Tahmini okuma süresi: 35 dakika
Kategori: Mevzuat Yazar: Alper Gümüşler
Hastanelerin tehlike sınıfının düşürülüp düşürülmediği sorusu, 2026’nın ilk aylarında İSG gündemine bir tehlike sınıfı değişikliği tartışması olarak girdi. Cevap kısa: yataklı hastane hizmetlerinin sınıfı değişmedi. Sağlık Bakanlığı tarafından gündeme getirilen değişiklik talebi, yetkili komisyondaki oylama neticesinde kabul görmedi ve hastaneler mevcut yerini korudu. Buna karşın İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği durağan bir metin sayılmaz. 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik tebliğiyle listedeki pek çok faaliyet kodu yeniden düzenlendi. Bazı sektörler daha üst bir tehlike grubuna taşınırken, bazı faaliyetler alt sınıflara aktarıldı veya yürürlükten kaldırıldı.
Bir iş güvenliği uzmanı ve EHS yöneticisi olarak bu tür düzenlemelerin basit bir kod güncellemesi gibi ele alınmasını riskli buluyorum, çünkü mevzuat kurgumuzda işyerinin tehlike grubu, işletmenin neredeyse bütün iş sağlığı ve güvenliği mimarisini doğrudan tayin eden temel bir parametredir. İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi üzerindeki bir satırın güncellenmesiyle başlayan tehlike sınıfı değişikliği süreci, işverenin uzman ve hekim istihdam sürelerinden eğitim periyotlarına, risk değerlendirmesi yenileme takviminden acil durum destek elemanı sayılarına kadar uzanan geniş bir yükümlülük alanını baştan aşağıya dönüştürür.
Mevzuatın sistematiğine baktığımızda tehlike sınıfı değişikliği durumunda ortaya çıkan tablo, tek bir idari işlemle sınırlı kalmayan kapsamlı bir dönüşüm anlamına gelir. Tehlike sınıfı değişikliği listede tek bir satırı değiştirir ama işverenin en az on dört İSG yükümlülüğünün ölçüsünü birlikte değiştirir; bence bu yüzden sınıf değişikliği bir SGK kod işlemi olarak değil, İSG planının baştan hesaplanması olarak ele alınmalı. İşletmenin tehlike grubu değiştiğinde, mevcut sözleşmelerin, görevlendirmelerin, sağlık gözetimi aralıklarının ve eğitim takvimlerinin yeni sınıfa göre yeniden kontrol edilmesi gerekir.
Konuyu yalnızca muhasebe veya insan kaynakları biriminin SGK sisteminden takip edeceği bir sicil ayrıntısı saymak, bence işletmeyi yenileme sürelerinin aşıldığı, uzman ve hekim süresinin yetersiz kaldığı, uzmanın belgesinin sınıfa uymadığı bir duruma sürükleyebilir. Dolayısıyla yasal mevzuatın tehlike kavramına yüklediği anlamı kavramak, listenin işleyiş mekanizmasını bilmek ve olası bir sınıf değişiminde hangi parametrelerin nasıl etkilendiğini adım adım takip etmek gerekir.
İçindekiler
Tehlike Sınıfı Değişikliği Nedir, Sınıfı Kim ve Neye Göre Belirler
Tehlike sınıfı kavramının dayanağı kanunun kendisinde. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde bu kavram şu şekilde tanımlanmıştır: “Tehlike sınıfı: İş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak işyeri için belirlenen tehlike grubunu,”. Tanımın baktığı yer işyerinde fiilen yürütülen işin kendisi: işin özelliği, kullanılan ve ortaya çıkan maddeler, ekipman, yöntem ve çalışma ortamı. İşin yürütüm şartları, üretim biçimleri, kullanılan hammadde ve ortaya çıkan ara ürünler bu grubun ana çerçevesini çizer.
Kanunun 9. maddesi, tehlike sınıfının belirlenmesindeki temel usulü düzenler. Bu maddeye göre işyeri tehlike sınıfları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 83. maddesine göre belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi de dikkate alınarak tespit edilir. Yetki, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün başkanlığında ilgili taraflarca oluşturulan komisyonun görüşleri doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir. Bakanlık bu tespiti tebliğ yoluyla yürürlüğe koyar. Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kural ise sahadaki uygulamaların temel omurgasını oluşturur: “İşyeri tehlike sınıflarının tespitinde, o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınır.”. Ölçü, işyerinin varlık sebebi olan asıl faaliyettir.
İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’nin 1. maddesi uyarınca tehlike sınıfları, tebliğ ekinde yer alan İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi üzerinden takip edilir. Tebliğin 2. maddesinin birinci fıkrası kanundaki ilkeyi aynen teyit eder: “Tehlike sınıfının tespitinde bir işyerinde yürütülen asıl işin tehlike sınıfı dikkate alınır.”. İşyerinde hangi işin asıl iş sayılacağı ve bu konuda karmaşa yaşanması durumunda nasıl hareket edileceği ise aynı maddenin üçüncü fıkrasında hüküm altına alınmıştır: “Asıl işin tayininde tereddüde düşülmesi halinde işyerinin kuruluş amacına bakılır.
İşyerinde birden fazla asıl iş tanımına uygun faaliyetin yürütülmesi halinde, bu işlerden tehlike sınıfı yüksek olan iş esas alınır.”. Kendi okumamda bu fıkra, karma faaliyet yürüten tesislerde tereddüdün yüksek sınıf lehine çözüldüğünü gösteriyor. Hastane tartışmasında TTB’nin dayandığı hüküm de bu fıkra olacak.
Tehlike sınıfı yalnızca koruyucu ve önleyici tedbirlerin kapsamını belirlemekle kalmaz; aynı zamanda Bakanlığın İSG hizmetleri için sağlayabileceği destekten yararlanma şartını da belirler. 6331 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere ondan az çalışanı bulunan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıftaki işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için destek sağlayabilir.
İlgili hükümde Cumhurbaşkanının ondan az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin de bu destekten faydalanmasına karar verebileceği belirtilmiştir. Bu desteklerin finansmanı iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları primlerinden karşılanır ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınarak yürütülür. Dolayısıyla tehlike sınıfının değişmesi, küçük işletmeler açısından kamu desteğinden yararlanma hakkının doğmasına veya bu hakkın sona ermesine de zemin hazırlayabilir.
Listenin bir faaliyet için nasıl okunduğuna dair bir örneği Orman Yangınlarıyla Mücadele Yönetmeliği üzerine yazarken tartışmıştım: orman yangınına karşı koruma faaliyetleri listede Tehlikeli sınıfta yer alıyor. Bence işverenin ve İSG uzmanının ilk işi, tescil edilen faaliyet kodunun işyerinde fiilen yapılan işi karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek.
On Altı Değişiklik Tebliği: Liste 2012’den Bu Yana Nasıl Değişti
İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği, 26 Aralık 2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinde, 25 Kasım 2009 tarihli ve 27417 sayılı Resmî Gazete’de yer alan eski listeyi yürürlükten kaldırdı. Liste o günden bu yana sık sık değişti.
Tebliğin yürürlüğe girdiği 2012 yılından 2026 yılına kadar geçen süreçte toplam on altı değişiklik tebliği yayımlandı. Bu değişikliklerin kronolojisine baktığımızda, 2012 yılı hariç tutulursa her takvim yılında en az bir değişiklik tebliğinin Resmî Gazete’de yer bulduğunu görmekteyiz. 2014 ve 2025’te ikişer değişiklik tebliği yayımlandı.
Yayımlanan değişiklik tebliğlerinin Resmî Gazete tarih ve sayıları sırasıyla şu şekildedir:
- 29 Mart 2013 tarihli ve 28602 sayılı Resmî Gazete
- 4 Şubat 2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî Gazete
- 18 Nisan 2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmî Gazete
- 19 Şubat 2015 tarihli ve 29272 sayılı Resmî Gazete
- 20 Şubat 2016 tarihli ve 29630 sayılı Resmî Gazete
- 27 Şubat 2017 tarihli ve 29992 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete
- 31 Ocak 2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmî Gazete
- 12 Mart 2019 tarihli ve 30712 sayılı Resmî Gazete
- 8 Mart 2020 tarihli ve 31062 sayılı Resmî Gazete
- 24 Şubat 2021 tarihli ve 31405 sayılı Resmî Gazete
- 18 Mart 2022 tarihli ve 31782 sayılı Resmî Gazete
- 11 Ağustos 2023 tarihli ve 32276 sayılı Resmî Gazete
- 5 Mart 2024 tarihli ve 32480 sayılı Resmî Gazete
- 13 Mart 2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete
- 21 Mayıs 2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmî Gazete
- 1 Nisan 2026 tarihli ve 33211 sayılı Resmî Gazete
Liste yargı denetimine de açık. Danıştay Onuncu Dairesi, 21 Mart 2019 tarihli ve Esas No: 2013/903 sayılı kararıyla Ek-1 listedeki 23.32.01 kodunun tanımında yer alan bazı ibareleri iptal etmiştir. İlgili kod “fırınlanmış kil ve topraktan inşaat malzemeleri imalatı” başlığı altında Çok Tehlikeli sınıfta düzenlenmişti. Yüksek Mahkeme bu tanımda geçen “tuğla” ve “kiremit” ibarelerinin iptaline karar vererek listenin yargısal denetime tabi olduğunu somut bir şekilde göstermiştir. Tebliğ’in 3. maddesi faaliyet kodu itirazları için bir Komisyon yolu da öngörüyor; 2025’teki değişiklik ise NACE revizyonuna bağlı. Bence İSG uzmanının Resmî Gazete takibinde bu tebliğler sabit bir kalem olmalı.

1 Nisan 2026 Değişikliği: Yeniden Düzenlenen, Eklenen ve Kaldırılan Kodlar
Listenin en güncel halkasını 1 Nisan 2026 tarihli ve 33211 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ oluşturmaktadır. Bu tebliğin 1. maddesiyle Ek-1 listede kapsamlı bir revizyona gidilmiştir. Düzenleme kapsamında 16 satır doğrudan değiştirilmiş, 5 faaliyet kodunun numarası güncellenmiş, 20 satır yürürlükten kaldırılmış ve listeye 7 yeni satır eklenmiştir.
Tebliğ metnine göre 05.10.01 kodu 05.10.00 olarak, 05.20.01 kodu 05.20.00 olarak, 07.10.01 kodu 07.10.00 olarak, 08.92.01 kodu 08.92.00 olarak ve 60.39.00 kodu 60.39.09 olarak yeniden numaralandırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan 20 satır arasında ise 43.12.01, 43.12.02, 43.24.02, 61.10.99 ve 58.11.02 gibi kodlar yer almaktadır. Bu satırlardan birinde tescilli bir işyerinin, kaydının hangi koda karşılık geldiğini e-SGK üzerinden kontrol etmesi bence ilk iş olmalı.
Tebliğin 2. maddesinde yürürlük tarihi şu ifadeyle belirlenmiştir: “Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”. Metinde herhangi bir geçiş süresi veya kademeli uyum takvimi öngörülmemiştir. Kendi okumam şu: tebliğde açık bir uyum süresi yazılmamış olması, kapsama giren işverenin yeni sınıfın yükümlülüklerini beklemeden planlamasını gerektiriyor. Bu tebliğde bekleyen bir tarih olmasa da, tehlikeli ve çok tehlikeli işlere bağlanan MYK belgesi zorunluluğu gibi yaklaşan son tarihleri İSG mevzuat değişiklikleri 2026 tablosunda derledim. MYK’nın sık sorulan sorular sayfasına göre o zorunlulukta işyerinin tehlike sınıfı belirleyici sayılmıyor, az tehlikeli bir işyerinde de listedeki meslekte belge aranıyor; ayrıntısını MYK belgesi zorunluluğu yazısında anlattım.
Değişiklik tebliğiyle yeniden düzenlenen ve yeni eklenen satırlardan bazıları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Faaliyet Kodu | Faaliyet Tanımı (Kısaltılmış) | Yeni Tehlike Sınıfı |
|---|---|---|
| 08.99.99 | Başka yerde sınıflandırılmamış diğer madencilik ve taş ocakçılığı (manyezit vb.) | Çok Tehlikeli |
| 43.22.06 | Bina ve inşaat projelerinde ısıtma, havalandırma, soğutma, iklimlendirme sistemlerinin onarım ve bakımı | Çok Tehlikeli |
| 43.22.07 | Aynı sistemlerin kurulumu | Çok Tehlikeli |
| 43.12.00 (eklendi) | Şantiyenin hazırlanması (zemin ve arazi hazırlama, alanın temizlenmesi, kazı ve hafriyat) | Çok Tehlikeli |
| 81.22.04 | Yapıların dış cepheleri için buharlı temizleme, kum püskürtme vb. uzmanlaşmış temizlik | Tehlikeli |
| 95.22.01 | Evde kullanılan elektrikli cihazların onarımı | Tehlikeli |
| 52.22.90 | Su taşımacılığını destekleyici diğer hizmetler | Tehlikeli |
| 10.41.03 | Bezir yağı imalatı | Tehlikeli |
| 10.89.07 (eklendi) | Gıda takviyeleri imalatı | Tehlikeli |
| 13.96.13 (eklendi) | Branda, tente, stor, yelken, çadır ve kamp malzemeleri imalatı | Tehlikeli |
| 28.21.11 (eklendi) | Merkezi ısıtma kazanları (kombi, kat kaloriferi vb.) imalatı | Tehlikeli |
| 62.10.00 | Bilgisayar programlama faaliyetleri | Az Tehlikeli |
| 71.11.01 | Mimarlık ve mimari danışmanlık faaliyetleri | Az Tehlikeli |
| 74.13.00 | İç tasarım faaliyetleri | Az Tehlikeli |
| 86.93.00 | Psikologların, psikoterapistlerin, psikolojik danışmanların faaliyetleri | Az Tehlikeli |
| 46.33.04 (eklendi) | Dondurma ve yenilebilir buzların toptan ticareti | Az Tehlikeli |
| 60.39.01 (eklendi) | Kullanıcı içerikli wiki ve sosyal medya sitelerinin dağıtım hizmetleri | Az Tehlikeli |
| 96.99.15 (eklendi) | Söz, isteme ve davet evleri hizmetleri | Az Tehlikeli |
Burada hukuki ve teknik bir ayrıntıyı belirtmek gerekir. Değişiklik tebliğleri yalnızca ilgili satırın yeni metnini ve yeni sınıfını verir; satırın önceki sınıfına dair bir karşılaştırma sütunu içermez. Dolayısıyla bu kodların önceki tebliğlerde hangi grupta yer aldığını tebliğin kendisinden doğrudan çıkarmak mümkün değildir. Sahadaki uygulayıcı açısından önemli olan, 1 Nisan 2026 itibarıyla bu faaliyetlerin karşısında yazan güncel sınıftır. Bu satırlardan birinde tescilli olan bir işyeri, tebliğin yayımıyla birlikte tablodaki sınıfın şartlarına tabi hale gelmiştir.
Tablodaki satırları belirli faaliyet alanlarına göre gruplayarak incelediğimizde nitelik bakımından belirgin bir kümelenme görülüyor. Çok Tehlikeli grupta toplanan satırlar inşaat ve bina sistemleriyle ilgili işleri kapsıyor. Bu çerçevede bina sistemlerinin bakım ve kurulumu ile şantiye hazırlığına dair 43.22.06, 43.22.07 ve 43.12.00 kodları ile madencilik alanındaki 08.99.99 satırı yer alıyor. Tehlikeli gruptaki satırlarda ise cephe temizliği, ev cihazı onarımı, su taşımacılığını destekleyici hizmetler ile 10.41.03, 10.41.06, 28.99.05, 10.89.07, 13.96.13 ve 28.21.11 kodlu altı imalat satırı karşımıza çıkıyor.
Az Tehlikeli grupta yer alan satırlar ise büyük ölçüde mesleki hizmetler etrafında şekilleniyor. Bu grupta bilgisayar programlama, mimarlık, iç tasarım ve psikologların yürüttüğü faaliyetler yer alırken, listeye toptan ticaret ve sosyal platform dağıtımını içeren birkaç hizmet satırı eşlik ediyor.
Kendi okumam, Çok Tehlikeli satırlarda faaliyet yürüten bir işverenin tebliğin yayımıyla birlikte öncelikle üç teknik gerekliliği kontrol etmesi gerektiği yönünde. İlk olarak sahada görev yapacak iş güvenliği uzmanının A sınıfı belgeye sahip olması şartı aranıyor. İkinci olarak işyerinde 10 ve üzeri çalışan bulunuyorsa diğer sağlık personeli görevlendirmesinin vakit kaybetmeden organize edilmesi gerekiyor. Üçüncü olarak ise çalışanların temel İSG eğitimlerindeki işe ve işyerine özgü dördüncü konu başlığının mutlaka yüz yüze yürütülmesi zorunluluğu devreye giriyor.
Sınıf Değişince Ne Değişir: 14 Yükümlülüğün Analizi
İşyerinin tehlike grubu değiştiğinde sahada tam olarak nelerin değiştiği sorusu, mevzuatın farklı yönetmeliklerine dağılmış hükümlerin bir arada incelenmesini gerektirir. Tehlike sınıfı değişikliği, tek bir yükümlülüğü değil, birbirine bağlı en az on dört farklı yasal gerekliliği aynı anda dönüştürür.
Bu on dört temel yükümlülüğün sınıflara göre dağılımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| # | Yükümlülük | Az Tehlikeli | Tehlikeli | Çok Tehlikeli | Dayanak |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | İş güvenliği uzmanı (çalışan başına ayda en az) | 10 dk | 20 dk | 40 dk | İGU Yön. m.12/1 |
| 2 | Tam gün uzman eşiği | 1000 çalışan | 500 çalışan | 250 çalışan | İGU Yön. m.12/2-4 |
| 3 | Uzmanın belge sınıfı | C, B veya A | B veya A | A | İGU Yön. m.7/2 |
| 4 | İşyeri hekimi (çalışan başına ayda en az) | 5 dk | 10 dk | 15 dk | İşyeri Hekimi Yön. m.12/1 |
| 5 | Tam gün hekim eşiği | 2000 çalışan | 1000 çalışan | 750 çalışan | İşyeri Hekimi Yön. m.12/2-4 |
| 6 | Diğer sağlık personeli | Yok | Yok | 10-49: 10 dk · 50-249: 15 dk · 250+: 20 dk | İşyeri Hekimi Yön. m.19/1 |
| 7 | Periyodik muayene (en geç) | 5 yılda bir | 3 yılda bir | Yılda bir | İşyeri Hekimi Yön. m.9 |
| 8 | Temel eğitim süresi (en az) | 8 ders saati | 12 ders saati | 16 ders saati | Eğitim Yön. m.13/1 |
| 9 | İşe ve işyerine özgü konu başlığı | Uzaktan, yüz yüze veya karma | Yüz yüze | Yüz yüze | Eğitim Yön. m.12/3 |
| 10 | Eğitim tekrarı (en az) | 3 yılda bir | 2 yılda bir | Yılda bir | Eğitim Yön. m.14/1 |
| 11 | Risk değerlendirmesi yenileme (en geç) | 6 yıl | 4 yıl | 2 yıl | RD Yön. m.12/1 |
| 12 | Acil durum planı yenileme (en geç) | 6 yıl | 4 yıl | 2 yıl | Acil Durumlar Yön. m.14/2 |
| 13 | Destek elemanı (her ekip için, en az birer) | Her 50 çalışana kadar | Her 40 çalışana kadar | Her 30 çalışana kadar | Acil Durumlar Yön. m.11/3 |
| 14 | Hizmeti işverenin kendisi yürütebilir mi | 50’den az çalışanda evet | Hayır | Hayır | İşveren/İşveren Vekili Yön. m.1-2 |
Bu tablodaki yükümlülükleri uygulayıcı gözüyle sırasıyla ele alalım.
Birinci yükümlülük iş güvenliği uzmanının çalışma süresidir. İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesinin birinci fıkrasına göre uzmanlar; az tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 10 dakika, tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 20 dakika, çok tehlikeli sınıfta ise çalışan başına ayda en az 40 dakika görev yapar. Tehlikeli sınıftan çok tehlikeli sınıfa geçen bir tesiste uzman süresi bir anda iki katına, az tehlikeli sınıftan çok tehlikeliye geçen bir tesiste ise dört katına çıkar. Kısmi süreli çalışan bir uzmanın bu sürelerle sahadaki her işi görüp göremeyeceği Bornova kule vinç davasında da tartışma konusu oldu; ayrıntısını iş güvenliği uzmanının cezai sorumluluğu yazısında anlattım.
İkinci yükümlülük tam gün uzman görevlendirme eşikleridir. Aynı yönetmeliğin 12. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince az tehlikeli sınıfta her 1000 çalışan, tehlikeli sınıfta her 500 çalışan ve çok tehlikeli sınıfta her 250 çalışan için tam gün en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. Eşiklerin tam katından artan çalışan sayısı için ise birinci fıkradaki dakika hesabı üzerinden ek uzman görevlendirmesi yapılır. Yönetmeliğin 12. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, birden fazla işyeriyle kısmi süreli sözleşme yapan uzmanların işyerleri arasında geçen yol süreleri haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz. Altıncı fıkra uyarınca da tam gün çalışılan işyeri dışında fazla çalışma yapılamaz.
Üçüncü yükümlülük uzmanın sahip olması gereken belge sınıfıdır. Yönetmeliğin 7. maddesinin ikinci fıkrası bu kuralı net bir biçimde koymuştur: “(C) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli sınıfta, (B) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda, (A) sınıfı belgeye sahip olanlar ise bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde çalışabilirler.”. Buna göre Çok Tehlikeli sınıfa geçen bir işyerinde B sınıfı belgeli uzman görev yapamaz; A sınıfı belgeli bir uzman görevlendirilmesi gerekir.
İlgili yönetmeliğe 27 Aralık 2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete ile eklenen geçici 9. maddeyle belirli süre çalışan B ve C sınıfı uzmanlara üst sınıf belge başvuru hakkı tanınmıştı. Ancak mevzuat metninde yer alan bilgiye göre bu geçici madde, Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 17 Aralık 2025 tarihli, Esas No: 2025/161 ve Karar No: 2025/6763 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Dördüncü ve beşinci yükümlülükler işyeri hekiminin çalışma süreleri ve tam gün eşikleridir. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesi gereğince hekimler çalışan başına ayda az tehlikeli sınıfta en az 5 dakika, tehlikeli sınıfta en az 10 dakika, çok tehlikeli sınıfta ise en az 15 dakika görev yapar. Tam gün hekim görevlendirme eşiği ise az tehlikelide 2000, tehlikelide 1000, çok tehlikelide 750 çalışan olarak belirlenmiştir.
Altıncı yükümlülük diğer sağlık personeli istihdamıdır. Diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu yalnızca Çok Tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için geçerlidir. Aynı yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde çalışan başına ayda; 10 ila 49 çalışanı olan yerlerde en az 10 dakika, 50 ila 249 çalışanı olan yerlerde en az 15 dakika, 250 ve üzeri çalışanı olan yerlerde ise en az 20 dakika diğer sağlık personeli görevlendirilir.
Maddenin ikinci fıkrasında yer alan istisna hükmü uyarınca, tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirme şartı aranmaz. Az Tehlikeli veya Tehlikeli sınıfta iken diğer sağlık personeli yükümlülüğü bulunmayan bir işletme, Çok Tehlikeli sınıfa geçtiği anda bu kadroyu oluşturmak zorundadır.
Yedinci yükümlülük çalışanların periyodik sağlık muayeneleridir. İşyeri hekiminin sağlık gözetimi görevlerini düzenleyen 9. maddeye göre muayeneler en geç; az tehlikeli sınıfta beş yılda bir, tehlikeli sınıfta üç yılda bir, çok tehlikeli sınıfta ise yılda bir tekrarlanır. Çocuk, genç ve gebe çalışanlar için bu süre sınıf farkı gözetilmeksizin en geç altı ayda birdir. İşyeri hekimi gerek gördüğünde bu süreleri daha da kısaltabilir.
Sekizinci, dokuzuncu ve onuncu yükümlülükler çalışanların temel eğitimlerini kapsar. 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde sınıflar arası farklar belirginleşir. Sitede yer alan temel İSG eğitimi rehberinde de vurgulandığı üzere eğitim süresi; az tehlikeli sınıfta en az 8 ders saati, tehlikeli sınıfta en az 12 ders saati, çok tehlikeli sınıfta ise en az 16 ders saatidir. Yönetmeliğin 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Ek-1 listedeki dördüncü konu başlığı olan işe ve işyerine özgü konulara ayrılan sürenin bu toplam içinde sırasıyla en az 2, 3 ve 4 ders saati olması şarttır.
Yönetmeliğin 12. maddesinin üçüncü fıkrasına göre bu dördüncü konu başlığı az tehlikeli sınıfta uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemle verilebilirken, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflarda mutlaka yüz yüze verilmek zorundadır. Eğitimlerin yenilenme periyotları ise 14. madde uyarınca az tehlikeli sınıfta üç yılda bir, tehlikeli sınıfta iki yılda bir, çok tehlikeli sınıfta yılda birdir. Yenileme eğitimlerinin asgari süresi ise tüm sınıflarda sekiz ders saatidir. Bu düzenlemenin detayları için İSG Eğitim Yönetmeliği başlıklı çalışmaya başvurulabilir.
On birinci ve on ikinci yükümlülükler risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının yenilenme takvimidir. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 12. maddesi ve İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesi gereğince yapılmış olan çalışmalar; az tehlikeli sınıfta en geç altı yılda bir, tehlikeli sınıfta en geç dört yılda bir, çok tehlikeli sınıfta ise en geç iki yılda bir yenilenir. Sınıfı yukarı taşınan bir tesiste belgelerin geçerlilik süresi aniden kısalır.
On üçüncü yükümlülük acil durum ekiplerinde görev alacak destek elemanı sayısıdır. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesinin üçüncü fıkrasına göre söndürme, kurtarma ve koruma ekiplerinin her biri için; az tehlikeli sınıfta her 50 çalışana kadar, tehlikeli sınıfta her 40 çalışana kadar, çok tehlikeli sınıfta her 30 çalışana kadar en az birer destek elemanı görevlendirilir. Sayı tespitinde bu baremler ve katları dikkate alınır. İlk yardım ekibi bu baremin dışında: ilkyardımcı sayısını İlkyardım Yönetmeliği’nin 19. maddesi belirliyor ve o da tehlike sınıfına bağlı (az tehlikelide her 20 çalışan için 1, tehlikelide her 15 ve çok tehlikelide her 10 çalışana kadar 1). Bu kadro, OED zorunluluğu için cihaz sorumlusu seçilirken de ilk bakılacak yer.
On dördüncü yükümlülük ise hizmetin işveren tarafından bizzat yürütülüp yürütülemeyeceğidir. İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik’in 1. ve 2. maddelerine göre bu haktan yalnızca elliden az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri yararlanabilir. Sınıfı tehlikeli veya çok tehlikeliye geçen bir işverenin bu hakkı tamamen ortadan kalkar. Bunlara ek olarak 6331 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen ve kamu hariç ondan az çalışanı olan çok tehlikeli ve tehlikeli işyerlerine sağlanan İSG desteğinin varlığı da doğrudan sınıf durumuna bağlı olarak işler.
Bir Hesap: Varsayımsal 300 Çalışanlı Bir İşletme Tehlikeli’den Çok Tehlikeli’ye Geçerse
Tablonun sahada ne anlama geldiğini görmek için bir hesap yapalım. Sınıfı Tehlikeli’den Çok Tehlikeli’ye geçen, 300 çalışanlı varsayımsal bir işletme düşünelim. Örnek tamamen varsayımsal; 1 Nisan 2026 değişikliğindeki kodların önceki sınıfı hakkında bir iddiada bulunmuyorum, yalnızca iki sınıf arasındaki farkı yönetmelik maddeleriyle hesaplıyorum.
Varsayımsal işletmemizin iki sınıf arasındaki yükümlülük farkları aşağıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak gösterilmiştir:
| Kalem | Tehlikeli Sınıfta | Çok Tehlikeli Sınıfta |
|---|---|---|
| İş güvenliği uzmanı | Tam gün yok; ayda en az 6.000 dk (100 saat) | 1 tam gün uzman + kalan 50 çalışan için ayda en az 2.000 dk (yaklaşık 33,3 saat) |
| Uzmanın belge sınıfı | B veya A | A |
| İşyeri hekimi | Ayda en az 3.000 dk (50 saat) | Ayda en az 4.500 dk (75 saat); 750 eşiği aşılmadığı için tam gün yok |
| Diğer sağlık personeli | Gerekmez | Ayda en az 6.000 dk (100 saat; 250+ çalışanda çalışan başına 20 dk) |
| Periyodik muayene | En geç 3 yılda bir | En geç yılda bir |
| Temel eğitim / tekrar | 12 ders saati / 2 yılda bir | 16 ders saati / yılda bir |
| Risk değerlendirmesi ve acil durum planı | En geç 4 yılda bir yenileme | En geç 2 yılda bir yenileme |
| Destek elemanı (söndürme, kurtarma, koruma ekiplerinin her biri) | Ekip başına en az 8 (toplam 24) | Ekip başına en az 10 (toplam 30) |
Bu varsayımsal tablonun kalemlerini tek tek inceleyelim.
İş güvenliği uzmanı görevlendirmesinde ilk olarak tam gün eşiğine bakılır. Tehlikeli sınıfta tam gün uzman eşiği 500 çalışandır. 300 çalışanı olan bu varsayımsal işyerinde tehlikeli sınıftayken tam gün uzman şartı aranmaz. Çalışan başına 20 dakikadan ayda en az 6.000 dakika, yani 100 saatlik kısmi süreli bir uzman sözleşmesi mevzuat için yeterlidir. İşletme Çok Tehlikeli sınıfa geçtiğinde tam gün eşiği 250 çalışana iner. Yönetmeliğin 12. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ilk 250 çalışan için 1 tam gün uzman görevlendirilmesi zorunlu hale gelir.
Tam katı aşan kalan 50 çalışan için ise çalışan başına 40 dakikadan (50 x 40) ayda en az 2.000 dakika, yani yaklaşık 33,3 saatlik ek uzman görevlendirmesi gerekir. Ayrıca Tehlikeli sınıfta iken işyerinde B sınıfı belgeye sahip bir uzman görev yapabilirken, Çok Tehlikeli sınıfa geçildiğinde 7. maddenin ikinci fıkrası uyarınca mutlaka A sınıfı belgeye sahip bir uzman istihdam edilmelidir.
İşyeri hekimi süresi Tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda 10 dakikadır. 300 çalışan için bu süre ayda en az 3.000 dakika, yani 50 saattir. Çok Tehlikeli sınıfta ise hekim süresi çalışan başına 15 dakikaya yükselir ve aylık asgari süre 4.500 dakikaya, yani 75 saate çıkar. Çok Tehlikeli sınıfta tam gün hekim eşiği 750 çalışan olduğu için 300 çalışanlı bu tesiste tam gün hekim görevlendirme zorunluluğu doğmaz.
Diğer sağlık personeli, sınıf değişince sıfırdan doğan bir kalem. Tehlikeli sınıfta bu personelin görevlendirilmesi gerekmez. Çok Tehlikeli sınıfta ise 19. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi devreye girer. İşyerinde 250 ve üzeri çalışan bulunduğu için çalışan başına ayda en az 20 dakika diğer sağlık personeli görevlendirilmelidir. 300 çalışan için bu süre ayda en az 6.000 dakika, yani 100 saatlik bir görevlendirme anlamına gelir. İşyerinde tam gün çalışan bir işyeri hekimi bulunmadığı için yönetmeliğin 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki muafiyet hükmünden yararlanılamaz.
Çalışanların sağlık gözetimi kapsamında periyodik muayene aralığı üç yıldan yılda bire iner. Bu durum, işyeri hekiminin her yıl 300 çalışanın tamamının sağlık muayenesini tamamlaması ve kayıt altına alması demektir. Temel İSG eğitimleri 12 ders saatinden 16 ders saatine çıkarken, eğitimlerin yenilenme sıklığı iki yıldan yılda bire düşer. Risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının azami geçerlilik süresi dört yıldan iki yıla iner.
Acil durum destek elemanı sayılarında da artış gerçekleşir. Tehlikeli sınıfta söndürme, kurtarma ve koruma ekiplerinin her biri için her 40 çalışana kadar en az bir destek elemanı istenir. 300 çalışanı 40’a böldüğümüzde 7,5 sonucuna ulaşılır ve bu sayı 8’e tamamlanır. Üç ekip için toplam 24 destek elemanı gerekir. Çok Tehlikeli sınıfta ise barem 30 çalışana iner. 300 çalışan için her ekipte (300/30) 10 destek elemanı, üç ekip için ise toplam 30 destek elemanı belirlenmeli ve özel eğitime tabi tutulmalıdır.

Bildirim ve SGK Tarafı: Asıl İş, İşkolu Kodu ve Sicil Numarası
Sahadaki teknik gerekliliklerin idari ve kurumsal boyutu doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sistemlerine dayanır. İşyerinin tehlike sınıfı tescil kayıtlarına, SGK dosyasındaki işkolu koduna ve buna bağlı 26 haneli işyeri sicil numarasına bağlı olarak yürür.
Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Tebliğin 2. maddesinin birinci fıkrası asıl işi esas alır. İşverenin işyerindeki faaliyetlerinde bir değişiklik meydana geldiğinde izlemesi gereken yasal prosedür Tebliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasında net bir takvime bağlanmıştır: “İşveren asıl iş faaliyet değişikliğini en geç bir ay içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirir.”. Kanun koyucu burada işverene bir aylık bir bildirim süresi tanımıştır. Bu bildirim yapılmadığı takdirde, fiilen yürütülen iş ile resmi kayıtlardaki iş arasında uyumsuzluk baş gösterir.
Bildirimle birlikte, yukarıda aktardığım m.2/3 kuralı da yeniden devreye girer: tereddütte kuruluş amacına, birden fazla asıl işte yüksek sınıfa bakılır.
Bu sistemin Sosyal Güvenlik Kurumu ayağındaki teknik dönüşümü anlamak için 2025 yılındaki gelişmelere bakmak gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 18 Mart 2025 tarihinde yayımlanan “İşkolu Kodlarının Güncellenmesi” konulu duyuruda önemli bilgiler yer almıştır. Bu duyuruda, NACE Rev.2 sınıflamasında çok sayıda kod değişikliği yapıldığı, kodların büyük kısmının revize edildiği, yeni kodların açıldığı ve bazılarının kapatıldığı aktarılmıştır. Bu doğrultuda NACE Rev.2.1 versiyonuna geçiş yapılmıştır. Bu geçişe uyum sağlamak üzere hazırlanan değişiklik tebliği 13 Mart 2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
SGK duyurusunda belirtildiği üzere, kurumda tescilli işyeri dosyası bulunan ve bu değişimden etkilenen işverenlerin NACE kodlarının Rev.2’den Rev.2.1’e otomatik dönüşümü 15-16 Mart 2025 tarihlerinde sistem tarafından tamamlanmıştır. Duyuruda yer alan şu uyarı, idari işlemlerin merkezini gösterir: “İşyerlerinin 4’lü N.A.C.E kodunda değişiklik olması halinde 26 haneli işyeri sicil numarası da değişmekte olup, işverenlerimiz bu kapsamdaki kontrollerini e-SGK-İşveren-İşveren Sistemi uygulaması üzerinden yapabileceklerdir.”. Yani dörtlü faaliyet kodu değişen bir işyerinin 26 haneli sicil numarası da değişiyor; bence İSG sözleşmelerindeki işyeri bilgilerinin de bu yüzden yeniden kontrol edilmesi gerekir.
Listedeki güncellemeler 21 Mayıs 2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle de sürdürülmüştür. Kendi değerlendirmem, mali müşavirler, insan kaynakları yöneticileri ve İSG profesyonellerinin e-SGK sistemindeki NACE kodu güncellemelerini birlikte takip etmelerinin operasyonel hataları önleyeceği yönündedir.
Tebliğin 3. maddesinin birinci fıkrasına göre tehlike sınıfı itirazları Bakanlık tescil kayıtları ve tescile esas asıl iş üzerinden karara bağlanıyor. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise gerekli görülmedikçe işyerlerinde fiili bir inceleme yapılmayacağı açık bir kurala bağlanıyor. Benim değerlendirmem, Bakanlığın itirazları yerinde inceleme yerine tescil dosyası üzerinden sonuçlandırması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu sistemindeki işkolu kaydının doğruluğunun merkezi bir ağırlık taşıdığı yönündedir. Resmi kayıtlardaki faaliyet kodu ile sahada fiilen yürütülen iş arasındaki uyum, işyerine uygulanan tehlike sınıfının doğrudan tespiti kadar olası bir itiraz başvurusunun neticesi açısından da belirleyici hale geliyor.
Bence bu çerçeve, 15-16 Mart 2025’te tamamlanan otomatik NACE dönüşümünün işverenin kendi kontrolünü gereksiz kılmadığını da gösteriyor. Kurum duyurusunda yer verildiği üzere, dörtlü kod değişimine bağlı 26 haneli işyeri sicil numarası güncellemelerinin doğrulanması e-SGK-İşveren sistemi üzerinden işverenin takibine bırakılmıştır. Kendi okumam, otomatik sisteme güvenerek tescil kodunu teyit etmeyen işletmelerin, fiili operasyonlarına uymayan bir tehlike sınıfıyla ve buna bağlı yetersiz İSG süreleriyle karşılaşabileceğini ortaya koyuyor. Denetimlerde tescil ile fiili iş arasında farklılık saptanması halinde sınıfın re’sen değiştirilebilmesi riski, işverenin e-SGK sistemi üzerindeki bu kontrolü geciktirmeden tamamlamasını gerektiriyor.
İtiraz Yolu ve 90 Günlük Uyum Süresi
Mevzuat, sınıfın hatalı belirlendiğini veya fiili duruma uymadığını düşünen işverenlere itiraz hakkı tanımıştır. Tebliğin 3. maddesi bu itiraz mekanizmasının sınırlarını ve yöntemini tarif eder.
İtirazların nasıl karara bağlanacağı Tebliğin 3. maddesinin birinci fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir: “İşyeri tehlike sınıfına yapılan itirazlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca değerlendirilir. Değerlendirme, Bakanlık tescil kayıtları üzerinden ve işyerinin tesciline esas alınan asıl iş dikkate alınarak sonuçlandırılır.”. Bakanlık incelemeyi kural olarak dosya üzerinden yürütür. İkinci fıkrada bu durum açık bir kurala bağlanmıştır: “Gerekli görülmedikçe işyerlerinde yapılan asıl işe ilişkin inceleme yapılmaz.”. Değerlendirmenin ağırlığı tescil kayıtlarında.
Ancak sahada yapılan denetimlerin sonuçları farklı bir mekanizmayı devreye sokabilir. Tebliğin 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Bakanlıkça yapılan denetim ve incelemelerde işyerinde yürütülen asıl işin tescil kayıtlarından farklı olduğu tespit edilirse, denetim kayıtları dikkate alınarak işyerinin tehlike sınıfı yeniden belirlenebilir.
İtiraz veya denetim sonucunda sınıfın değişmesi halinde uygulanacak intibak süresi Tebliğin 3. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alır: “Alınan karar işyerine tebliğ edilir. Kararın işyerinin tehlike sınıfı değişikliğine neden olması halinde tehlike sınıfının gerektirdiği iş ve işlemleri, işverenler 90 gün içinde yerine getirmek ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bildirmek zorundadır.”. İşveren bu 90 gün içinde yeni sınıfa uygun uzman, hekim veya diğer sağlık personeli görevlendirmelerini yapmak, eksik süreleri tamamlamak ve işlemleri Genel Müdürlüğe bildirmekle yükümlüdür.
Mevzuatın sistematiğindeki önemli bir hukuki ayrıntıyı burada vurgulamak gerekir. 90 günlük yasal uyum süresi, Tebliğin 3. maddesinin dördüncü fıkrasında sadece itiraz veya denetim sonucu bireysel olarak alınan ve işyerine tebliğ edilen kararlar için yazılmıştır. Genel liste değişikliklerinde, örneğin 1 Nisan 2026 tarihli tebliğde olduğu gibi, tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve metinde genel bir 90 günlük geçiş hükmü bulunmaz. Bu sebeple liste değişikliklerinde genel bir 90 günlük hak olduğu yönünde peşin bir kabule girilmemelidir. Kendi okumam, liste tebliğiyle sınıfı değişen işletmelerin yeni yükümlülükleri gecikmeden planlaması gerektiği yönünde.
Tebliğin 3. maddesinin beşinci fıkrası ise münferit bir işyerinin sınıfına değil, listedeki bir faaliyet kodunun kendisine yapılan itirazları düzenler. Bir sektör veya faaliyet kodunun tehlike sınıfına yönelik itirazlar İSG Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan Komisyonda görüşülür; komisyonun kararı doğrultusunda Tebliğde değişiklik yapılarak tüm sektör için yeni bir sınıf tayin edilebilir.
Bütün bu hükümleri bir araya getirdiğimizde işyerlerinde tehlike sınıfı değişikliğini tetikleyen altı temel dinamik ortaya çıkar:
- Liste değişikliği tebliğleri (Tebliğ Ek-1’in doğrudan güncellenmesi)
- İşverenin asıl iş faaliyetini değiştirmesi ve bunu bir ay içinde Bakanlığa bildirmesi (m.2/2)
- İşverenin tescilli sınıfına itiraz etmesi ve Bakanlık incelemesi sonucu kararın tebliği (m.3/1, m.3/4 – 90 gün süre)
- Bakanlık denetimlerinde asıl işin farklı tespit edilmesi üzerine sınıfın re’sen yeniden belirlenmesi (m.3/3, m.3/4 – 90 gün süre)
- Faaliyet kodunun kendisine yapılan itirazların Komisyonda kabul edilmesi ve tebliğin değişmesi (m.3/5)
- NACE kod revizyonları neticesinde SGK sisteminde yapılan otomatik kod ve sicil güncellemeleri

Hastaneler: Talep, İki Toplantı ve 6’ya 5 Oylama
Faaliyet kodu itirazının Komisyon yolunun en güncel örneği 2026’nın ilk aylarında yataklı hastane hizmetleri için yaşandı. Aşağıdaki kronolojinin kaynağı Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) açıklamaları ve Cumhuriyet’in haberi; Komisyonun resmî karar metnini göremedim.
Sürecin kronolojisi 2 Ocak 2026 tarihinde başladı. Türk Tabipleri Birliği’nin açıklamasına göre Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren İşyeri Tehlike Sınıfları Komisyonu’na resmi bir başvuruda bulundu. Bu başvuruda, kamu kurumlarınca sunulan insan sağlığına yönelik yataklı hastane hizmetlerinin mevcut “Çok Tehlikeli” sınıfından “Tehlikeli” sınıfına indirilmesi talep edildi.
Başvurunun ardından İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü bu talebin kapsamını genişletti. TTB kaynaklarına göre Genel Müdürlük, kamu hastanelerinin yanına özel hastaneleri de dahil ederek konuyu 13 Ocak 2026 tarihli Komisyon toplantısının gündemine taşıdı. TTB’nin basın açıklaması metnine göre İşyeri Tehlike Sınıfları Komisyonu 13 üyeden oluşmaktadır. 13 Ocak tarihindeki toplantıda komisyon üyelerinden Türk Tabipleri Birliği ve TMMOB temsilcileri usul yönünden itirazda bulundu. TTB’ye göre Tehlike Sınıfı Tebliği ve Prosedürü uyarınca başvurunun en az 30 gün önce yapılması gerekiyordu; iki üyenin bu itirazıyla görüşme 17 Şubat 2026 tarihli toplantıya ertelendi.
Karar toplantısı öncesinde meslek örgütleri ve sendikalar kamuoyuna dönük ortak bir duruş sergiledi. 16 Şubat 2026 tarihinde Türk Tabipleri Birliği, TMMOB, Dev Sağlık-İş, SES, İşyeri Hekimleri Derneği, İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu ve Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Çalışma Grubu temsilcileri TTB genel merkezinde ortak bir basın toplantısı düzenleyerek hastanelerin tehlike sınıfının düşürülmesine neden karşı çıktıklarını kamuoyuyla paylaştı.
Nihai görüşme 17 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşti. TTB’nin haber bültenine göre Komisyon toplantısına çok sayıda kamu kurumu ve sosyal taraf katıldı. Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türk-İş, TMMOB ve TTB temsilcileri yer aldı. Komisyon başkanlığını İSG Genel Müdürlüğü yürüttü. Komisyon üyesi olan Memur Sendikaları Konfederasyonu temsilcisi ise toplantıya iştirak etmedi.
Toplantıda yapılan sunumların ardından oylamaya geçildi. Oylamanın sonucu TTB haberinde aynen şu cümleyle duyuruldu: “Sunumların ardından yapılan oylamada Sağlık Bakanlığı’nın “hastanelerin tehlike sınıfını düşürme” önerisi 5’e karşı 6 oyla reddedildi.”. TTB’ye göre bir önceki toplantıda Bakanlık lehine verilen iki oy bu kez aleyhe döndü. Sonuçta yataklı hastane hizmetleri Çok Tehlikeli sınıfta kaldı.
İki tarafın gerekçeleri, sınıfın neye göre belirlendiği sorusunu doğrudan açıyor. Cumhuriyet gazetesinin 13 Ocak 2026 tarihli haberinde aktarılan başvuru belgelerine göre Sağlık Bakanlığı talebini belirli gerekçelere dayandırmıştır. Habere göre Sağlık Bakanlığı; hastanelerin maden, inşaat, tersane ve ağır sanayi tesisleriyle aynı tehlike sınıfında bulunmasının hakkaniyetli olmadığını savunmuştur. Bakanlık, 2024 yılı SGK verilerine atıf yaparak insan sağlığı hizmetlerinde meydana gelen iş kazası ve ölümcül kaza oranlarının Çok Tehlikeli sınıftaki diğer sektörlerden düşük olduğunu ileri sürmüştür. Sağlık sektöründeki kazaların büyük kısmının düşme, kesici-delici alet yaralanmaları ve kas-iskelet sistemi zorlanmaları gibi düşük enerjili vakalar olduğu belirtilmiştir.
Başvuruda ayrıca sağlık hizmetlerinin enfeksiyon kontrolü, tıbbi atık yönetimi, radyasyon güvenliği ve Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) kapsamında sıkı protokollerle yürütüldüğü belirtilmiştir. Başvuru gerekçelerinde, ağız ve diş sağlığı merkezlerinde yataklı olan birimlerin Çok Tehlikeli, yataksız olanların ise Tehlikeli sayılmasının bilimsel bir dayanağı bulunmadığı, hatta ameliyathanesi dahi olmayan kimi yataklı sağlık birimlerinin yalnızca yatak varlığı sebebiyle Çok Tehlikeli grupta tutulduğu ileri sürülmüştür.
TTB’nin basın açıklamasındaki karşı gerekçeler 6331’in tehlike ve risk tanımlarına dayanıyor. TTB’ye göre kanunun merkezinde iş kazalarının ve tehlikelerin sayımı yok; riskin çeşitliliği, değerlendirilmesi ve önlenmesi var. Riskler alınan önlemlerle azaltılabilir, ama TTB’nin ifadesiyle tehlike, üretim teknolojisi ya da işin yürütülme koşulları köklü biçimde değişmedikçe azalmaz. Dolayısıyla kaza oranları düşse hatta sıfırlansa bile faaliyetin tehlike sınıfının bu gerekçeyle indirilemeyeceği ileri sürülmüştür.
TTB ayrıca Tebliğin 2. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “birden fazla asıl işte tehlike sınıfı yüksek olan esas alınır” kuralına işaret etmiştir. Hastanelerin bünyesinde icra edilen ve listede bağımsız olarak Çok Tehlikeli sınıfta düzenlenen işler sıralanmıştır: kanın işlenmesi dahil temel eczacılık ürünleri hammaddesi imalatı, ışınlama, elektromedikal ve elektroterapi ekipmanlarının onarım ve bakımı, gazın depolanması, tehlikeli ve radyoaktif atıkların depolanması, diğer atık yönetimi hizmetleri, adli tıp laboratuvarları, ameliyathanelerin sterilizasyon faaliyetleri, tıbbi laboratuvar faaliyetleri ve tanı amaçlı görüntüleme. TTB, hastanelerin fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal riskleri bir arada barındırdığını da vurgulamıştır.
Öneri kabul edilseydi hastanelerde ne değişecekti
Komisyondaki öneri kabul edilseydi, yataklı hastanelerin iş sağlığı ve güvenliği mimarisi tümüyle farklı bir yasal çerçeveye taşınacaktı. İş güvenliği uzmanı görevlendirmesinde çalışan başına ayrılması gereken asgari süre ayda 40 dakikadan 20 dakikaya gerileyecek, tam gün uzman görevlendirme eşiği 250 çalışandan 500 çalışana yükselecekti. Uzmanın sahip olması gereken belge sınıfında ise A sınıfı belge şartı kalkacak, B sınıfı belgeye sahip uzmanların görev yapması yasal açıdan yeterli görülecekti.
İşyeri hekimi ve sağlık personeli boyutunda da belirgin bir değişim ortaya çıkacaktı. İşyeri hekiminin çalışan başına aylık asgari hizmet süresi 15 dakikadan 10 dakikaya inecek, tam gün hekim istihdam eşiği 750 çalışandan 1000 çalışana çıkacaktı. Yalnızca Çok Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine özgü olan diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü tümüyle düşecekti. Çalışanların periyodik sağlık muayenelerinin azami aralığı ise yılda birden üç yılda bire uzayacaktı.
Çalışan eğitimleri ve koruyucu planlama takvimlerinde de süreler genişleyecekti. Çalışanların temel İSG eğitimi süresi 16 ders saatinden 12 ders saatine düşecek, işe ve işyerine özgü konuları içeren dördüncü konu başlığına ayrılan zorunlu süre 4 ders saatinden 3 ders saatine inecekti. Eğitimlerin yenilenme aralığı yılda birden iki yılda bire gerileyecekti. İşyerinde hazırlanan risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının yenilenme periyodu iki yıldan dört yıla çıkacak, acil durum ekiplerindeki destek elemanı görevlendirme baremi her 30 çalışandan her 40 çalışana kadar birer personele esneyecekti.
Kendi değerlendirmem, meslek örgütleri ile idare arasındaki bu çekişmenin yalın bir unvan veya faaliyet kodu ayrımından ibaret olmadığı yönünde. Masadaki mesele, sağlık kurumlarında koruyucu güvenlik adımlarının ve uzmanlık sürelerinin hangi yoğunlukta işletileceği sorusudur. Mevzuattaki bu teknik parametreler bir araya geldiğinde, işyerinin sınıfı tesisin günlük operasyonel düzenini doğrudan biçimlendirir. Sınıfın değişmesi bütçeden personel planlamasına kadar uzanan bir alanı yeniden düzenler.
Benim okumam, iki tarafın gerekçelerinin mevzuatın farklı eksenlerine tutunduğu yönünde. Sağlık Bakanlığı’nın başvurusu kaza verilerine ve hastanelerdeki kurumsal uygulamalara dayanırken, karşı görüş kanundaki tehlike tanımını ve hastanede yürütülen işlerin listedeki sınıfını temel alıyor.

Tehlike ile Risk: Sınıf Neden Kaza İstatistiğiyle İnmiyor
Hastane tartışmasında tarafların dile getirdiği zıt argümanlar, iş sağlığı ve güvenliği disiplininin en temel kavramsal ikilemine ışık tutmaktadır. Tartışmanın altında iki kavram var: tehlike ve risk. Mevzuat ikisini ayrı tanımlar.
6331 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 4. maddesinde bu iki kavram net ifadelerle ayrılmıştır. Kanun metninde tehlike şu şekilde tanımlanır: “Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini,”. Risk ise aynı maddede şu şekilde yer alır: “Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini,”. Tehlike bir zarar potansiyelini, risk ise o potansiyelden zararlı bir sonuç doğması ihtimalini anlatıyor.
Sınıflandırmanın adı üzerinde: tanım bir tehlike grubunu tarif ediyor. Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendindeki tehlike sınıfı tanımı; yapılan işin niteliğine, kullanılan kimyasallara, makine parkına ve çalışma ortamının fiziki şartlarına odaklanır. Bence kaza oranları, işyerindeki tehlikenin kendisini ölçmüyor; yönetilemeyen riskin sonucunu ölçüyor. Bir işyerinde çok iyi bir yönetim sistemi uygulanıyor olabilir, koruyucu donanımlar eksiksiz dağıtılmış ve çalışanlar kusursuz eğitilmiş olabilir. Bu durum o işyerindeki risk düzeyini aşağıya çeker ve kaza olasılığını azaltır. Fakat ortamdaki patojen mikroorganizmayı, yüksek voltajı, radyoaktif kaynağı veya kanserojen kimyasalı oradan kaldırmaz.
Bu yaklaşımı daha iyi anlamak adına sitedeki risk kontrol hiyerarşisi başlıklı analize başvurulabilir. Önleme hiyerarşisinin en üst basamağında tehlikenin tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelen eliminasyon yer alır. Eğer işin doğası gereği tehlike kaynağı ortadan kaldırılamıyorsa, geriye kalan adımlar riskin yönetilmesine dönük bariyerlerdir. Hastane örneğinde görüldüğü gibi, Sağlıkta Kalite Standartları veya enfeksiyon bariyerleri riski azaltır; fakat hastanedeki iyonlaştırıcı radyasyonu veya tehlikeli atığı yok etmez. Bu yüzden benim değerlendirmem, tehlike kaynağı ortadan kalkmadıkça kaza istatistiğinin düşüklüğünün tek başına sınıf indiriminin gerekçesi olmaması gerektiği yönünde.
Hastane tartışmasında tarafların farklı diller konuşmasının altında bu kavramsal ayrım yatmaktadır. Bir taraf kaza sayılarının azlığına ve risk kontrol bariyerlerine işaret ederken, diğer taraf kanundaki tehlike tanımına ve ortamın potansiyel zararlarına odaklanmıştır. İncelediğim metinlerde kaza istatistiğini doğrudan sınıf indirimine bağlayan bir hüküm görmedim; 6331’in 9. maddesi yalnızca kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesinin de dikkate alınmasını söylüyor. Kaza yaşanmamış olmasını sınıf itirazının gerekçesi yapmayı düşünen bir işverene bu yüzden temkinli olmasını öneririm.
Tehlike Sınıfı Soru Kalıplarında: Dört Soru, Kanun ve Tebliğ Metniyle Cevaplandı
Eğitim ve sınav hazırlığında karşılaşılan tehlike sınıfı soru kalıplarından ikisi birbirine çok benzer ama ters yönde işler. Biri sınıfın tespitinde hangi girdinin dikkate alındığını, öteki tehlike sınıfının hangi yükümlülüklerin belirlenmesinde girdi olarak kullanıldığını sorar. Bu bölüm bu iki kalıbı, sınıf sayısını ve inşaat işlerinin sınıfını soran iki kalıpla birlikte kanun ve tebliğ metniyle sınıyor.
“Tespitinde hangisi dikkate alınır?”: altı seçenek, iki düzey
İşyeri tehlike sınıfı tespitinde aşağıdakilerden hangisi dikkate alınır?
| Seçenek | Metin ne diyor | Künye |
|---|---|---|
| İşyerinde yürütülen asıl iş | Tespitin ölçüsü olarak adıyla geçiyor | 6331 sayılı Kanun m.9/2; Tebliğ m.2/1 |
| İşyerinde çalışan sayısı | Tespit hükümlerinde geçmiyor; sayı, sınıfla birlikte yükümlülüğün ölçüsünü belirleyen ayrı bir değişken | 6331 m.9; Tebliğ m.2 |
| Son yıllarda yaşanan iş kazası sayısı | Tespit hükümlerinde geçmiyor | 6331 m.9; Tebliğ m.2 |
| Yemekhane veya bakım atölyesi gibi destek faaliyeti | Ölçü asıl iş; birden fazla asıl iş tanımına uyan faaliyet varsa yüksek sınıf esas | Tebliğ m.2/3 |
| İşverenin veya İSG uzmanının tercihi | İtiraz tescil kayıtları ve tescile esas asıl iş üzerinden; denetimde fiilî iş esas alınabilir | Tebliğ m.3/1, m.3/3 |
| Kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi | Listenin hazırlanmasında “de” ile dikkate alınıyor; tek bir işyerinin tespitinde değil | 6331 m.9/1 |
Soru kalıbında beliren kavramsal kargaşa, kanunun iki farklı kademeyi aynı maddede düzenlemesinden kaynaklanmaktadır. 6331 sayılı Kanun m.9/1 genel listenin, yani faaliyet kodlarına karşılık gelen tehlike sınıflarının hangi kurumsal usulle oluşturulacağını tarif eder. Buna karşılık m.9/2 münferit bir işyerinin söz konusu genel listeye nasıl yerleştirileceğini kurala bağlar. Prim tarifesi ve ilgili komisyon görüşü genel listenin Bakanlıkça yayımlanması safhasında devreye girerken, münferit işyerinin sınıf tespitinde yasal dayanak yürütülen asıl iştir. Kendi okumam, iki fıkra ayrı ayrı okunduğunda soru kalıbındaki karışıklığın kendiliğinden çözüldüğü yönünde.
İşyerindeki çalışan sayısı ise sınıf tespitinin girdileri arasında yer almaz. Çalışan mevcudu, tespit edilen sınıfla birleşerek yükümlülüklerin kapsamını tayin eden bağımsız bir parametredir. Nitekim ileride incelenecek olan 6331 m.26/3 kapsamındaki ceza artırım tablosu ve 6331 m.15/3 bünyesindeki elli çalışan eşiği, sayının sınıftan bağımsız işleyen niteliğini somutlaştırır. İşyerinde geçmişte meydana gelen kaza sayıları da sınıflandırma mekanizmasının dışında kalır; bu ayrımın teorik arka planı yazının “Tehlike ile Risk” bölümünde aktarılmıştı.
Kim karar verir kalıbına gelince, genel listenin çerçevesini komisyon görüşü doğrultusunda Bakanlık tebliğ ile belirler (6331 m.9/1). Tekil bir işyerinin itiraz başvurusunu da tescil kayıtları doğrultusunda yine Bakanlık sonuçlandırır (Tebliğ m.3/1). İncelenen mevzuat metinlerinde işverenin veya iş güvenliği uzmanının tehlike sınıfını kendi iradesiyle seçmesine imkân tanıyan bir düzenleme yer almamaktadır. Yemekhane ya da bakım atölyesi gibi destek faaliyetleri için de metnin koyduğu ölçü asıl iştir; asıl iş tanımına uyan birden fazla faaliyet bulunursa Tebliğ m.2/3 uyarınca sınıfı yüksek olan esas alınır.
“Tehlike sınıfı hangisinin belirlenmesinde dikkate alınır?”: ters soru
Ters yönlü bu soru tipinde tehlike sınıfı bir sonuç değil, işyerine yüklenecek yasal mükellefiyetlerin tayininde esas alınan temel bir ölçüttür. Kanunun öngördüğü uzman ve hekim çalışma süreleri, yenileme periyotları ile çalışan eğitimlerinin süreleri yazının “Sınıf Değişince Ne Değişir: 14 Yükümlülüğün Analizi” başlıklı bölümünde ayrıntılandırılmıştı. Burada o tabloda yer almayan ve doğrudan sınıf kademesine bağlanan üç hükme bakmak gerekiyor.
İlk düzenleme işe başlatma şartı olan sağlık raporudur. 6331 sayılı Kanun m.15/2 şu kuralı koyar: “Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.” Bu fıkrada geçen “işyerlerinde” ibaresi, 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 17. maddesiyle “işlerde” şeklinde değiştirilmiştir. Bu metin değişikliği, lafzın odağını işyerinin tescilli genel sınıfından ziyade çalışanın fiilen yürüttüğü işin tehlike derecesine yönelttiği şeklinde yorumlanabilir; bu okumanın idari uygulamada nasıl karşılık bulduğunu incelenen metinler göstermiyor.
İkinci düzenleme, bu raporların hangi sağlık birimlerinden temin edilebileceğine ilişkindir. Genel kural raporların işyeri hekiminden alınmasıdır. Bununla birlikte 6331 m.15/3 kapsamında “50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise ÇASMER’lerden, aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da alınabilir.” hükmü getirilmiştir. Cümledeki çalışan eşiği 18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 85. maddesiyle on sayısından elli sayısına yükseltilmiştir. Görüldüğü üzere yasa, sağlık raporunun merciini tayin ederken tehlike sınıfı ile çalışan mevcudunu birlikte devreye sokmaktadır.
Üçüncü düzenleme, 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunla eklenen idari para cezası kademelendirmesidir. 6331 m.26/3 uyarınca kanundaki para cezaları işyerinin sınıfına ve çalışan adedine göre şu oranlar üzerinden tatbik edilir:
| Çalışan sayısı | Az tehlikeli | Tehlikeli | Çok tehlikeli |
|---|---|---|---|
| Ondan az | aynı miktarda | %25 artırılarak | %50 artırılarak |
| On ila kırk dokuz | aynı miktarda | %50 artırılarak | %100 artırılarak |
| Elli ve daha fazla | %50 artırılarak | %100 artırılarak | %200 artırılarak |
Tablo incelendiğinde, tespit edilen aynı yasal ihlal için uygulanacak yaptırım katsayısının elli ve üzerinde çalışanı olan çok tehlikeli bir işyerinde yüzde iki yüz artırılarak üç katına çıktığı, ondan az çalışanı olan az tehlikeli işyerinde ise hiçbir artışa uğramadığı anlaşılır. Bu tablo uyarınca tehlike sınıfı yalnızca bir tescil kaydı kalmamakta, işyerinin doğrudan yaptırım hesabına da girmektedir. Bu katsayıların, iş kazasını SGK’ya üç iş günü içinde bildirmeme cezasında 2026 için 44.443 TL’den 133.329 TL’ye uzanan tutarlara nasıl dönüştüğünü iş kazası bildirimi yazısında tablo hâlinde verdim.
“Tehlike sınıfı kaça ayrılır?”: üç ad, numara yok
Soru kalıplarındaki bir başka başlık, işyerlerinin kaç farklı tehlike grubuna ayrıldığıdır. 6331 sayılı Kanun ve ilgili tebliğ yapısı gereğince işyerleri az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere üç sınıfa ayrılır. Kanun metni bu sınıflandırmayı doğrudan isimleriyle zikreder; nitekim 6331 m.8/5 görevlendirilecek uzman belgesini çok tehlikeli sınıfta (A), tehlikeli sınıfta en az (B) ve az tehlikeli sınıfta en az (C) olarak belirlerken, 6331 m.26/3 idari para cezası artırımlarını da aynı üç kategoriye bağlar. Tebliğin eki olan listede de her altılı faaliyet kodunun karşısında yalnızca bu üç addan biri yer alır; üst başlık niteliğindeki iki, üç ve dört haneli satırlarda ise sınıf sütunu boş bırakılmıştır.
İncelenen metinlerde (6331 sayılı Kanun, Tebliğ ve Ek-1 listesi) bu sınıflar 1, 2 veya 3 diye numaralanmıyor. Arama önerilerinde rakamlı tehlike sınıfı ifadeleri de görülüyor; bunların kaynağı bu bölümün konusu değil, İSG metinleri yalnızca üç sözel ad kullanır. Dolayısıyla eğitim çalışmalarında isimlerin yazılması istendiğinde metnin kabul ettiği resmî karşılıklar bu üç ifadedir.
Söz konusu tasnifin niceliksel büyüklüğü incelendiğinde, 2012’de yayımlandığı hâliyle ilk listede sınıf atanmış toplam 2.178 altılı satır yer almaktaydı. Bu ilk listedeki dağılım 924 Az Tehlikeli, 919 Tehlikeli ve 335 Çok Tehlikeli faaliyetten oluşuyordu. Bahse konu Ek-1 listesi 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile NACE Rev.2.1 yapısına göre bütünüyle yenilenmiştir.
“İnşaat hangi tehlike sınıfında?”: sektör değil, altılı kod
Otomatik tamamlamadaki “inşaat tehlike sınıfı kaç” kalıbı, sektörün tek bir sınıfı olduğunu varsayar. Tebliğ sistematiğinde ise sektör bazlı genel bir atama bulunmaz; belirleyici olan unsur yürütülen faaliyetin altılı NACE kodudur. 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete’de yer alan tebliğ eki incelendiğinde, “F İNŞAAT” ana bölümündeki altılı kodların çok büyük bir kısmının Çok Tehlikeli grupta toplandığı görülür. Aşağıdaki tablo bina inşaatı satırlarını, Tehlikeli ve Az Tehlikeli olarak ayrışan istisnaları ve 2026’da eklenen kodu gösteriyor:
| Kod | Faaliyet (listedeki tanımın kısaltılmışı) | Sınıf |
|---|---|---|
| 41.00.01–41.00.05 | Konut ve konut dışı binaların inşaatı, yeniden düzenlenmesi, ahşap bina, prefabrik bileşenlerin alanda birleştirilmesi | Çok Tehlikeli |
| 42.99.05 | Yüzme havuzlarının inşaatı (prefabrik olanlar hariç) | Tehlikeli |
| 43.32.01–43.32.03 | Doğrama tesisatı: hazır mutfak ve gömme dolap montajı, kapı-pencere montajı, seyyar bölme ve asma tavan | Tehlikeli |
| 43.33.99 | Halı, taban muşambası gibi esnek yer ve duvar kaplama işleri | Tehlikeli |
| 43.35.00 | İnşaatlardaki diğer bütünleyici ve tamamlayıcı işler | Tehlikeli |
| 43.42.99 | Bina inşaatlarında başka yerde sınıflandırılmamış diğer özel faaliyetler | Tehlikeli |
| 43.50.04 | Prefabrik yüzme havuzlarının kurulumu | Tehlikeli |
| 43.50.06 | Prefabrik sokak düzeneklerinin (otobüs durağı, bank vb.) kurulumu | Tehlikeli |
| 43.99.99 | Başka yerde sınıflandırılmamış diğer uzmanlaşmış inşaat işleri | Tehlikeli |
| 43.60.00 | Özel inşaat hizmetleri için aracılık hizmeti faaliyetleri | Az Tehlikeli |
| 43.99.04 | Vinç ve benzeri inşaat ekipmanlarının operatörüyle birlikte kiralanması | Az Tehlikeli |
| 43.12.00 | Şantiyenin hazırlanması (zemin ve arazi hazırlama, alanın temizlenmesi, kazı ve hafriyat) — 1 Nisan 2026’da eklendi | Çok Tehlikeli |
Tablodaki ayrımların dışında kalan 42 kodlu bina dışı yapılar (yol, demiryolu, köprü, tünel, boru hattı, enerji santrali, liman ve baraj inşaatları) ile yıkım, sıva, boya, cam, çatı, beton, iskele, inşaat demirciliği ve duvarcılık gibi 43 grubu uzmanlaşmış işlerin tamamı Çok Tehlikeli sınıfta yer alır. Yazının “1 Nisan 2026 Değişikliği” bölümünde aktarıldığı üzere, 43.12.01 ve 43.12.02 kodları yürürlükten kaldırılarak 43.12.00 kodu Çok Tehlikeli olarak eklenmiş, 43.22.06 ve 43.22.07 kodları ise yeniden düzenlenerek Çok Tehlikeli vasfını korumuştur.
Listede 43.99.04 koduyla Az Tehlikeli gösterilen satır, vinç operatörlüğü mesleğinin bizzat kendisinin az tehlikeli sayıldığı anlamına gelmez. Tanımın lafzı bir ekipman kiralama hizmetini tarif etmektedir; işyerinin fiilen yürüttüğü asıl faaliyetin niteliği ise 6331 sayılı Kanun m.9/2 ile Tebliğ m.2/3 ilkelerine göre ayrıca değerlendirilir.
Bu çerçevede inşaat sektöründe yer alan bir işyerinin hangi sınıfa tabi olduğu sorusuna verilecek yanıt, doğrudan tescilli altılı faaliyet kodunun tespitiyle mümkündür. Tescilli kodun sorgulanması ve sicil kayıtlarıyla mutabakatı süreci ise yazının “Bildirim ve SGK Tarafı” bölümünde açıklanan adımlarla yürütülür.
İşveren ve İSG Uzmanı İçin Kontrol Listesi
Bir işletmede tehlike sınıfı değişikliği gündeme geldiğinde veya Resmî Gazete’de yeni bir tebliğ yayımlandığında, işverenlerin ve İSG uzmanlarının atması gereken adımlar belirli bir sıra dahilinde yürütülmelidir. Bu süreci sağlıklı yönetebilmek için aşağıdaki kontrol listesi takip edilmelidir:
- İşyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tescil kayıtlarındaki NACE (işkolu) kodunu ve bu kodun İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi’ndeki güncel karşılığını e-SGK sistemi üzerinden kontrol edin; 1 Nisan 2026 tarihli ve 33211 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik tebliğinden etkilenip etkilenmediğinizi doğrulayın.
- İşyerinde birden fazla operasyon yürütülüyorsa, Tebliğin 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca birden fazla asıl iş tanımına uygun faaliyet bulunması halinde tehlike sınıfı yüksek olan işin esas alınıp alınmadığını kontrol edin.
- Tesisin yürüttüğü asıl iş faaliyetinde bir değişiklik meydana gelmişse, Tebliğin 2. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu durumu en geç bir ay içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına resmi olarak bildirin.
- İşyerinin tehlike sınıfı değişmişse, bu yazıdaki 14 yükümlülük tablosundaki her bir parametreyi tek tek yeni sınıfın gereksinimlerine göre yeniden hesaplayın ve sözleşmeleri güncelleyin.
- Görev yapan iş güvenliği uzmanının sahip olduğu belge sınıfının yeni tehlike sınıfına uygunluğunu denetleyin; işyerinin Çok Tehlikeli sınıfa geçmesi durumunda İş Güvenliği Uzmanları Yönetmeliği’nin 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca A sınıfı belge şartı arandığını unutmayın.
- İşyerinin Çok Tehlikeli sınıfa geçmesi ve on veya daha fazla çalışanı bulunması halinde, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği’nin 19. maddesi gereğince diğer sağlık personeli görevlendirmesini ivedilikle organize edin.
- Çalışanların sağlık gözetimi planını gözden geçirin; İşyeri Hekimi Yönetmeliği’nin 9. maddesindeki periyodik muayene aralıklarını yeni sınıfa göre (Az Tehlikelide beş, Tehlikelide üç, Çok Tehlikelide bir yıl) yeniden takvimlendirin.
- Yürürlükteki Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ve Acil Durumlar Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, mevcut risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının geçerlilik ve yenilenme sürelerini yeni sınıfın periyotlarına göre revize edin.
- Çalışanların temel İSG eğitim planını güncelleyin; eğitim sürelerini, yenileme periyotlarını ve işe özgü konuların yüz yüze verilme zorunluluğunu yeni sınıfa uygun hale getirin.
- Acil durum ekiplerinde görev alacak destek elemanı sayılarını söndürme, kurtarma ve koruma ekiplerinin her biri için yeni sınıfın baremlerine (her 50, 40 veya 30 çalışana kadar birer eleman) göre yeniden tespit edin.
- İşyerine uygulanan tehlike sınıfı bir itiraz veya Bakanlık denetimi sonucunda değişmişse, tebliğ edilen kararın gerektirdiği iş ve işlemleri Tebliğin 3. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 90 gün içinde tamamlayarak İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bildirin. Faaliyet kodunun sınıfına genel bir itiraz düşünülüyorsa, konunun Komisyon gündemine taşınması gerektiğini bilin.
Yazıdaki mevzuat yorumları genel bilgilendirme içindir; kendi işyerinizin faaliyet kodunu, sınıfını ve yükümlülüklerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve SGK kayıtları üzerinden yetkili merciyle doğrulayın.
Kaynaklar
- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Kanun No. 6331. Resmî Gazete, 30.06.2012, Sayı: 28339. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/06/20120630-1.htm
- İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği. Resmî Gazete, 26.12.2012, Sayı: 28509. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/12/20121226-11.htm
- İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ. Resmî Gazete, 13.03.2025, Sayı: 32840. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/03/20250313-4.htm
- İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ. Resmî Gazete, 01.04.2026, Sayı: 33211. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260401-2.htm
- İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 29.12.2012, Sayı: 28512. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/12/20121229-11.htm
- İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 20.07.2013, Sayı: 28713. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/07/20130720-10.htm
- İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği. Resmî Gazete, 29.12.2012, Sayı: 28512. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/12/20121229-13.htm
- İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 18.06.2013, Sayı: 28681. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/06/20130618-8.htm
- Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 02.04.2026, Sayı: 33212. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260402-2.htm
- İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik. Resmî Gazete, 29.06.2015, Sayı: 29401. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/06/20150629-1.htm
- Sosyal Güvenlik Kurumu, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü. (2025, 18 Mart). İşkolu Kodlarının Güncellenmesi. https://www.sgk.gov.tr/Duyuru/Detay/Iskolu-Kodlarinin-Guncellenmesi-2025-03-18-11-30-11
- Türk Tabipleri Birliği. (2026, 17 Şubat). TTB ve Emek-Meslek Örgütlerinin İtirazları Sonuç Verdi: Hastanelerin Tehlike Sınıfının Düşürülmesi Önerisi Reddedildi. https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=59e4d177-0c00-11f1-903b-42010a9c0017
- Türk Tabipleri Birliği ve diğerleri. (2026, 16 Şubat). Hastanelerin Tehlike Sınıfının Düşürülmesi Önerisine Karşı Ortak Açıklama. https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=f267b11e-0b3d-11f1-903b-42010a9c0017
- Türk Tabipleri Birliği. (2026, 16 Şubat). Hastaneler “Çok Tehlikeli”dir! Yataklı Sağlık Kuruluşlarının Tehlike Sınıfının “Çok Tehlikeli”den “Tehlikeli”ye Düşürülmesi Kabul Edilemez! (Basın açıklaması metni). https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/BA_15Subat2026.pdf
- Cumhuriyet. (2026, 13 Ocak). Hastanelerde tehlike sınıfı tartışması: Sağlık Bakanlığı, çalışanının yaptığı işi çok tehlikeli bulmuyor. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/hastanelerde-tehlike-sinifi-tartismasi-saglik-bakanligi-calisanin-yaptigi-isi-cok-tehlikeli-bulmuyor-2469499

14 yıllık kurumsal ve uluslararası deneyime sahip EHS Lideri. Proses Güvenliği, Sürdürülebilirlik ve Yönetim Sistemleri konularında stratejik analizler ve içerik üretimi yapmaktadır.
Yeni yazılardan haberdar olmak için bültenime abone olun.
