğin 16’ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ölçme ve değerlendirme sürecini net yaptırımlara bağlamıştır. Sınavlar yüz yüze, uzaktan veya karma yöntemlerle yürütülebilir. Başarı şartı ve başarısızlığın sonucu 16’ncı maddenin üçüncü fıkrasında şu hükümle ifade edilmiştir: “Sınavlarda yüz puan üzerinden en az altmış puan alan katılımcılar başarılı sayılır. İlk sınavda başarısız olan katılımcılar en fazla iki defa daha ilgili sınavlara katılabilir. Bu sınavlarda başarısız olan katılımcılar temel eğitime yeniden katılmak zorundadır.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 16/3).

Bu yasal formül, işletmelerin eğitim organizasyonunu baştan sona etkiler. Eğitime katılan bir çalışanın belge alabilmesi için 60 puan eşiğini geçmesi şarttır. İlk sınavda barajın altında kalan personele iki ek sınav hakkı daha tanınır. Toplam üç sınav denemesinde de 60 puanı bulamayan bir çalışanın durumu formaliteyle geçiştirilemez; bu personelin ilgili temel eğitime en baştan, tüm saatleriyle yeniden katılması kanuni bir zorunluluktur. İlgili kayıtların denetimlerde ibraz edilememesi eğitimin geçersiz sayılmasına yol açar.

Üçüncü basamak ise işverenin kurumsal düzeyde yürütmek zorunda olduğu etkinlik analizidir. Yönetmeliğin 16’ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işveren, verilen eğitimlerin işyerindeki güvenliğe fiili katkısını değerlendirmekle yükümlüdür (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 16/4). Yapılan ölçüm sonuçları eğitim programında, kullanılan araçlarda veya eğiticilerde yetersizlik gösteriyorsa program revize edilir veya eğitim yenilenir. Rehber, etkinlik analizinin hangi veri kaynaklarına dayandırılması gerektiğini somutlaştırmıştır. Buna göre işletmedeki iş kazası ve ramak kala olay istatistikleri, sahada gerçekleştirilen güvensiz davranış gözlemleri, iç ve dış denetim bulguları ile çalışanlardan toplanan geri bildirim formları etkinlik değerlendirmesinin nesnel parametreleridir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Eğitim harcamalarının işletme performansına etkisi incelenirken eğitim yatırımının geri dönüşü analizleri bu veri setleriyle anlam kazanır.

Öte yandan Yönetmelik ve Rehber metninde yapısal bir eksiklik göze çarpmaktadır. Mevzuat sınav mecburiyeti ve 60 puan barajı koymasına rağmen sınavın soru adedi, soru formatı (çoktan seçmeli, açık uçlu veya pratik), sınav süresi ve sınav evraklarının fiziki ya da dijital ortamda kaç yıl süreyle saklanacağı hususunda ayrıntılı bir standart getirmemiştir. Rehber de bu konuda bir şablon sunmamaktadır. Bu durum uygulayıcıların kendi iç prosedürlerini oluşturmalarını, sınav güvenliğini ve arşivleme kurallarını işletme içi yönergelerle güvenceye almalarını zorunlu kılmaktadır.

Belgelendirme, tutanak ve arşiv

Bir eğitimin hukuken var sayılabilmesi, mevzuatın aradığı şekil şartlarına uygun olarak belgelendirilmesine bağlıdır. Yönetmelik belgelendirme sürecini yüz yüze ve uzaktan eğitimler için ayrı ayrı kurgulamıştır. Yüz yüze gerçekleştirilen eğitimlerde Yönetmeliğin 17’nci maddesinin birinci fıkrası gereğince bir katılım tutanağı düzenlenir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 17/1). Bu tutanakta asgari olarak şu beş bilginin yer alması zorunludur:

  • a) Eğitimin düzenlendiği yer ve tarih,
  • b) Katılımcıların adı, soyadı ve imzası,
  • c) Eğiticinin adı, soyadı ve imzası,
  • ç) Eğitimin fiili süresi,
  • d) Eğitimde yer alan konu başlıkları.

Uzaktan eğitim yönteminde ise fiziki imza föyü aranmaz. Yönetmeliğin 17’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılım, 12’nci maddenin dördüncü fıkrasında tanımlanan dijital sistem verileri, log kayıtları ve sınav neticeleriyle tevsik edilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 17/2).

Eğitim sürecinin nihai çıktısı Temel Eğitim Belgesi’dir. Yönetmeliğin 17’nci maddesinin üçüncü fıkrası, bu belgenin Yönetmelik Ek-2’sinde yer alan örneğe uygun biçimde tanzim edilerek çalışanın özlük dosyasında saklanmasını emreder (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 17/3). Belgenin ön yüzünde çalışanın adı-soyadı ve unvanı, eğitimi sunan kişi, kurum veya kuruluşun adı, eğitim tarihi, belgenin tanzim tarihi, eğitimin toplam süresi, eğitimin türü (ilk defa veya tekrar), eğitimin şekli (uzaktan veya yüz yüze), eğiticilerin adı-soyadı, unvanı ve imzası, işyerinin unvanı ile işveren veya işveren vekilinin adı-soyadı ve imzası yer alır. Belgenin arka yüzünde ise Ek-1’e uygun olarak tamamlanan konu başlıkları ve bu başlıklara ayrılan dakikalar döküm halinde listelenir. Eğitim m. 10/1 kapsamındaki bir kurum tarafından verilmişse kurumun unvanı belgede açıkça gösterilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 17/5).

Çalışanın işten ayrılması durumunda belgenin akıbeti 17’nci maddenin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Çalışan talep ettiği takdirde temel eğitim belgesinin onaylı bir örneği kendisine imza karşılığı teslim edilir; belgenin makul sürede teslim edilmesinden ve içeriğindeki kayıtların doğruluğundan işveren doğrudan sorumludur (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 17/4). Diğer yandan işyerinde yürütülen özel mevzuat eğitimleri de kayıt dışı bırakılamaz. Yönetmeliğin 24’üncü maddesine göre diğer mevzuat hükümleri kapsamında çalışanlara verilmesi zorunlu olan eğitimler de çalışan ve işveren imzasıyla belgelendirilip özlük dosyasında muhafaza edilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 24).

Belgelerin tanzimi ve saklanmasında çağdaş teknolojik imkanlar geçerlidir. Yönetmeliğin 26’ncı maddesi, söz konusu eğitim belgelerinin ve tutanaklarının 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak güvenli elektronik imza ile imzalanabileceğini, elektronik ortamda hazırlanıp dijital arşivlerde saklanabileceğini hükme bağlamıştır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 26).

Rehber bu bölümde uygulayıcılara doğrudan bir uyarı yöneltir: “Temel eğitim belgelerini iş yerleri kendi çalışma ortamlarına özel olarak hazırlamalı ve bu rehberdeki örnekler birebir kullanılmamalıdır.” (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Bakanlığın yayımladığı şablon tablodaki konu başlıklarını ve süreleri değiştirmeden kopyalayıp kullanan bir işletme, eğitimini kendi risk değerlendirmesinden türetmemiş sayılır. Bu durum belgenin şeklen mevcut olsa bile içerik yönünden geçersizleşmesine ve teftişte uygunsuzluk konusu yapılmasına sebep olur.

Tekrar, yenileme ve tetikleyen olaylar

Ise baslama, temel egitim ve tekrar takvimi ile periyodu beklemeyen egitim tetikleyicileri
Takvime bağlı akışın yanında, periyodu beklemeden eğitim yükümlülüğü doğuran dört durum bulunuyor.

İSG eğitimleri bir defaya mahsus yapılan faaliyetler değildir; çalışanların risk algısını diri tutmak amacıyla periyodik aralıklarla yenilenir. Yönetmeliğin 14’üncü maddesinin birinci fıkrası temel eğitimlerin tekrar periyotlarını işyerinin tehlike sınıfına göre şu şekilde tespit etmiştir: Sınıf değişince bu periyotla birlikte başka hangi yükümlülüklerin değiştiğini tehlike sınıfı değişikliği yazısında on dört satırlık bir tabloda topladım.

  • a) Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az yılda bir defa,
  • b) Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az iki yılda bir defa,
  • c) Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az üç yılda bir defa (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 14/1).

Tekrar eğitimlerinin süresine ilişkin düzenleme, sektör profesyonellerinin sıklıkla yanıldığı kritik bir yenilik getirmektedir. Yönetmeliğin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi şu şekildedir: “Temel eğitimlerin tekrarı; az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan tüm işyerleri için asgari sekiz ders saati olarak düzenlenir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 14/2). İlk bakışta tüm tehlike sınıflarında tekrar süresi 8 ders saatine indirilmiş gibi algılansa da Rehber’in hatırlattığı temel kural bu noktada devreye girer. Yönetmeliğin 13’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen dördüncü konu başlığı asgari tabanları (az tehlikelide 2, tehlikelide 3, çok tehlikelide 4 ders saati) tekrar eğitimlerinde de aynen geçerlidir (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Bu durumun pratik anlamı şudur: Çok tehlikeli bir maden veya tünel işletmesinde yılda bir yapılacak 8 ders saatlik tekrar eğitiminin en az 4 ders saati (180 dakikası) doğrudan işyerine özgü risklere ayrılmak zorundadır. Tehlikeli bir fabrikada iki yılda bir verilecek 8 ders saatlik tekrarın en az 3 ders saati (135 dakikası) işe özgü riskleri içermelidir. Toplam süre eşitlense dahi dördüncü başlığın ağırlığı tehlike sınıfına göre korunmaktadır.

Periyodik takvimi beklemeksizin eğitimi tetikleyen operasyonel olaylar da mevcuttur. Yönetmeliğin 14’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre çalışma yeri değişen, işi değişen, kullandığı iş ekipmanı yenilenen veya işyerinde yeni bir teknoloji uygulamasına geçilen çalışanlara periyot beklenmeksizin derhal ilave eğitim verilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 14/3). Rehber bu duruma otomotiv sektöründen bir örnek vermektedir: Konvansiyonel üretim yapan bir fabrikada montaj hattının robotik otomasyon sistemlerine dönüştürülmesi halinde, rutin periyot beklenemez; robotların mekanik, elektriksel ve yazılımsal riskleri ile güvenlik bariyerleri personele anlatılmadan üretim başlatılamaz (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026). Endüstriyel tesislerde yürütülen değişiklik yönetimi süreçleri, bu eğitim yükümlülüğünün operasyonel tetiğini oluşturur.

Uzun süreli işten uzak kalmalar da eğitimi zorunlu kılar. Yönetmeliğin 18’inci maddesi şu hükmü koymuştur: “Herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce Ek-1’in dördüncü konu başlığı kapsamında bilgi yenileme eğitimi verilir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 18). Askerlik, uzun süreli hastalık, doğum veya ücretsiz izin dönüşlerinde çalışana işbaşı yaptırılmadan önce işe özgü riskler hatırlatılmalıdır.

İş kazası ve meslek hastalığı sonrası süreçler ise 19’uncu maddede ele alınmıştır. İşyerinde iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışan işe döndüğünde, fiilen çalışmaya başlamadan önce ilave bir eğitime tabi tutulur. Bu eğitimin içeriği kazanın veya hastalığın somut sebepleri, ortaya çıkan ihmaller, korunma prensipleri ve güvenli çalışma metotlarından oluşur (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 19).

İşyeri değişikliklerinde ise mükerrer eğitimin önüne geçilmiştir. Yönetmeliğin 25’inci maddesi uyarınca bir işyerinde temel eğitimini tamamlamış bir çalışan, yaptığı iş değişmeksizin aynı sektörde başka bir işyerinde çalışmaya başladığında genel, sağlık ve teknik başlıkları yeniden almak zorunda değildir; bu çalışana yalnızca yeni işyerinin dördüncü konu başlığı eğitimi verilir. Önceki temel eğitim belgesinin doğruluğunu kontrol etme sorumluluğu yeni işverendedir. Söz konusu önceki belge yeni işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenen periyotlar boyunca geçerliliğini korur. Ancak bu çalışan için iki saatlik işe başlama eğitimi alma zorunluluğu devam eder (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 25).

Özel gruplar, çırak-stajyer, alt işveren ve geçici iş ilişkisi

İş gücünün homojen bir yapı sergilememesi, eğitim stratejilerinin dezavantajlı ve özel sorumluluk taşıyan gruplara göre esnetilmesini gerektirir. Yönetmeliğin 20’nci maddesinin birinci fıkrası özel politika gerektiren çalışanları tanımlamıştır. Bu grupta on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını tamamlamamış genç çalışanlar, yaşlı çalışanlar, engelli bireyler ile gebe veya emziren kadınlar yer alır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 20/1). Engelli çalışanlara sunulacak eğitimlerin fiziki ve dijital erişilebilirlik standartlarına uygun olması, görme veya işitme engeline uygun alternatif formatları (işaret dili, sesli betimleme, alt yazı) barındırması kanuni zorunluluktur. Yönetmeliğin 20’nci maddesinin ikinci fıkrası ise destek elemanları ile çalışan temsilcilerinin üstlendikleri görev alanlarına özel eğitimlerle donatılmasını emretmektedir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 20/2).

Mesleki eğitimin vazgeçilmez unsuru olan çırak ve stajyerlerin durumu 21’inci maddede açıklığa kavuşturulmuştur. Bu kişilerin eğitimlerinin tamamlanmasından fiilen staj yaptıkları işletmenin işvereni sorumludur. Ancak işverenin uygun bulması ve onaylaması halinde, çırak ve stajyerlerin öğrenim gördükleri eğitim kurumlarında başarıyla tamamladıkları İSG dersleri veya kursları temel eğitim yerine geçerli kabul edilebilir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 21).

Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulu olduğu karma işletmelerde sorumluluk zinciri 22’nci maddede tanzim edilmiştir. Kural olarak her işveren kendi bordrosundaki çalışanların eğitimini aldırmakla yükümlüdür. Alt işveren, çalışanlarına verdiği eğitimlere dair belgeleri asıl işverene bildirmek ve teslim etmek zorundadır. Asıl işveren ise alt işveren personelinin eğitim belgelerinin tamlığını ve geçerliliğini denetlemekle mükelleftir. Ayrıca asıl işveren, alt işveren işçileri sahaya adım atmadan önce onları işyerinin genel tehlikeleri, ortak alan riskleri ve acil durum prosedürleri hakkında bizzat bilgilendirmekle yükümlüdür (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 22). Geçici iş ilişkisi kurulan durumlarda da Yönetmeliğin 23’üncü maddesi uyarınca geçici olarak işçiyi devralan işveren gerekli eğitimleri sağlamak zorundadır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 23).

Eğitimlerin finansal ve zamansal maliyeti konusunda mevzuat işverene mutlak yükümlülükler yükler. Yönetmeliğin 5’inci maddesinin beşinci fıkrası şu ilkeyi koyar: “İşveren, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 5/5). Maddenin altıncı fıkrası ise eğitimde geçen tüm sürelerin kanunen çalışma süresinden sayılacağını, eğitimlerin haftalık yasal çalışma süresini aşması halinde bu sürelerin fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak ücretlendirileceğini amirdir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 5/6). Rehber bu prensibi açıklarken somut bir üretim senaryosu vermiştir: Metal imalat atölyesinde kaynak personeline eğitim verilirken üretim bandının durması, çalışanın ücretinde kesinti yapılmasına veya bu sürelerin telafi çalışması adı altında çalışandan geri istenmesine gerekçe gösterilemez (ÇSGB Uygulama Rehberi, Nisan 2026).

Temel Eğitimin Dışındaki Eğitimler Kaç Saat? Mevzuatın Yazdığı ve Yazmadığı Süreler

Eğitim süresine ilişkin “İSG eğitimi kaç saat?” sorusu yalnızca temel eğitimle sınırlı kalmıyor. İş kazası veya meslek hastalığı sonrası işe dönüş, uzun süreli işten uzak kalma ardından bilgi yenileme, kurul üyeleri, acil durum ekipleri ve destek elemanları için de aynı soru soruluyor. Yürürlükteki metinler okunduğunda cevap iki gruba ayrılır: süresi yönetmelik metninde açıkça yazılı dört eğitim ve mevzuatın saat ya da dakika koymayıp yerine içerik veya görev ölçütü tanımladığı eğitimler. İlk yardım ekibindeki destek elemanlarının alacağı ilkyardımcı eğitimi ise ikinci grubun içinden çıkan ve süresi başka bir yönetmelikte kesin biçimde yazılmış bir istisnadır; temel İSG eğitiminin süre mantığıyla karıştırılmaması gereken yer de burasıdır.

Saati yönetmelikte yazılı olan eğitimler

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatında doğrudan zaman dilimi tayin edilmiş eğitimlerin sayısı sınırlıdır. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, ders saati kavramını “En az kırk beş dakikalık ders ve on beş dakikalık ara dinlenmeden oluşan zaman dilimini” şeklinde tanımlamaktadır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 4/1-b). Yönetmelik, temel eğitimin asgari sürelerini az tehlikeli işyerlerinde 8, tehlikeli işyerlerinde 12, çok tehlikeli işyerlerinde 16 ders saati olarak düzenlemiştir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 13/1). Temel eğitimin tekrarı da bütün tehlike sınıflarında asgari 8 ders saatidir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 14/2); bu periyotların ayrıntılarına yazının “Tekrar, yenileme ve tetikleyen olaylar” bölümünde yer verilmiştir.

İşe başlama eğitiminde ise birim değişir: “İşe başlama eğitimi her çalışan için en az iki saat olarak düzenlenir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 7/5). Yönetmelik temel ve tekrar eğitiminde kendi tanımladığı ders saatini esas alırken burada “iki saat” ifadesini kullanıyor ve iki birim arasında bir bağ kurmuyor. Bu durum, eğitim planlamalarında işe başlama süresinin ders saati tanımına bağlanmadan, metnin lafzı gereğince en az iki saatlik bir zaman dilimi üzerinden değerlendirilmesi sonucunu doğurmaktadır. Süresi açıkça yazılı son başlık olan ilkyardımcı eğitimi ise İlkyardım Yönetmeliği gereğince 16 saat olarak düzenlenmektedir (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 20/2-a).

EğitimSüre (metindeki ifadeyle)BirimDayanak
Temel eğitimEn az 8 / 12 / 16 (az tehlikeli / tehlikeli / çok tehlikeli)Ders saatiEğitim Yön. m.13/1
Temel eğitimin tekrarıAsgari 8 (tüm sınıflar)Ders saatiEğitim Yön. m.14/2
İşe başlama eğitimiEn az 2SaatEğitim Yön. m.7/5
İlkyardımcı eğitimi16; güncellemesi bunun yarısıSaatİlkyardım Yön. m.20/2-a, m.21/4

Saat yerine içerik ve görev ölçütü konan eğitimler

Aşağıdaki altı eğitimin hiçbirinde ilgili yönetmelik saat veya dakika yazmaz; süre sınırı çizmek yerine eğitimin neyi kapsayacağını ya da kime göre şekilleneceğini belirleyen ölçütler koymuştur. Eğitim Yönetmeliği’nin tam metninde süre içeren hükümler yalnızca m. 4 (ders saati tanımı), m. 7/5 (işe başlama), m. 13 (temel eğitim) ve m. 14/2 (tekrar) maddelerinden ibarettir. ÇSGB Uygulama Rehberi (Nisan 2026) de bu eğitimler için herhangi bir süre vermemektedir.

Uzun süreli işten uzak kalma durumunda verilecek eğitimde temel ölçüt kapsamdır: “Herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce Ek-1’in dördüncü konu başlığı kapsamında bilgi yenileme eğitimi verilir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 18). Dördüncü konu başlığının m. 13/3’teki 2, 3 ve 4 ders saatlik tabanı, temel eğitimin toplam süresi içindeki bir paydır; m. 18 bu tabanı bilgi yenileme eğitimine taşıyan bir ifade içermez; bilgi yenileme eğitiminin 2, 3 veya 4 ders saati olduğu sonucu metinden çıkmaz.

İş kazası veya meslek hastalığı sonrasında verilecek ilave eğitimde mevzuat üç içerik kalemi ile belirli bir zaman noktası tanımlamıştır: “İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe dönüşünde çalışmaya başlamadan önce, kazanın veya meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 19). Bu eğitimin kaç saat olduğu sorusunun metinde karşılığı yoktur; hüküm sürenin yerine içeriği ve zamanlamayı bağlar.

Çalışma yeri veya iş değişikliği, iş ekipmanının değişmesi ya da yeni teknoloji uygulanması hallerinde ölçüt, ortaya çıkan tetikleyici olaydır (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 14/3). Yazının “Tekrar, yenileme ve tetikleyen olaylar” bölümünde belirtildiği üzere bu durumlarda periyot beklenmez ve mevzuatta eğitime ilişkin bir süre şartı öngörülmemiştir.

Destek elemanları ile çalışan temsilcilerinin eğitiminde ölçüt, üstlenilen görevdir: “Destek elemanlarına ve çalışan temsilcilerine, görevlendirilecekleri konularla ilgili eğitim verilir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 20/2). Süre tanımlanmamıştır. Destek elemanları arasında yer alan yangın söndürme, kurtarma ve koruma ekiplerinin özel eğitimleri ise Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik hükümlerine bağlanmıştır.

Acil durum konularında özel görevlendirilen ekiplerin eğitiminde mevzuatın koyduğu ölçüt, eğitimi verebilecek kişiler ile belgelendirme şartıdır: “Acil durum konularıyla ilgili özel olarak görevlendirilenler, yürütecekleri faaliyetler ile ilgili özel olarak eğitilir.” (RG 18.06.2013, S. 28681, m. 15/3). Maddenin devamı uyarınca, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla; söndürme, kurtarma ve koruma ekiplerine verilecek bu özel eğitimleri işyerindeki iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi veya işveren verebilmektedir. Eğitimler işveren ve eğitimi verenlerce imzalanarak belgelendirilir. Ayrıca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, işçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları ile bunların eğitim vakıfları ve ortak eğitim merkezleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, belediyeler veya itfaiyeler de bu eğitimleri verebilir. Metinde bir süre tayin edilmemiştir.

İSG kurul üyeleri ve yedeklerinin eğitiminde yönetmelik asgari dokuz konunun işlenmesini ölçüt almıştır: “İşveren tarafından, kurulun üyelerine ve yedeklerine iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verilmesi sağlanır.” (RG 18.01.2013, S. 28532, m. 7/1). Maddede sıralanan asgari konular; kurulun görev ve yetkileri, ulusal mevzuat ve standartlar, sıkça rastlanan iş kazaları ve tehlikeli vakaların nedenleri, iş hijyeninin temel ilkeleri, iletişim teknikleri, acil durum önlemleri, meslek hastalıkları, işyerine ait özel riskler ve risk değerlendirmesidir. Asıl işveren–alt işveren ilişkisinde ortak kurul oluşturulmuşsa, kurul üyelerinin eğitiminden iki işveren birlikte sorumludur (RG 18.01.2013, S. 28532, m. 7/2). Hükümde dokuz konu ölçüt olarak belirlenmiş, süre öngörülmemiştir.

EğitimYönetmelikte süreYönetmeliğin koyduğu ölçütDayanak
Bilgi yenileme (6 aydan fazla uzak kalma)YokKapsam: Ek-1 dördüncü konu başlığıEğitim Yön. m.18
İş kazası / meslek hastalığı sonrası ilave eğitimYokÜç içerik kalemi; işe dönüşte, çalışmadan önceEğitim Yön. m.19
Değişiklik kaynaklı eğitimYokTetikleyici olay; periyot beklenmezEğitim Yön. m.14/3
Destek elemanı, çalışan temsilcisiYokGörevlendirildiği konuEğitim Yön. m.20/2
Söndürme, kurtarma, koruma ekipleriYokKim verebilir; imzalı belgelendirmeAcil Durumlar Yön. m.15/3
İSG kurulu üyeleri ve yedekleriYokAsgari dokuz konuKurullar Yön. m.7/1

Süre kuralı konmamış eğitimlerde planlamanın ve denetimdeki savunmanın ağırlığı, ilgili hükümde sayılan içerik kalemlerinin eğitimde karşılandığını gösteren kayıtlardadır. Belgelendirme kuralları yazının “Belgelendirme, tutanak ve arşiv” bölümünde anlatılmıştır. Mevzuatta süre sınırı çizilmemiş bu başlıklarda belirli bir saat sayısını zorunlu sunan bir kaynakla karşılaşıldığında, ileri sürülen sayının hangi hükme dayandığı sorulmalıdır.

İlkyardımcı eğitimi: süresi ayrı yönetmelikte yazılı istisna

Acil durum ekiplerinde görev alan ilkyardımcıların durumu, İSG mevzuatının kendi içinde süre koymayıp başka bir yönetmeliğe gönderme yaptığı özel bir örnektir. Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, “İlk yardım ekibindeki destek elemanlarının alacağı ilk yardımcı eğitimlerinin İlkyardım Yönetmeliği esaslarınca alınması sağlanır.” hükmüyle çerçeveyi Sağlık Bakanlığı düzenlemesine bırakmıştır (RG 18.06.2013, S. 28681, m. 15/4).

İlkyardım Yönetmeliği (RG 29.07.2015, S. 29429; Sağlık Bakanlığı; son değişiklik RG 27.12.2025, S. 33120), işyerlerinde bulundurulacak ilkyardımcı sayısını belirlemiştir: “İş sağlığı ve güvenliği kapsamında; a) Az tehlikeli işyerlerinde, her 20 çalışan için 1 ilkyardımcı, b) Tehlikeli işyerlerinde, her 15 çalışana kadar 1 ilkyardımcı, c) Çok tehlikeli işyerlerinde, her 10 çalışana kadar 1 ilkyardımcı, bulundurması zorunludur.” (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 19/1). Hükmün metninde az tehlikeli işyerleri için “için”, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için “kadar” ifadesi kullanılmıştır.

Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca ilkyardım eğitimi 16 saat, temel yaşam desteği eğitimi 2 saat, afetlerde ilkyardım eğitimi 4 saattir (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 20/2). Eğitim merkezlerinde her 7 katılımcıya bir eğitmen görevlendirilir (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 13/1). Sınavlar eğitimin bitimini takip eden günden itibaren otuz gün içinde yapılır (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 22/10). Yönetmeliğe göre, “İlkyardımcı belgesinin geçerlilik süresi üç yıldır.” ve “Belirtilen süreler içinde güncelleme eğitimine katılanların belgeleri yenilenir, katılmayanların belgeleri geçersiz sayılır.” (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 23/1-a). Güncelleme eğitimi, belgenin geçerlilik süresinin bitiminden önceki 3 ay içinde, alınan eğitimin yarısı olacak şekilde düzenlenir (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 21/4); metindeki “yarısı” ifadesinden hareketle bu süre 8 saattir.

İSG mevzuatının süre yazmadığı bir görev alanı, Sağlık Bakanlığı yönetmeliği aracılığıyla 16 saatlik kesin bir süreye, üç yıllık geçerliliğe ve yarı süreli güncelleme döngüsüne bağlanmıştır. Temel İSG eğitiminin tekrar periyodu tehlike sınıfına göre değişirken, ilkyardımcı belgesinin 3 yıllık süresi tehlike sınıfına göre değişmez. İki eğitim farklı yönetmeliklere dayandığından süreleri de bağımsız hesaplanır. Bu belgenin bir önemi daha var: 16 saatlik ilkyardım eğitiminin konuları arasında OED kullanımı da bulunuyor (RG 29.07.2015, S. 29429, m. 21/2-a). İşyerlerine 2026 sonundan itibaren kademeli olarak gelen OED zorunluluğu düşünüldüğünde, cihazların sorumlularını bu belgeye sahip çalışanlar arasından seçmek bence en kısa yol.

İncelenen metinlere göre “kaç saat?” sorusunun yanıtı temel eğitim, tekrar, işe başlama ve ilkyardımcı eğitimi için mevzuatta yazılıdır. Geri kalan eğitimlerde ise mevzuat, soru “kaç saat” yerine “hangi içerik ve kim için” diye sorulduğunda cevap vermektedir.

Geçiş: elinizdeki belgeler ne olacak

Yeni bir mevzuat yürürlüğe girdiğinde mevcut uygulamaların geçerliliği geçici maddelerle güvenceye alınır. 2 Nisan 2026 tarihli Yönetmeliğin GEÇİCİ 1’inci maddesi üç fıkra halinde geçiş rejimini düzenlemiştir. Birinci fıkra uyarınca yeni Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce mülga Yönetmelik kapsamında verilmiş olan tüm eğitimler ve bilgilendirmeler yasal olarak geçerli sayılmıştır. İkinci fıkra ise daha önce düzenlenmiş olan temel eğitim belgelerinin, 14’üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen periyodik yenileme süreleri doluncaya kadar geçerliliğini koruyacağını hükme bağlamıştır. Dolayısıyla yürürlük tarihinde elinde geçerli belgesi bulunan bir çalışan için derhal yeni bir eğitim düzenleme zorunluluğu doğmamıştır.

Geçici maddenin üçüncü fıkrası ise sahada kısa süreli bir uyum penceresi açmıştır. Hüküm şu şekildedir: “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce verilen ancak belgelendirilemeyen eğitim ve bilgilendirmeler bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir ay içerisinde belgelendirilir.” (RG 02.04.2026, S. 33212, Geçici m. 1/3). Yönetmelik 2 Nisan 2026’da yürürlüğe girdiğine göre bu bir aylık süre 2 Mayıs 2026 tarihinde kesin olarak dolmuştur. Bu hüküm, fiilen yapılmış ancak belgesi tanzim edilmemiş geçmiş eğitimlerin kayıt altına alınması için tanınmış istisnai ve tek seferlik bir olanaktı. Günümüz itibarıyla yapılacak denetimlerde geçmiş tarihli belgesiz bir eğitime yönelik olarak bu geçici maddeye dayanarak savunma yapılması hukuken mümkün değildir.

Yürürlük mekanizması bakımından da Yönetmelik katı bir tercih kullanmıştır. Yönetmeliğin 28’inci maddesine göre düzenleme Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girmiştir (RG 02.04.2026, S. 33212, m. 28). Kanun koyucu kademeli bir takvim veya ileri tarihli bir intibak süresi öngörmemiştir. Bu durum, teknik ve altyapısal hazırlıklar için ertelenmiş bentler içeren maden havalandırma yönetmeliği değişikliği kurgusuyla tam bir tezat oluşturur; eğitim yönetmeliğinde sınav, süre ve yöntem şartları yayım anından itibaren eksiksiz biçimde yürürlüğe konmuştur.

Uygulama kontrol listesi

İşletmelerde İSG eğitim süreçlerinin mevzuata ve Rehber standartlarına tam uyumunu sağlamak üzere EHS yöneticileri, uzmanlar ve insan kaynakları birimlerince takip edilmesi gereken operasyonel adımlar şunlardır:

  1. Yıllık eğitim programını her takvim yılı başında işyerinin risklerine uygun olarak hazırla, onaylat ve yürürlüğe koy; programda eğitim konularını, tarihlerini, yerlerini, sürelerini, hedef kitleyi ve amaçları açıkça belirt.
  2. Program hazırlık aşamasında çalışanların veya çalışan temsilcilerinin görüşlerini yazılı olarak al ve bu kayıtları denetim dosyasına ekle.
  3. İşe yeni alınan her çalışan için, fiilen üretime veya sahaya çıkmadan önce en az iki saatlik işe başlama eğitimini planla ve uygula; bu süreyi temel eğitim süresinden kesinlikle düşme.
  4. İşe başlama eğitimini mutlaka yüz yüze ve sahada uygulamalı olarak yürüt; eğitimi veren, çalışan ve işveren veya vekilinin imzasını taşıyan tutanağı düzenleyerek özlük dosyasına koy.
  5. İşe başlayan personelin temel İSG eğitimini en geç üç ay içerisinde tamamla; yüksek riskli çalışma ortamlarında bu süreyi asgari seviyeye indir.
  6. Eğitim programı cetvelinde ders saatlerini en az 45 dakikalık fiili ders anlatımı ve 15 dakikalık ara dinlenme düzenine göre planla; dakika dökümünü programda göster.
  7. Dördüncü konu başlığına ayrılacak süreyi tehlike sınıfına göre az tehlikelide en az 2 ders saati (90 dakika), tehlikelide en az 3 ders saati (135 dakika), çok tehlikelide en az 4 ders saati (180 dakika) olarak tahsis et.
  8. Dördüncü konu başlığının içeriğini işletmenin güncel risk değerlendirmesi dokümanından, acil durum planından ve varsa patlamadan korunma dokümanından türet.
  9. Aynı işletme içinde yer alan saha personeli ile idari personelin dördüncü konu başlığı içeriklerini görev risklerine göre ayrıştır.
  10. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde dördüncü konu başlığı eğitimini kesin olarak yüz yüze gerçekleştir; bu başlıkta uzaktan eğitim yöntemini uygulama.
  11. Uzaktan eğitim kullanılacaksa sistemin ileri sarmayı, pencere kapatmayı engelleyen yazılımsal kilitlere ve belirli aralıklarla çıkan etkileşimli sorulara sahip olduğunu teknik olarak doğrula.
  12. Uzaktan eğitim platformundaki sisteme giriş-çıkış loglarını, her modülü tamamlama oranlarını ve sınav sonuçlarını denetime hazır biçimde raporla ve arşivle.
  13. Temel eğitim öncesinde çalışanların mevcut bilgi seviyesini belirlemeye yönelik ön ölçüm testini uygula ve sonuçlarını dosyala.
  14. Eğitim bitiminde ölçme ve değerlendirme sınavını uygula; 100 üzerinden 60 puan barajını, başarısız olanlara tanınan en fazla iki ek sınav hakkını ve üçüncüde geçemeyenin eğitimi tekrarlama zorunluluğunu şirket içi prosedüre bağla.
  15. Eğitimlerin etkinliğini iş kazası ve ramak kala verileri, güvensiz davranış gözlemleri, iç tetkik bulguları ve çalışan anketleriyle dönemsel olarak analiz et.
  16. Yüz yüze eğitimlerde düzenlenecek katılım tutanağında tarih, yer, süre, konu başlıkları ile katılımcı ve eğiticinin ad, soyad ve ıslak ya da güvenli elektronik imzalarını eksiksiz tut.
  17. Temel eğitim belgesini Yönetmelik Ek-2 örneğine uygun şekilde arkalı önlü düzenle; arka yüzdeki dakika dökümünü işletmenin kendi risklerine göre oluştur, Rehber’deki örnekleri birebir kopyalama.
  18. Temel eğitim tekrar periyotlarını çok tehlikelide yılda bir, tehlikelide iki yılda bir, az tehlikelide üç yılda bir olarak takvimle; tekrar süresinin asgari 8 ders saati olduğunu ve dördüncü başlık tabanının korunduğunu dikkate al.
  19. İşyeri, iş, ekipman veya teknoloji değişikliği hallerinde periyodik takvimi beklemeden derhal ilave eğitim organize et.
  20. Altı aydan uzun süre işten uzak kalan personele işbaşı öncesi dördüncü başlık kapsamında bilgi yenileme eğitimi ver; kaza veya meslek hastalığı geçiren personele dönüşte özel ilave eğitim sağla.
  21. Alt işveren çalışanlarının temel eğitim belgelerini işe başlamadan önce kontrol et; bu çalışanlara sahaya çıkmadan önce işyerine özgü riskleri bizzat anlat ve kayıt altına al.
  22. Eğitim kayıtlarını ve belgelerini dijital ortamda saklarken 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu standartlarına tam uyum sağla.

Kaynaklar

  1. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. *Resmî Gazete*, 2 Nisan 2026, Sayı: 33212. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260402-2.htm
  2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü. *Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Uygulama Rehberi*. Nisan 2026. https://www.csgb.gov.tr/Media/5cgjmjgo/%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fanlar%C4%B1n-i%C5%9F-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ve-g%C3%BCvenli%C4%9Fi-e%C4%9Fitimleri-uygulama-rehberi.pdf
  3. İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik (konsolide metin). *Resmî Gazete*, 29 Haziran 2015, Sayı: 29401; değişiklikler: RG 21/5/2018-30427, RG 5/3/2025-32832. https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=20857&mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&mevzuatTertip=5
  4. İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik (orijinal metin). *Resmî Gazete*, 29 Haziran 2015, Sayı: 29401. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/06/20150629-1.htm

Yeni yazılardan haberdar olmak için bültenime abone olun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık