Yüksekte Çalışma Kaç Metreden Başlar? Mevzuatta Sayı Yok, Sertifikanın Süresi Yok: Asıl Yükümlülükler

Tahmini okuma süresi: 30 dakika

Kategori: Mevzuat Yazar: Alper Gümüşler


Yüksekte çalışma, Türkiye’de işçi ölümlerinin en sık görülen nedenlerinden biriyle doğrudan bağlantılı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 07.10.2026 tarihli Eylül 2026 raporuna göre, eylül ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi; yılın ilk dokuz ayında ise bu sayı en az 1.736 seviyesine ulaştı. Rapordaki ölüm nedenleri sıralamasında servis ve trafik kazaları 49 ölümle ilk sırada gelirken, yüksekten düşme 41 çalışan kaybıyla ikinci sırayı aldı.

Bu verileri 40 ölümle ezilme ve göçük, 30 ölümle kalp krizi ve beyin kanaması, 15 ölümle elektrik çarpması, 14 ölümle zehirlenme ve boğulma, 13 ölümle şiddet olayları, 5 ölümle patlama ve yanma, 4 ölümle kesilme ve kopma, 4 ölümle intihar vakaları, 3 ölümle nesne çarpması ve düşmesi ile 8 diğer vaka izledi. İSİG Meclisi bir sivil toplum kuruluşudur ve sayıları resmî istatistik değildir; rapora göre Eylül verilerinin yüzde 64’ü ulusal basından, yüzde 36’sı işçilerin yakınları, sendikalar, işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve yerel basından derlenmiştir; raporda yüksekten düşmelerin yüzde 61’inin inşaatlarda gerçekleştiği belirtilmektedir.

Çubuk grafik: İSİG Meclisi Eylül 2026 raporunda 226 işçi ölümünün nedenlere göre dağılımı; yüksekten düşme 41 ölümle ikinci sırada
Rapora göre yüksekten düşmelerin yüzde 61’i inşaatlarda.

Bu konuda en sık sorulan iki soru şunlar: Birincisi, yüksekte çalışma tam olarak kaç metreden başlar? İkincisi ise bu çalışma için düzenlenen eğitim sertifikasının kaç yıl geçerli olduğudur. Kendi değerlendirmemle, mevzuatta sabit bir metre sınırı ve geçerlilik takvimi arayan bir işveren, asıl koruma mekanizmasının yönelttiği iki temel soruyu gözden kaçırıyor: Yapılan faaliyette düşme sonucunda bir yaralanma ihtimali bulunuyor mu ve görevli çalışan o somut işin, kullanılan ekipmanın ile acil durum kurtarma planının yeterli eğitimini aldı mı.

Kimya sektöründe EHS yöneticisi olarak görev yapan ve aynı zamanda eğitimler veren bir uzman gözüyle baktığımda, mevzuatın lafzı ile sahadaki algı arasında ciddi bir mesafe görüyorum. Bu mesafe giderilmediğinde, iş güvenliği süreçleri evrak doldurma alışkanlığına dönüşebiliyor. Oysa mevzuat, teknik detayları risk değerlendirmesine ve sahadaki fiili koşullara emanet etmiştir.

Mevzuatta Yüksekte Çalışma Tanımı: Seviye Farkı ve Yaralanma İhtimali

Türk iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında doğrudan bir tanım arandığında başvurulacak temel kaynak Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği. Yönetmeliğin Ek-4 bölümü, yapı alanları için asgari sağlık ve güvenlik şartlarını düzenler. Bu ekin A bölümünün birinci maddesinde tanım net biçimde kurulmuştur: “Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.”

Yönetmelik metninde yer alan bu tanım, bünyesinde herhangi bir metre, santimetre ya da basamak sayısı barındırmaz. Ek-4 hükümlerinin yapı alanının özelliğinin, yapılan iş ile tehlikelerinin ve çalışma şartlarının gerektirdiği durumlarda uygulanacağı belirtilmiştir. Tanımın iki belirleyici sütunu bulunmaktadır: Birincisi seviye farkının varlığı, ikincisi ise bu seviye farkından kaynaklanan düşme neticesinde yaralanma ihtimalinin doğmasıdır. Bu iki unsur bir araya geldiğinde, işin yapıldığı kot zemin seviyesine ne kadar yakın olursa olsun mevzuat açısından tanım gerçekleşmiş sayılır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 tarihli Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulama Rehberi, konuyu etraflıca ele almaktadır. Rehber, bazı ülkelerde belirli sınır değerler bulunduğunu belirtir ve Türk mevzuatındaki tercihi açıklar: “Mevzuatımızda ise rakamsal bir sınırlamaya gidilmeyerek risk değerlendirmesi anlayışı ile uyumlu ve işe özgü bir değerlendirme yaklaşımı benimsenmiştir.”

Bakanlık rehberi, tanımın sahadaki yansımasını somutlaştırmak için iki farklı örneği yan yana koyar: “Bu geniş tanım, her iki durumda da bir risk olduğunu belirtir; ancak yüksekliğe ve işin niteliğine bağlı olarak alınacak tedbirlerin seviyesi de doğal olarak farklılaşacaktır.” Rehberin verdiği örnekte, 50 santimetrelik bir platform üzerinde gerçekleştirilen kısa süreli bir tadilat işi de mevzuat kapsamında değerlendirilir, 3 metrelik bir iskele üzerinde yürütülen bakım-onarım faaliyeti de aynı tanım kümesine girer. Yükseklik arttıkça ve işin niteliği değiştikçe farklılaşan şey, alınacak tedbirin seviyesidir.

Rehber, bu kapsamın inşaat sahasındaki tipik karşılıklarını da listeler. Kalıp, demir, sıva, boya ve çatı imalatı ile köprü ve çelik konstrüksiyon işleri bu kapsama girer. Bunların yanında platform, iskele ve merdiven gibi geçici iş ekipmanları üzerinde sürdürülen çalışmalar ile sabit makineler üzerindeki temizlik, bakım ve kontrol faaliyetleri de bu çerçevede ele alınır.

Yapı işleri dışındaki sektörlere bakıldığında durum farklılaşmaz. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-2 madde 4, bütün işyerlerinde yüksekte yapılan geçici işlerde iş ekipmanı seçimini düzenler. Bu hükümde de herhangi bir metre eşiği konulmamıştır. Benzer biçimde İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Ek-1 madde 40, yüksek geçit, platform veya çalışma sahanlıklarının serbest tarafları ile çalışanların yüksekten düşme riskinin bulunduğu yerlere düşmelere karşı uygun korkuluk yapılmasını emreder; korkuluk ve ara elemanlarının yükseklik, dayanım ve açıklıklarının düşme riskini ortadan kaldıracak nitelikte olmasını şart koşar, fakat bir başlangıç metresi vermez.

Eğitim mevzuatında da bu geniş yaklaşım korunmuştur. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 9/5 uyarınca, az tehlikeli sınıftaki işyerlerinde dahi temel eğitimin genel tehlike ve riskleri içeren dördüncü konu başlığı hazırlanırken yüksekte çalışma ve yüksekten düşme konuları örnek tehlikeler arasında sayılmıştır.

İşveren, iş güvenliği uzmanı ve şantiye yöneticisi açısından bu tablonun anlamı açıktır. Sahada bir işin güvenliğinin planlanması için belirli bir yüksekliğe ulaşılması beklenemez. Bence zemine yakın bir seviye farkında bile, çalışanın düşebileceği yerde sert ya da keskin bir yüzey varsa yaralanma ihtimali doğar. Sınırı çizecek araç bu yüzden risk değerlendirmesidir; şerit metre bu soruya cevap vermez.

1,8 m, 1,2 m, 2 m ve 3 m: Sayılar Nereden Geliyor?

Türkiye’de iş güvenliği sahasında en çok konuşulan, eğitim slaytlarında yer alan ve sınav sorularına konu olan metre değerleri mevzuat metninde yer almıyorsa, bu sayılar nereden çıkmıştır? Konunun geçmişine ve uluslararası düzenlemelere bakıldığında her bir sayının somut bir tarihsel ya da coğrafi kaynağı olduğu görülür.

Sıklıkla dile getirilen 3 metrenin bilinen mevzuat karşılığı, Türkiye’nin eski iş güvenliği mevzuatındadır. 2/7/1974 tarih ve 7/8602 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesine dayanan Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü bu sayıyı içeren metindir. Tüzüğün bugün erişilebilen metin kopyasında yer alan 13. madde şu şekildedir: “Yüksekliği tabandan itibaren 3 metreden daha fazla olan ve düşme veya kayma tehlikesi bulunan yerlerde çalışanlarla, kiremit döşeyicilerine, oluk ve her türlü dış boya işleri yapanlara, gırgır vinçlerini çalıştıranlara ve kuyu, lağım, galeri ve benzeri derinliklerde çalışanlara güvenlik kemerleri verilecek ve işçiler de verilen bu kemerleri kullanacaklardır.”

Madde metni incelendiğinde, 3 metrenin genel bir yüksekte çalışma tanımı olmadığı anlaşılır. Bu hüküm, yapı işlerinde 3 metreden yüksek ve düşme ya da kayma tehlikesi olan yerlerde çalışanlara güvenlik kemeri verilmesi için konmuş bir eşikti. Kiremit döşeme, oluk ve dış boya işleri, gırgır vinci ve kuyu, lağım, galeri gibi derinliklerde çalışma için ise madde yükseklik şartı aramadan kemer öngörüyordu. Üstelik söz konusu tüzük artık yürürlükte değildir.

Bakanlar Kurulu’nun 2014/6572 sayılı kararıyla çıkarılan Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük, 26.07.2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Karar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 9/12/2013 tarihli yazısı üzerine Bakanlar Kurulu’nca 16/6/2014 tarihinde alınmıştır. Tüzüğün 1. maddesi bu durumu tescil eder: “2/7/1974 tarih ve 7/8602 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü yürürlükten kaldırılmıştır.” Dolayısıyla 2014 yılından bu yana yüksekte çalışma için 3 metrelik bir eşik Türk mevzuatında yer almıyor.

Sahada duyulan 1,8 metre ve 1,2 metre sınırlarının bilinen karşılığı ise Amerika Birleşik Devletleri mevzuatıdır. ABD İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi (OSHA) inşaat sektörü için hazırladığı 29 CFR 1926.501(b)(1) standardında düşme koruma sınırını şöyle düzenler: “Each employee on a walking/working surface (horizontal and vertical surface) with an unprotected side or edge which is 6 feet (1.8 m) or more above a lower level shall be protected from falling by the use of guardrail systems, safety net systems, or personal fall arrest systems.” Bu hüküm, alt seviyeden 6 feet yani yaklaşık 1,8 metre veya daha yüksekte bulunan ve korunmasız kenarı olan yürüme ve çalışma yüzeylerindeki her çalışanın korkuluk, güvenlik ağı veya kişisel düşme durdurma sistemleriyle korunmasını emreder.

Genel sanayi işyerleri için ise OSHA 29 CFR 1910.28(b)(1) standardı geçerlidir ve buradaki sınır 4 feet yani 1,2 metre olarak belirlenmiştir.

OSHA yeniden eğitim konusunda da katı bir takvim yerine performansa dayalı bir kural koyar. 29 CFR 1926.503(c) maddesinde şu ifade yer alır: “When the employer has reason to believe that any affected employee who has already been trained does not have the understanding and skill required by paragraph (a) of this section, the employer shall retrain each such employee.” İşveren, daha önce eğitilmiş bir çalışanın gerekli anlayış ve beceriye sahip olmadığına inanmak için geçerli bir sebep gördüğünde o çalışanı yeniden eğitmekle yükümlüdür. İşyerindeki değişiklikler önceki eğitimi geçersiz kıldığında, düşme koruma ekipmanları değiştiğinde ya da çalışanın kullanımındaki yetersizlik görüldüğünde bu eğitim yinelenir.

İnternet kaynaklarında zaman zaman karşılaşılan 2 metrenin bilinen bir karşılığı ise Birleşik Krallık’ın eski inşaat düzenlemesidir. Büyük Britanya’da yürürlükte olan Work at Height Regulations 2005 (SI 2005/735) düzenlemesinin 2. maddesi, yüksekte çalışmayı tanımlarken asgari bir yükseklik sınırı koymaz; zemin seviyesi ve altındaki alanları da kapsama dahil eder. Temel ölçüt şu ibareyle belirlenmiştir: “a person could fall a distance liable to cause personal injury”. Yani tedbir alınmadığı takdirde kişinin yaralanmasına yol açabilecek bir mesafeden düşme ihtimali esastır.

Birleşik Krallık hükümetinin bu düzenlemeye ilişkin Açıklayıcı Notu (Explanatory Memorandum), 7.3 numaralı paragrafında eski inşaat düzenlemelerindeki 2 metrelik referans noktasının neden terk edildiğini açıklar: “duties to assess the risks of falls from height, at all heights, were consistent across all sectors”. Düşme risklerini değerlendirme yükümlülüğünün bütün yüksekliklerde ve bütün sektörlerde aynı standartta yürütülmesi hedeflenmiştir. 2005 düzenlemesinde 2 metre, 12(4) maddesinde geçer: inşaatta kullanılan ve kişinin 2 metre veya daha fazla düşebileceği bir çalışma platformu, o konumda son yedi gün içinde muayene edilmemişse kullanılamaz. Yani hüküm bir başlangıç tanımı koymaz; yalnız platform muayenesinin kuralıdır.

Avrupa Birliği direktifleri incelendiğinde de benzer bir çizgi görülür. İş ekipmanlarının kullanımına ilişkin 2009/104/EC sayılı Direktif Ek II madde 4 ve geçici veya hareketli şantiyelere ilişkin 92/57/EEC sayılı Direktif Ek IV metinlerinde “metre” kelimesi dahi geçmemektedir. Türkiye’deki ilgili yönetmelikler de bu direktiflerle uyum amacıyla hazırlanmıştır.

Türkçe internet sitelerinde 1,8 metrenin Avrupa’ya, 1,2 metrenin Amerika’ya atfedildiği yazılar da görülür. Bu aktarım doğru değil; iki değer de ABD’nin OSHA kurallarına ait, 1,8 metre inşaatın, 1,2 metre genel sanayinin eşiği. Benzer şekilde yürürlükteki İSG mevzuatında Yüksekte Çalışma Yönetmeliği adında bağımsız bir metin bulunmuyor; hükümler ağırlıkla Yapı İşleri ve İş Ekipmanları yönetmeliklerinde.

Tablo 1. Yüksekte çalışma için anılan sayılar ve kaynakları

KaynakSayıNe içinBugünkü durum
Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği 2013Sayı yokSeviye farkı ve yaralanma ihtimali tanımıYürürlükte
Yapı İşleri Tüzüğü 1974 m.133 m’den fazlaGüvenlik kemeri verme yükümlülüğü2014’te kaldırıldı
OSHA 29 CFR 1926.501(b)(1)6 feet (1,8 m)İnşaatta düşme koruması sağlama eşiğiABD’de yürürlükte, Türkiye’de bağlayıcı değil
OSHA 29 CFR 1910.28(b)(1)4 feet (1,2 m)Genel sanayide düşme koruması sağlama eşiğiABD’de yürürlükte, Türkiye’de bağlayıcı değil
UK WAHR 2005 reg. 2Sayı yokYaralanmaya yol açabilecek düşme mesafesiBüyük Britanya’da yürürlükte (eski 2 m referansı bilerek kaldırıldı)
AB 2009/104/EC ve 92/57/EECSayı yokYüksekte geçici işlerde ekipman kullanımı (2009/104); şantiyelerde yüksekten düşmenin önlenmesi (92/57)AB’de yürürlükte
Yapı İşleri Yön. Ek-5 (B), 20182 m, 5 m; ana korkuluk en az 1 mGeçici kenar korumada sınıf seçimi ve korkuluk ölçüsüYürürlükte, bağlayıcı; yüksekte çalışma eşiği değil

Tablo 1’de yer alan karşılaştırma, sahadaki sayı karmaşasının farklı ülkelerin yerel standartlarının veya yürürlükten kalkmış tüzük maddelerinin kontrolsüz biçimde bir araya getirilmesinden doğduğunu gösteriyor. Türk mevzuatını uygulayan bir uzmanın veya yöneticinin OSHA’nın ya da kaldırılmış Tüzüğün sayılarını yüksekte çalışmanın başladığı yasal eşik gibi sunması hukuki dayanaktan yoksundur.

Kronoloji: 1974 Yapı İşleri Tüzüğü m.13 (3 m üstü güvenlik kemeri), 2005 Birleşik Krallık (2 m referansı bırakıldı), 2013 Yapı İşleri Yönetmeliği (tanımda sayı yok), 2014 Tüzüğün kaldırılması, 2018 Ek-4 değişikliği, 2025 ÇSGB rehberi, 2026 Eğitim Yönetmeliği, Eylül 2026 İSİG raporu
Bugün yürürlükteki Türk mevzuatında yüksekte çalışmanın başladığı bir metre yok.

Sayı Yoksa Sınırı Ne Çizer: Risk Değerlendirmesi ve Tedbirin Seviyesi

Mevzuatta tek bir metre sınırı bulunmadığında, işyerinde güvenliğin sınırını belirleyen temel araç risk değerlendirmesidir. Seviye farkı içeren her çalışma alanı potansiyel bir tehlike barındırır; ancak bu tehlikenin gerektirdiği koruma düzeyi ortamdaki değişkenlere göre şekillenir.

Bakanlığın 2025 tarihli rehberinde vurgulanan hususlar incelendiğinde, yüksekliğin yanında çalışma şeklinin ve seçilen ekipmanın özelliklerinin de belirleyici olduğu görülür. Örneğin düşme durdurma sistemleri kullanılırken sistemin açılma yani yerleştirme mesafesi dikkate alınmak zorundadır. Düşme mesafesi, kullanılan donanımın tamamen etkin hale gelebilmesi için gereken açılma mesafesinden az olduğunda, çalışan sistem devreye giremeden alt seviyeye ya da zemine çarpar. Bence bu uyarı, düşme mesafesinin kısa olduğu yerlerde sistem seçiminin ezbere yapılamayacağını gösteriyor.

Çalışmanın süresi ve yapılma sıklığı da tedbir düzeyini doğrudan etkiler. Rehbere göre uzun süreli ve yüksek sıklıkta yapılan çalışmalar daha yüksek standartlarda düşmeye karşı koruma gerektirir; örneğin merdiven yerine mobil iskele tercih edilebilir, merdiven ise kısa süreli ve düşük riskli tekrar eden işler için kullanılabilir. Ayrıca asılı kalmış bir çalışanın ortamdan tahliyesi güçlük arz ediyorsa, rehber yükseltilebilir iş platformu gibi alternatif iş ekipmanlarının devreye alınmasını tavsiye eder.

Sayıların bu alanda meşru bir yeri de vardır; o yer işin tanımı olmayıp ekipmanın şartlarıdır. Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği’ne 2018’de eklenen Ek-5’in (B) bölümü geçici kenar koruma sistemlerini (korkuluk sistemlerini) düzenler ve yönetmeliğin 14/3 maddesi işvereni bu eke uymakla yükümlü kılar. Ek-5 (B), yapı işlerinde TS EN 13374 standardına uygunluk belgesi olan sistemlerin kullanılmasını ister ve sınıf seçimini çalışma yüzeyinin açısına ve düşme yüksekliğine bağlar. Sınıf A sistemler çalışma yüzeyi açısı 10 dereceden az olan alanlarda kullanılır. Sınıf B, düşme yüksekliği kısıtlaması olmaksızın açı 30 dereceden azsa ya da düşme yüksekliği 2 metreden az ve açı 60 dereceden azsa kullanılır.

Sınıf C sistemler, açı 30 ile 45 derece arasındaysa ya da düşme yüksekliği 5 metreden az ve açı 45 ile 60 derece arasındaysa kullanılır. Açı 60 dereceden fazlaysa ya da 45 dereceden fazla ve düşme yüksekliği 5 metreden fazlaysa geçici kenar koruma kullanılmaz; düşmeye karşı koruma diğer tedbirlerle sağlanır. Ek-5 (B) ayrıca ana korkuluğun üst noktasının çalışma yüzeyine dik mesafesinin en az 1 metre, topuk levhasının en az 15 santimetre olmasını ister ve sistemin kurulumdan sonra, haftada en az bir kez, üzerinde değişiklik yapıldığında ve kuvvetli rüzgâr gibi olumsuz koşullara maruz kaldığında kontrol edilmesini şart koşar. Bakanlığın 2025 rehberi de aynı sınıflandırmayı aktarır.

Görüldüğü üzere 2 metre ve 5 metre, hangi kenar koruma sınıfının hangi yüzey açısında ve düşme yüksekliğinde kullanılacağını; 1 metre ise ana korkuluğun asgari yüksekliğini gösterir. Bu sayılar bağlayıcıdır, ama yüksekte çalışmanın başladığı sınırı tarif etmez; seçilecek toplu koruma donanımının şartlarını gösterir. Şantiye şefi veya uzman, bu teknik ayrıntıları işin başında doğru analiz etmek durumundadır.

Bakanlığın 2025 tarihli rehberi, yüksekte çalışma süreçlerinde güvenliğin sağlanabilmesi adına işverenlere bir yüksekte çalışma planı hazırlamalarını tavsiye eder. Bu doküman mevzuat gereği zorunlu olmayıp tavsiye niteliği taşır. Rehbere göre yüksekte çalışma planı, yüksekten düşme risklerinin ortadan kaldırılması ya da azaltılması amacıyla hazırlanan ve yüksekte güvenli çalışmaya katkı sunacak dokümandır. Rehber, bu planın işyerindeki bütün yüksekten düşme risklerini kapsamasını önerir. Rehbere göre planda sorumlular ve sorumlulukları net biçimde belirlenmeli, plan riskleri ortadan kaldırmak için sistematik yaklaşımlar sunmalı.

Rehberin ortaya koyduğu öneriye göre, yüksekte çalışma içeren işler sahada başlamadan önce düşme önleyici ve koruyucu önlemler ile çalışma yöntemleri eksiksiz belirlenmiş olmalıdır. Düşmeyi önleme sürecinde bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi tavsiye edilir. Rehber, planın yetkin bir kişi tarafından hazırlanıp bir yönetici tarafından onaylanarak uygulamaya konmasını önerir. Rehber ayrıca planın uygulanmasının düzenli kontrol ve denetimi için gerekli hususların baştan belirlenmesini, dokümanın periyodik olarak izlenmesini ve her an kullanıma hazır biçimde işyerinde muhafaza edilmesini önerir.

Rehberde bir yüksekte çalışma planında yer alması tavsiye edilen ana başlıklar da detaylandırılmıştır. Bu başlıklar arasında düşme önleme politikası, sorumluluklar ve risk yönetimi yer alır. Alınacak kontrol önlemleri, güvenli çalışma yöntemleri ve sahadaki talimatlar planın temelini oluşturur. Kişisel koruyucu donanım kullanımı, ekipmanların denetim ve bakımı, personele verilecek eğitimler, kaza araştırmaları ile acil durum müdahalesi de planda yer alması önerilen diğer hususlardır.

Mevzuat hükümlerine bakıldığında, yüksekte çalışma planı adıyla bağımsız bir doküman düzenleme zorunluluğu bulunmadığı görülür. Ancak Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-4 A-2/b bendinde, çalışmaların önceden planlanması ve organize edilmesi açıkça şart koşulmuştur. Aynı bentte, planlama aşamasında yüksekten düşme hususlarına acil durum planında yer verilmesi gerektiği belirtilir. Benim okumam, rehberin önerdiği bu planın, Ek-4 A-2/b bendinin aradığı yasal planlama şartını kâğıda dökmenin derli toplu bir yolu olduğu yönündedir.

Bence risk değerlendirmesinde tespit edilen yüksekte çalışma satırları, ancak bu tür sistematik bir planla sahadaki karşılığına kavuşur. Şerit metreyle sabit bir eşik aramak yerine, işin süresini, geçiş yollarını, düşme halinde alt seviyedeki çarpma unsurlarını ve kurtarma imkanlarını önceden yazılı hale getirmek güvenliği somutlaştırır. Tedbirin seviyesini belirleyen de bu planlı hazırlıktır.

Yüksekte Çalışma Eğitimi Mevzuatta Nerede Düzenleniyor?

İşyerlerinde yürütülen faaliyetlerin güvenliği, çalışanların aldıkları eğitimin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Türk mevzuatında yüksekte çalışma eğitimi konusunda genel çerçeve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesiyle çizilmiştir. Kanun, işverenin çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlamakla yükümlü olduğunu belirtir. Eğitimin özellikle işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verileceği hükme bağlanmıştır. Kanun’un 17/1 maddesindeki temel ilke şöyledir: “Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.”

Yapı sektöründeki özel eğitim yükümlülüğü ise Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-4 A-2/g bendinde yer alır. Bu bendin metni 31.12.2018 tarihli ve 30642 sayılı Resmî Gazete’nin 4. mükerrerinde yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle güncellenmiştir. Yönetmeliğin 2013 yılındaki ilk metni şu şekilde düzenlenmişti: “Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlike ve riskler konusunda bilgilendirme yapılarak gerekli eğitim verilir.”

2018 yılında yapılan değişiklikle hüküm daha kapsamlı bir yapıya kavuşturulmuştur: “Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlikeler, riskler, kontrol tedbirleri ve güvenli çalışma yöntemleri konularında eğitim verilir.” Görüldüğü gibi mevzuat, salt tehlike ve risklerin anlatılmasını yeterli bulmamış; kontrol tedbirlerini ve güvenli çalışma yöntemlerini de zorunlu eğitim içeriğine dahil etmiştir. Bakanlığın 2025 tarihli rehberinin eğitim bölümünde bu maddenin 2013 yılındaki ilk metniyle yer aldığı görülmektedir; ancak yürürlükteki bağlayıcı metin 2018 yılında yayımlanan şeklidir.

Eğitim zorunluluğu sadece yapı yönetmeliğiyle sınırlı değildir. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği madde 11/1, iş ekipmanını kullanacak çalışanlara, ekipmanı kullanmadan önce kullanımdan kaynaklanabilecek riskler ve bunlardan kaçınma yollarına ilişkin eğitim verilmesini emreder. İskeleler için bu zorunluluk daha ayrıntılıdır. Ek-2 madde 4.3.6 gereğince iskelelerin kurulması, sökülmesi veya üzerinde önemli değişiklik yapılması görevli inşaat mühendisinin (tersanelerde gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisi, makine mühendisi veya inşaat mühendisinin) gözetiminde ve yeterli eğitim almış çalışanlarca yürütülür. Hükmün saydığı eğitim konuları planların anlaşılması, kurma ve sökme sırasında güvenlik, düşme riskini önleyecek tedbirler, değişen hava koşullarına göre önlemler, iskelenin taşıyabileceği yükler ve bu işlemler sırasındaki diğer risklerdir.

İskelelerdeki eğitim şartı, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-2 madde 4.3 içerisindeki teknik kurallarla tamamlanır. Madde 4.3.1 uyarınca, seçilen iskelenin sağlamlık ve dayanıklılık hesabı mevcut değilse veya yapılan yapısal değişikliklere uygunluğu bulunmuyorsa ya da iskele alışılmış standart konfigürasyonlara uygun imal edilmemişse bu hesaplar yapılır. Hesaplar yapılmadan iskelenin kullanılmasına izin verilmez. Madde 4.3.6’nın saydığı eğitim konuları arasında iskelenin taşıyabileceği yüklerin bulunması bu hesaplarla doğrudan bağlantılı.

Madde 4.3.2 gereğince, iskelenin karmaşıklığına bağlı olarak kurma, kullanma ve sökme planı yapı işlerinde inşaat mühendisi tarafından hazırlanır. Gemi inşası ve sökümü işlerinde ise bu plan gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisi, makine mühendisi veya inşaat mühendisi tarafından düzenlenir. Söz konusu plan, iskeleyle ilgili detay bilgileri içeren standart bir form şeklinde de tanzim edilebilir. Madde 4.3.6.1 uyarınca gözetim yapan kişiye ve ilgili çalışanlara gerekli talimatları içeren bu kurma ve sökme planları verilir. Eğitimin sahadaki karşılığı, bu planın çalışanlarca anlaşılmasıdır.

İskelenin fiziki güvenliği de belirli kurallara bağlanmıştır. Madde 4.3.3 uyarınca taşıyıcı elemanların kayması önlenir; tekerlekli iskelelerin yüksekte çalışma esnasında kazara hareket etmesini engelleyecek tertibatlar kullanılır. Madde 4.3.5 gereğince kurma, sökme veya değişiklik sırasında henüz kullanıma hazır bulunmayan kısımlar Sağlık ve Güvenlik İşaretleri Yönetmeliği hükümlerine uygun uyarı işaretleriyle donatılır. Tehlikeli bölgeye girişler ise fiziki olarak engellenir. Bence iskele kurma ve sökme eğitimi, montaj tekniğinin yanında bu işaretleme ve alanı kapatma kurallarını da içermeli.

İple erişim donanımıyla yapılan çalışmalarda da eğitim ve donanım kuralları birbirine bağlı. İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-2 madde 4.4.1 uyarınca sistemde ayrı kancalı en az iki ip bulunur: biri inip çıkmada veya destek olarak kullanılan çalışma ipi, diğeri güvenlik ipi. Çalışanlara çalışma ipine bağlı tam vücut tipi emniyet kemeri verilir ve kullandırılır. Bu kemerin güvenlik ipiyle bağlantısı da sağlanır. Çalışma ipi güvenli iniş ve çıkış araçlarıyla donatılır; kullanıcının hareket kontrolünü kaybetmesi halinde düşmesini engelleyen kendiliğinden kilitlenebilir sisteme sahip olur.

Aynı maddenin devamında güvenlik ipinde çalışanla birlikte hareket eden düşmeyi önleyici sistem bulunması emredilir. Çalışanın kullandığı el aletleri ve aksesuarlar kemere, oturma yerine veya başka uygun bir alana emniyetle bağlanır. Olası bir acil durumda çalışanın derhal kurtarılabilmesi amacıyla iş uygun şekilde planlanır ve gözetim sağlanır. Madde 4.4.2 uyarınca, risk değerlendirmesinde ikinci ipin çalışmayı daha tehlikeli hale getirdiği istisnai hallerde yeterli önlemler alınarak tek iple çalışılabilir; bu hüküm 18/2/2022 tarihinde değişmiştir. Bu teknik ayrıntılar, verilecek eğitimin sahadaki operasyonu eksiksiz kavramasını gerektirir.

İple erişim yöntemlerinde de özel bir kural bulunmaktadır. İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-2 madde 4.4.1-e hükmü açıktır: “Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesi doğrultusunda, çalışanlara yapacakları işe uygun ve özellikle kurtarma konusunda yeterli eğitim verilir.” Bu hüküm, iple erişimde verilen eğitimin kurtarmayı da açıkça kapsamasını istiyor.

Kişisel koruyucu donanım kullanımı da uygulamalı eğitimi gerektirir. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik madde 6/1-g bendinde işverenin yükümlülüğü net bir biçimde ifade edilmiştir: “İşveren, kişisel koruyucu donanımların kullanımı konusunda uygulamalı olarak eğitim verilmesini sağlar.” Bence yalnız slayt üzerinden anlatılan bir emniyet kemeri eğitimi, bu “uygulamalı” şartını karşılamaz.

Bakanlığın rehberinde belirtildiği gibi genel bir içerik şablonunun çizilmemesi bilinçli bir tercihtir: “Yönetmelikte, her iş yeri ve işe özgü değişebileceğinden yüksekte çalışma eğitiminin içeriği ile ilgili ayrıntılı hükümler yer almamaktadır.” Bu durum, işverene ve uzmana kendi sahasındaki risklere göre dinamik bir eğitim içeriği oluşturma sorumluluğu yükler. 2026’da yürürlüğe giren eğitim yönetmeliğinin eski metinden farkları için 2026 Eğitim Yönetmeliği yazıma bakabilirsiniz.

Sertifika Geçerlilik Süresi Tartışması: Temel Eğitim Periyodu, m.24/2 Belgelendirmesi, MYK ve IRATA

Sahada en yaygın yanılgılardan biri, yüksekte çalışma sertifikalarının 1 yıl, 2 yıl veya 3 yıl geçerli olduğuna dair genel kabuldür. Bu sürelerin nereden kaynaklandığını anlamak için çalışanların temel eğitimlerini düzenleyen mevzuata bakmak gerekir.

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 14/1 uyarınca, temel İSG eğitimleri işyerinin tehlike sınıfına göre belirli periyotlarla tekrarlanır. Çok tehlikeli sınıfta yılda en az bir defa, tehlikeli sınıfta iki yılda en az bir defa, az tehlikeli sınıfta ise üç yılda en az bir defa temel eğitim yenilenir. Sahadaki bazı kuruluşlar bu takvim periyotlarını alıp yüksekte çalışma eğitimlerine uyarlamakta ve tehlike sınıfına göre sertifika süresi belirlemektedir. Oysa bu periyotlar yalnız temel İSG eğitiminin tekrar aralıklarıdır; temel eğitim belgesinin nasıl düzenlendiğini temel İSG eğitimi uygulama rehberi yazımda anlattım. Farklı risk sınıflarının getirdiği zorunluluklar hakkında tehlike sınıfı değişikliği yazımda ayrıntılı değerlendirmeler yer almaktadır.

Yüksekte çalışma gibi özel uzmanlık ve risk gerektiren eğitimlerin belgelendirilmesi, Eğitim Yönetmeliği’nin 24. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir: “Kanun kapsamında yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatla çalışanlara ayrıca verilmesi gereken eğitimler çalışan ve işverenin imzası ile eğitim içeriği belirtilerek belgelendirilir.” Bu belge çalışanın özlük dosyasında saklanır. Görüldüğü üzere mevzuat bir kurum onayı, özel bir sertifika şablonu veya bitiş tarihi tanımlamamıştır; eğitimin içeriğinin net olarak belirtilmesini ve tarafların imzasını aramıştır.

Yenilemenin ölçütünü 6331 sayılı Kanun’un 17. maddesi koyar. Kanun önce değişikliklere bakar: çalışma yeri ya da iş değiştiğinde, kullanılan iskele veya ankraj sistemi gibi iş ekipmanı değiştiğinde, yeni teknoloji uygulandığında eğitim verilir. Ayrıca eğitimlerin değişen risklere göre yenilenmesini ve gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanmasını ister; ancak bu aralığın uzunluğunu yüksekte çalışma için belirlemez. Eğitim Yönetmeliği’nin 14/3 maddesi temel eğitim için de bu durumları sayar ve bu eğitimlerin periyotlar beklenmeksizin verileceğini söyler.

Eğitimi kimlerin verebileceği sorusunda da benzer bir durum vardır. Yönetmeliğin 10. maddesi temel eğitimi verebilecek kişi ve kurumları sıralar; ancak yüksekte çalışma eğitimi için mevzuatta bağımsız bir eğitici yetki belgesi, özel bir eğitmen unvanı veya asgari ders saati belirlenmemiştir. Bence bir belgenin herhangi bir elektronik sistemde görünmesi, çalışanın o işyerindeki risklere ve ekipmanlara uygun eğitimi aldığını tek başına göstermez.

Meslekî Yeterlilik Kurumu (MYK) portalında 24.10.2026 tarihi itibarıyla listelenen 678 ulusal yeterlilik incelendiğinde, genel bir yüksekte çalışma yeterliliği bulunmamaktadır. Adında “yüksekten” geçen tek yeterlilik, ağaçtan ürün toplamaya yönelik Odun Dışı Ürün Toplayıcısı (Yüksekten) yeterliliği (17UY0284-3, Seviye 3); yani o da başka bir meslek. MYK sisteminin genel zorunluluk mekanizmaları hakkında MYK belgesi zorunluluğu başlıklı çalışmamda yer alan detaylar görülebilir.

Bence sertifika tartışmasının en çok iş gördüğü yerlerden biri, dışarıdan gelen ekipler ve alt işveren çalışanları. 6331 sayılı Kanun madde 17/5 ve Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 5/4 bu konuda emredici bir kural koyar. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleriyle ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge bulunmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen personelin işe başlatılması yasaktır.

Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkilerde eğitim yükümlülüklerinin sınırları Eğitim Yönetmeliği madde 22 ile düzenlenmiştir. Bu madde gereğince asıl işveren-alt işveren ilişkisinde her işveren kendi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinden müstakilen sorumludur. Alt işveren, çalışanlarının eğitimleri hakkında asıl işvereni bilgilendirir. Asıl işveren ise alt işverenin çalışanlarına ait eğitim belgelerini kontrol etmekle doğrudan yükümlüdür. Ayrıca asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına işe başlamadan önce işyerine özgü tehlikeler ve riskler hakkında gerekli bilgileri verir.

Geçici iş ilişkisi kurulan durumlarda da sorumluluk net biçimde tanımlanmıştır. Eğitim Yönetmeliği madde 23 uyarınca, geçici iş ilişkisi kurulan işveren, çalışanların maruz kalabileceği risklere karşı gerekli eğitimlerin verilmesini temin eder. Benim okumam, bu üç hükmün birlikte şunu söylediği: çalışan hangi işverene bağlı olursa olsun, eğitimi verilmiş ve belgelenmiş olmalı; alt işveren çalışanının belgesini kontrol etmek de asıl işverenin yükümlülüğü.

Benim okumam, cephe, çatı ve iskele gibi işlerde yüksekte çalışanların önemli bir kısmının alt işveren çalışanı olabileceğidir. Bu ihtimal karşısında sadece bir sertifikanın varlığına güvenmek denetimi eksik bırakır. Elinde sertifika var ifadesi, asıl işveren için bir kontrol sorusuna dönüşmelidir. Asıl işveren belgede hangi somut işin, hangi tip iskele ya da çalışma platformunun ve hangi düşme risklerinin yazılı olduğunu kontrol etmelidir. O işyerinde mevcut olan spesifik tehlikelerin bu belgede yer alıp almadığı incelenmelidir.

Kendi değerlendirmemle, başka bir tesiste genel hatlarıyla alınmış bir yüksekte çalışma belgesi, yeni şantiyedeki özel ankraj hatlarını veya farklı donanımları kapsamayabilir. Asıl işverenin yapacağı kontrol, takvimdeki süreden ziyade belgenin içeriğinin sahadaki risklerle uyuşup uyuşmadığını tespit etmeye odaklanmalıdır. Belgede yer alan konular işyerinin şartlarını karşılamıyorsa, çalışan sahaya çıkarılmadan önce işyerine özgü riskler ve ekipmanlar konusunda gerekli eğitimler verilerek kayıt altına alınmalıdır. Mevzuatın istediği güvence bu şekilde sağlanır.

İple erişim alanındaki meslek kuruluşu IRATA (Industrial Rope Access Trade Association) ise kendi sertifika şemasında bir süre uygular: “Each technician is required to re-certify every three years in order to demonstrate they maintain the necessary abilities in order to work safely.” Yani her iple erişim teknisyeni, güvenli çalışma yeteneğini koruduğunu kanıtlamak amacıyla üç yılda bir yeniden sertifikalandırılmak zorundadır. Ancak bu kural bir meslek kuruluşunun kendi iç şemasıdır, Türk mevzuatının genel yüksekte çalışma eğitimine getirdiği bağlayıcı bir hüküm değildir.

Tablo 2. Eğitimler, dayanakları ve süreleri

EğitimDayanakMevzuattaki süreNot
Temel İSG eğitimiEğitim Yön. m.14/1Çok tehlikeli: yılda en az bir; tehlikeli: iki yılda en az bir; az tehlikeli: üç yılda en az birTekrar asgari sekiz ders saati (m.14/2)
Yüksekte çalışma eğitimi (yapı işleri)Ek-4 A-2/gBelirlenmiş sabit bir süre yokm.24/2 belgelendirmesi; yeni risklerde yenilenir
İskele kurma ve sökme eğitimiİş Ekip. Ek-2 4.3.6Belirlenmiş sabit bir süre yokİnşaat mühendisi gözetimi ve yeterli eğitim şartı
İple erişim eğitimiİş Ekip. Ek-2 4.4.1-eBelirlenmiş sabit bir süre yokÖzellikle kurtarma konusu zorunludur
KKD kullanımı eğitimiKKD Yön. m.6/1-gBelirlenmiş sabit bir süre yokUygulamalı eğitim şartı aranır
İş ekipmanı kullanımı eğitimiİş Ekip. m.11/1Belirlenmiş sabit bir süre yokEkipman kullanılmadan önce verilir
IRATA iple erişim sertifikasıUluslararası meslek kuruluşu şeması3 yılda bir yeniden sertifikalandırmaTürk mevzuatı hükmü değildir

Tablo 2’deki çerçeveye göre yüksekte çalışmayla ilgili eğitimlerde mevzuatın yazdığı bir yıl sayısı yok; yenilemeyi öncelikle işin, ekipmanın ve risklerin değişmesi belirliyor, düzenli tekrar aralığını da işveren risk değerlendirmesine göre kuruyor. Bu yazı hukuki danışmanlık yerine geçmez; somut bir işte esas alınacak olan, o işyerinin risk değerlendirmesi ve sahanın gerçek koşullarıdır.

Harita: temel eğitim, yüksekte çalışma eğitimi, iskele kurma-sökme, iple erişim, KKD ve iş ekipmanı eğitimlerinin dayanakları ve mevzuattaki süreleri
Mevzuatta süreli bir yüksekte çalışma sertifikası yok.

Mevzuatın Asıl İstedikleri: Planlama, Toplu Koruma, Ehil Kişi ve Donanım Kontrolü

Mevzuatın metre ve yıl tartışmalarının ötesinde odaklandığı asıl alan, Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-4 A-2 maddesinde sıralanan dokuz temel hükümdür. Bu hükümler işverenin ve teknik kadronun sahadaki operasyonel sorumluluklarını somutlaştırır.

İlk bent olan (a) bendinde temel bir mühendislik yaklaşımı benimsenmiştir: “Yüksekte yapılması zorunlu olmayan montaj ve benzeri çalışmaların mümkün olduğunca öncelikle yerde yapılması sağlanır.” Riskle kaynağında mücadele etmenin en kesin yolu, çalışanın yüksek seviyeye çıkmasını gerektiren faktörleri ortadan kaldırmaktır.

İkinci bent (b), çalışmaların önceden planlanmasını ve organize edilmesini şart koşar. Planlama aşamasında yüksekten düşme tehlikelerinin acil durum planı içinde ele alınmış olması zorunludur. Üçüncü bent (c) ise çalışanların görev yapacakları noktalara emniyetli biçimde ulaşabilmeleri için uygun araç ve ekipmanların tahsis edilmesini emreder.

Dördüncü bent olan (ç) bendi, iş güvenliğinin en köklü kuralını hatırlatır: “Çalışma yerlerinde çalışanların güvenliği öncelikle, güvenli korkuluklar, düşmeyi önleyici platformlar, bariyerler, kapaklar, çalışma iskeleleri, güvenlik ağları veya hava yastıkları gibi toplu koruma tedbirleri ile sağlanır.” Bu ilke, İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-2 madde 4.1.1’deki hükümle de tam bir uyum içindedir: “Toplu koruma önlemlerine kişisel koruma önlemlerine göre öncelik verilir.” Sahada toplu korumanın mantığı ve uygulanma sırası hakkında kapsamlı değerlendirmeler için risk kontrol hiyerarşisi başlıklı rehber incelenebilir.

Bent (d), toplu koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığı, uygulanamadığı veya geçici olarak kaldırılması gerektiği durumları düzenler. Bu gibi hallerde ankraj noktaları veya yaşam hatları oluşturularak tam vücut kemer sistemleri ya da benzeri güvenlik sistemleri kullanılır; çalışanlara işe ve standartlara uygun bağlantı halatları, kancalar, karabinalar, gerekli hallerde enerji sönümleyici aparatlar ve halat tutucular verilir. 2018 değişikliği bu bentteki “bağlantı noktaları” ibaresini “ankraj noktaları” olarak değiştirdi. Bent (e) uyarınca, hem yapım sırasında hem de yapı kullanıma geçtikten sonra yüksekte yapılacak çalışmalarda kullanılacak yaşam hatları için gerekli ankraj noktaları ve yapısal düzenlemeler projenin hazırlık aşamasında belirlenir; sağlık ve güvenlik planında ve sağlık ve güvenlik dosyasında yer alır.

Bent (f), donanımların denetimini emreder: “Yüksekte güvenli çalışma donanımlarının, düzenli olarak kontrol ve bakımlarının yapılması sağlanır.” Uygun olmayan donanımların kullanılması engellenir. Ekipmanların periyodik kontrolleri hakkında yasal zorunluluklar ekipman muayene kuruluşu zorunluluğu yazımda genişçe ele alınmıştır. Kişisel donanımlarda KKD Yönetmeliği madde 8/3 açık: “Kişisel koruyucu donanımlar her kullanımdan önce kontrol edilir.” Aynı yönetmeliğin 6/1-e bendi de bakım, onarım ve periyodik kontrollerin imalatçının kullanım kılavuzuna uygun yapılmasını istiyor.

Eğitimi düzenleyen (g) bendinin hemen ardından gelen (ğ) bendi ise sahadaki operasyonel sevk ve idareyi hedefler: “Yüksekte yapılan çalışmalar işveren tarafından görevlendirilen ehil bir kişinin gözetim ve kontrolü altında gerçekleştirilir.” Bence en iyi donanım bile, onu doğru kullanıp kullanmadığını izleyen bir göz olmadan eksik kalır. Ek-4 A madde 8 ayrıca yüksekte kullanılan el aletleri ve diğer malzemelerin düşmesini engelleyecek tedbirlerin alınmasını ister. İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-2 madde 4.1.6’ya göre yüksekte yapılan geçici işler uygun hava koşullarında sürdürülür; 18/2/2022’de eklenen cümleyle uygun hava koşulları değerlendirilirken öncelikle ekipmanın kullanım kılavuzu ve üretim standardı dikkate alınır.

İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-2 madde 4, bütün işyerlerinde yüksekte yapılan geçici işlerin yürütülmesinde temel prensipleri belirler. Madde 4.1.1 uyarınca, yüksekte yapılan geçici işler uygun bir platformda, güvenlik içinde ve uygun ergonomik koşullarda yapılamıyorsa, güvenli çalışma koşullarını sağlayacak ve sürdürecek en uygun iş ekipmanı seçilir. Seçilecek ekipmanın boyutları işin doğasına ve öngörülen yüke tam uyumlu olmak zorundadır. Ayrıca bu ekipmanların geçişleri tehlikesiz şekilde yapmaya imkan vermesi şarttır.

Madde 4.1.1.1 gereğince, geçici çalışma yerlerine ulaşımda en uygun yol ve araçlar geçiş sıklığı, kot farkı ve kullanım süresi gözetilerek tayin edilir. Seçilen araçlar yakın bir tehlike durumunda çalışanların tahliyesini de mümkün kılmalı; geçişlerdeki düşme riski ortadan kaldırılır. El merdivenlerinin kullanımı ise madde 4.1.2 ile sınırlandırılmıştır. El merdivenleri ancak düşük risk nedeniyle daha güvenli bir iş ekipmanı gerekmiyorsa, kısa süreli kullanılacaksa veya işverence değiştirilmesi mümkün olmayan işyeri koşullarında yüksekte çalışmada tercih edilebilir.

Yönetmeliğin 4.1.3 maddesi gereğince, halatla yapılan çalışmalar ancak risk değerlendirmesine göre işin güvenle yapılabileceği ve daha emniyetli başka bir iş ekipmanının gerekmediği durumlarda uygulanabilir. Madde 4.1.4, seçilen ekipmanın türüne bağlı riskler için önlem belirlenmesini ve gerekiyorsa yüksekten düşmeyi önleyecek, uygun yapıda ve yeterli sağlamlıkta koruyucular yapılmasını ister. Bu toplu koruyucular sadece seyyar veya sabit merdiven başlarında kesintiye uğrayabilir. Toplu korumanın geçici süreyle kaldırılması gereken durumlar ise madde 4.1.5 hükmü ile sıkı bir prosedüre bağlanmıştır.

Madde 4.1.5 uyarınca, özel bir işin yürütülmesi amacıyla düşmeleri önleyen toplu koruyucuların geçici olarak kaldırılması gerekirse, aynı koruma düzeyini sağlayacak diğer güvenlik önlemleri alınır. Bu önlemler alınıncaya kadar çalışma yapılmaz; özel iş geçici veya kesin olarak tamamlandıktan sonra koruyucular tekrar yerine konur. Bence madde 4.1.5, korkuluğun yalnız kısa bir süre için sökülmesini de kapsadığı için sahada en çok atlanan hükümlerden biri olmaya aday. Eşdeğer önlem alınmadan korkuluğu söküp çalışmaya devam etmek bu hükme açıkça aykırı.

Bu güvenlik kurallarının sahada uygulanabilmesi, işverenin eğitim organizasyonu konusundaki yasal görevleriyle desteklenir. Eğitim Yönetmeliği madde 5/2 uyarınca işveren; eğitim programlarını hazırlar ve uygular, eğitimler için uygun yer, araç ve gereçleri temin eder. Çalışanların bu programlara katılımını sağlar ve katılımı eğitim katılım tutanağıyla kayıt altına alır. Eğitimleri tamamlayanlara gerekli belgeleri düzenler. Ayrıca eğitimleri değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yeniler, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanmasını sağlar. Madde 5/5 gereğince bu eğitimlerin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz.

İşverenin yükümlülükleri sadece şekli bir eğitim vermekle sınırlı değildir. Yönetmeliğin 5/3 maddesi gereğince işveren, çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi, tutum ve davranış değişikliği oluşturabilecek nitelikte eğitimlerin verilmesini sağlamakla yükümlüdür. Madde 24/1 hükmü ise bu yönetmelik kapsamında gerçekleştirilen diğer eğitimlerin tamamının belgelendirilerek personelin özlük dosyasında saklanmasını emreder. Sahada yüksekte çalışacak kişinin yetkinliği, hem ekipman seçimindeki teknik kurallara uyulmasıyla hem de işverenin bu eğitim ve belgelendirme sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesiyle güvence altına alınır.

Tablo 3. Ek-4 A-2’nin bentleri ve işyerinde bıraktığı iz

BentHükümBence işyerinde bakılacak kayıt veya uygulama
aZorunlu olmayan montajın yerde yapılmasıİş planında yerde yapılacak montajların ayrıldığını gösteren kayıt
bÖnceden planlama ve acil durum planıYüksekte çalışma izin formu, acil durum planı kurtarma senaryosu
cÇalışma yerine güvenli ulaşım sağlanmasıGeçici merdiven kuleleri, platform geçiş yolları, rampa projeleri
çToplu koruma tedbirlerine öncelik verilmesiKenar korkulukları, güvenlik ağları, döşeme boşluğu kapakları
dYaşam hatları, ankraj ve kemer sistemleriAnkraj ve yaşam hattı yerlerinin belirlendiği plan, KKD zimmet kayıtları
eYapım sırası ve sonrası için ankrajların projede belirlenmesiSağlık ve güvenlik planı, sağlık ve güvenlik dosyası, mimari detaylar
fDonanımların düzenli kontrol ve bakımıPeriyodik kontrol formları, kullanıcı kontrol kayıtları, servis raporları
gÇalışanlara kapsamlı eğitim verilmesiİçeriği yazılı, iki imzalı eğitim belgesi (m.24/2), uygulamalı değerlendirme kaydı
ğEhil kişinin gözetim ve kontrolüİşverenin görevlendirme yazısı, gözetim kayıtları

Tablo 3’ün son sütunu benim değerlendirmem; mevzuat bu kayıtların adını tek tek saymıyor. Ama bentlerin her biri sahada bir iz bırakıyor ve bence bir denetimde kemerin kendisi kadar bu izin de sorulacağını hesaba katmak gerekiyor.

Eğitmen Gözüyle: Yetkin Bir Yüksekte Çalışma Eğitimi Neyi İçerir?

Eğitmen olarak benim çıkardığım sonuç, teorik bilginin tek başına sahada yetmediği. Bakanlığın 2025 tarihli rehberi, eğitimlerin çerçevesini çizerken yasal bağlayıcılık ile öneri arasındaki farkı baştan koyar: “Rehberde doğrudan mevzuattan alıntılanan veya atıf yapılan hususlar yasal olarak bağlayıcı, diğer uygulama önerileri ve iyi uygulama örnekleri ise tavsiye niteliğindedir.”

Rehber, işin ve işyerinin nitelikleri değerlendirildikten sonra eğitimin şu konularda düzenlenebileceğini belirtir: basmakalıp davranışların düzeltilmesi ve güvenlik kültürü; yüksekte çalışma ve düşme kavramları; çalışanların görev ve sorumlulukları; karşılaşılabilecek tehlike ve riskler; toplu ya da kişisel koruyucu tedbirlerin hiyerarşisi; KKD’nin özellikleri ve doğru kullanımı; uyarı işaretleri; ekipman ve malzemelerin bakımı ve incelenmesi; acil durum prosedürleri ve kurtarma planı; çalışanlar arası iş birliği ve iletişim; ramak kala olayların bildirilmesi. İşyerinde tehlikelerin erken tespiti için ramak kala olay bildirim mekanizmasının kurulması ve eğitimin parçası yapılması büyük yarar sağlar.

Rehbere göre eğitim konuları belirlenirken işin mahiyeti ve ortamın fiziki durumu, çevrede aynı anda yürüyen faaliyetler, kullanılacak ekipmanlar, çalışanların bilgi ve tecrübe seviyesi ve muhtemel acil durumlar dikkate alınmalı; eğitim, ekipmanın kurulumundan ve çalışma alanına erişimden işin tamamlanmasına kadar bütün süreci kapsamalı.

Kişisel düşmeyi durdurucu sistem (KDDS) eğitimlerinde ise odak noktası donanımın kendisidir. Rehbere göre KDDS kullanacak çalışanlar tam vücut tipi emniyet kemerinin doğru kullanımı ve bağlanması, ekipmanın muayenesi, bakımı ve muhafazası, doğru ankraj seçimi ve uygulaması ile acil durum prosedürleri hakkında bilgilendirilmeli ve eğitilmeli. Rehber ardından şunu önerir: “Eğitim sonrasında çalışanların ekipmanı güvenli kullanıp kullanmadıkları uygulamalı olarak değerlendirilmeli ve yetkin olduğu değerlendirilen personel ile çalışmalar yürütülmelidir.”

KDDS kullanımında rehberin “en ciddi tehlike” olarak nitelediği durum, salınım yani sarkaç tehlikesidir. Rehbere göre bu tehlike, yanlış ankraj noktası belirlenmesinden ya da ilave tedbir alınmamasından doğar. Bence bu, ankraj seçimi uygulamasıyla birlikte gösterilmesi gereken bir konu; sınıfta anlatıp geçmek yetmiyor.

Eğitimlerde acil durum ve kurtarma senaryolarına özel bir ağırlık verilmesi gerekir. Düşme durdurma sistemi görevini yapıp çalışanı askıda tuttuğunda, süreç tamamlanmış olmaz. Askıda kalan personelin güvenli bir şekilde zemine indirilmesi için önceden hazırlanmış, donanımı hazır bir kurtarma planı bulunmalıdır. İple erişimde bu eğitimin zorunlu olduğu mevzuatımızda açıkça ifade edilmiştir.

Eğitimden sonra düzenlenen belgenin içeriği, eğitimin neyi kapsadığını gösteren tek yazılı iz. Eğitim Yönetmeliği madde 24/2 hükmü, Kanun kapsamında yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatla çalışanlara ayrıca verilmesi gereken eğitimlerin, çalışan ve işverenin imzasıyla ve eğitim içeriği belirtilerek belgelendirileceğini açıkça şart koşar. Bence m.24/2’deki “eğitim içeriği belirtilerek” şartı, sadece yüksekte çalışma eğitimi aldı ifadesini taşıyan tek satırlık bir metinle karşılanmış sayılamaz. Bu tür genel ifadeler, personelin hangi spesifik risklere hazırlandığını kanıtlamaz.

Mevzuat yüksekte çalışma eğitimi için hazır bir sertifika şablonu sunmamaktadır. Bu durum belge içeriğini oluşturma sorumluluğunu doğrudan işverene ve eğitimciye bırakır. Benim önerim, belgede işyerindeki fiili yüksekte çalışma türlerinin net olarak listelenmesidir. Çalışanın kullanacağı iskele, platform, tam vücut emniyet kemeri, yatay ve dikey yaşam hatları gibi ekipmanlar belgede tek tek yer almalı. Ayrıca acil durum ve kurtarma senaryolarına ilişkin teorik ve pratik başlıklar belgenin içeriğine açıkça işlenmelidir.

Belgede bulunması gereken en belirleyici unsurlardan biri de uygulamalı değerlendirmenin sonucudur. Katılımcının emniyet kemerini doğru kuşandığı, bağlantı noktalarını hatasız tespit ettiği ve acil tahliye donanımını kullanabildiği belgede açık bir kayıt olarak yer almalıdır. Eğitim Yönetmeliği madde 5/3 de işvereni, çalışanlarda bilgi, tutum ve davranış değişikliği oluşturabilecek nitelikte eğitim verdirmekle yükümlü kılar. Bence belgeye işlenen bu ayrıntılar, eğitimin sınıfta kalmadığını gösteren en somut kayıt.

Yönetmeliğin 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu eğitimler çalışan ve işverenin imzasıyla, içeriği belirtilerek belgelendirilir ve çalışanın özlük dosyasında saklanır. Bence bir denetimde ya da bir kazadan sonra bakılacak kayıtların başında bu dosya gelir. Çalışanın ve işverenin imzasını taşıyan, kullanılan ekipmanı ve kurtarma uygulamasını açıkça yazan bir eğitim belgesi, eğitimin gerçekten bu işe göre verildiğini gösterir. Yönetmelik bu belgelerin elektronik imzayla hazırlanıp elektronik ortamda arşivlenmesine de izin veriyor (m.26).

Kendi değerlendirmemle, yetkin bir eğitim programı, katılımcının kendi kemerini bizzat kuşanıp vücuduna göre ayarladığı, bağlantı kancalarını doğru noktalara takmayı denediği ve askıda kalan bir mesai arkadaşının tahliye sürecinde hangi adımların atılacağını uygulamalı gördüğü bir eğitimdir. Sınıfta slayt üzerinden anlatılan bir kemer, sahada yanlış takılan kemerin önüne geçmez. Mevzuatın KKD eğitiminde “uygulamalı” demesi ve rehberin eğitim sonrasında uygulamalı değerlendirme önermesi bu yüzden önemli.

Uygulayıcı İçin Yüksekte Çalışma Kontrol Listesi

Sahada yüksekte yapılan faaliyetlerin mevzuata ve teknik gereklere uygunluğunu denetlemek üzere kullanılabilecek 12 maddelik kontrol listesi aşağıda sunulmuştur:

  1. Risk değerlendirmesinde yüksekte yapılan işler belirli bir metre eşiğine bağlanmaksızın, seviye farkı ve düşme sonucu yaralanma ihtimali kriterine göre mi tanımlanmıştır?
  2. Sahada gerçekleştirilecek montaj ve hazırlık işlerinden yüksekte yapılması zorunlu olmayan kısımlar öncelikle zemin seviyesinde mi yürütülmektedir?
  3. Yüksekten düşme senaryoları ve asılı kalan çalışanın kurtarılması prosedürü işyerinin acil durum planında yer almakta mıdır; gerekli kurtarma donanımları hazır bulunduruluyor mu?
  4. Çalışma alanında öncelikle korkuluk, platform, kapak ve güvenlik ağı gibi toplu koruma tedbirleri planlanmış mıdır; kişisel koruyucu donanıma geçiş gerekçesi teknik olarak yazılı mıdır?
  5. Gerekli ankraj noktaları ve yaşam hatları projelendirilmiş midir; yapım sırasında ve yapı kullanıma geçtikten sonra kullanılacak ankrajlar sağlık ve güvenlik planına ve dosyasına işlenmiş midir?
  6. Tam vücut emniyet kemerleri ve bağlantı halatları her kullanımdan önce kontrol edilmekte midir; imalatçı talimatlarına uygun periyodik bakım kayıtları mevcut mudur?
  7. Yüksekte çalışma eğitimi işyerine, yapılan işe ve kullanılan ekipmana özgü olarak verilmiş midir; eğitim içeriği belirtilerek çalışan ve işverenin imzasıyla belgelenmiş midir?
  8. Kişisel koruyucu donanım eğitimleri uygulamalı olarak gerçekleştirilmiş midir; eğitim sonrasında çalışanların ekipmanı doğru kullandığı değerlendirilmiş midir?
  9. İskelelerin kurulumu, sökümü ve iple erişimle yürütülen işler için çalışanların özel ve yeterli eğitimi bulunmakta mıdır?
  10. Çalışma yeri, iş ekipmanı veya uygulanan teknoloji değiştiğinde, periyodik eğitim süreleri beklenmeksizin eğitimler yenilenmiş midir?
  11. Yüksekte yürütülen çalışmalar, işveren tarafından görevlendirilmiş ehil bir kişinin fiili gözetim ve kontrolü altında mı sürdürülmektedir?
  12. Çalışma sahasında el aletlerinin, cıvataların ve diğer montaj malzemelerinin aşağıya düşmesini engelleyecek bağlama kordonları ve bariyer önlemleri alınmış mıdır?

Kaynaklar

  1. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu. Resmî Gazete, 30.06.2012, Sayı 28339 (konsolide metin). https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6331.pdf (Erişim: 24.10.2026)
  2. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği. Resmî Gazete, 05.10.2013, Sayı 28786 (konsolide metin). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18928&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (Erişim: 24.10.2026)
  3. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, ilk metin. Resmî Gazete, 05.10.2013, Sayı 28786. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/10/20131005-2.htm (Erişim: 24.10.2026)
  4. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği. Resmî Gazete, 25.04.2013, Sayı 28628 (konsolide metin). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18318&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (Erişim: 24.10.2026)
  5. İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik. Resmî Gazete, 17.07.2013, Sayı 28710. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18592&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (Erişim: 24.10.2026)
  6. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 02.07.2013, Sayı 28695. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18540&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (Erişim: 24.10.2026)
  7. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 02.04.2026, Sayı 33212. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=45087&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (Erişim: 24.10.2026)
  8. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü. Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulama Rehberi. Ankara, 2025. https://www.csgb.gov.tr/Media/jt3jzq2a/yap%C4%B1-%C4%B0%C5%9Flerinde-y%C3%BCksekte-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalarda-%C4%B0sg-uygulama-rehberi.pdf (Erişim: 24.10.2026)
  9. Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük, Karar Sayısı 2014/6572. Resmî Gazete, 26.07.2014, Sayı 29072. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/07/20140726-20.htm (Erişim: 24.10.2026)
  10. Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü (Bakanlar Kurulu Kararı 2/7/1974, 7/8602; 2014’te yürürlükten kaldırıldı), metin kopyası. Boğaziçi Üniversitesi. https://mediastore.cc.bogazici.edu.tr/web/upload/sayfalar/231-health-20251021-163415.doc (Erişim: 24.10.2026)
  11. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi. Eylül ayında 226, yılın ilk dokuz ayında en az 1736 işçi hayatını kaybetti (Eylül 2026 raporu), 07.10.2026. https://www.isigmeclisi.org/21739-cocuk-isciligine-ve-is-cinayetlerine-karsi-mucadeleye-eylul-ayind (Erişim: 24.10.2026)
  12. U.S. Occupational Safety and Health Administration. 29 CFR 1926.501, Duty to have fall protection. https://www.osha.gov/laws-regs/regulations/standardnumber/1926/1926.501 (Erişim: 24.10.2026)
  13. U.S. Occupational Safety and Health Administration. 29 CFR 1926.503, Training requirements. https://www.osha.gov/laws-regs/regulations/standardnumber/1926/1926.503 (Erişim: 24.10.2026)
  14. U.S. Occupational Safety and Health Administration. 29 CFR 1910.28, Duty to have fall protection and falling object protection. https://www.osha.gov/laws-regs/regulations/standardnumber/1910/1910.28 (Erişim: 24.10.2026)
  15. The Work at Height Regulations 2005 (SI 2005/735), regulation 2. https://www.legislation.gov.uk/uksi/2005/735/regulation/2 (Erişim: 24.10.2026)
  16. Health and Safety Executive. Explanatory Memorandum to the Work at Height Regulations 2005, No. 735. https://www.legislation.gov.uk/uksi/2005/735/pdfs/uksiem_20050735_en.pdf (Erişim: 24.10.2026)
  17. Directive 2009/104/EC of the European Parliament and of the Council concerning the minimum safety and health requirements for the use of work equipment by workers at work. https://eur-lex.europa.eu/eli/dir/2009/104/oj (Erişim: 24.10.2026)
  18. Council Directive 92/57/EEC on the implementation of minimum safety and health requirements at temporary or mobile construction sites. https://eur-lex.europa.eu/eli/dir/1992/57/oj (Erişim: 24.10.2026)
  19. Industrial Rope Access Trade Association (IRATA). Technicians. https://irata.org/page/technicians (Erişim: 24.10.2026)
  20. Meslekî Yeterlilik Kurumu. Ulusal Yeterlilikler arama sayfası. https://portal.myk.gov.tr/index.php?option=com_yeterlilik&view=arama (Erişim: 24.10.2026)
  21. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 31.12.2018, Sayı 30642 (4. Mükerrer). https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181231M4-4.htm (Erişim: 24.10.2026)
  22. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-5: Yapı İşlerinde Kullanılan İş Ekipmanlarının Asgari Sağlık ve Güvenlik Şartları. Resmî Gazete, 31.12.2018, Sayı 30642 (4. Mükerrer), ek. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181231M4-4-1.pdf (Erişim: 24.10.2026)
  23. The Work at Height Regulations 2005 (SI 2005/735), regulation 12. https://www.legislation.gov.uk/uksi/2005/735/regulation/12 (Erişim: 24.10.2026)

Yeni yazılardan haberdar olmak için bültenime abone olun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık