Kimyasal Risk Değerlendirmesi: Yönetmeliğin Dokuz Girdisi, Kişisel Maruziyet Ölçümü ve ‘Kaç Yılda Bir’ Sorusu

Tahmini okuma süresi: 29 dakika

Kategori: Teknik Risk Yönetimi Yazar: Alper Gümüşler


Arama motorunun otomatik tamamlaması, kimyasal risk değerlendirmesi yönetmeliği aramasını öneriyor; ama mevzuatta bu adı taşıyan bir yönetmelik yok. Uygulamada kimyasal risk değerlendirmesi, iki ayrı yönetmeliğin doğrudan kesiştiği yasal zeminde yürütülür. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği sürecin genel çatısını kurarken, Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik bu çatıya dokuz özel girdi bağlar. Bence bu girdilerin en sık yanlış okunanı ölçümdür, çünkü klasörde duran sabit nokta ortam ölçümü raporu çalışanın fiilen soluduğu havayı göstermez.

İşletmelerde kimyasal maddelerin yönetimi çoğu zaman genel geçer şablonlarla yürütülmeye çalışılır. Üretim sahasına giren her solvent, asit ya da toz için benzer risk puanları atanır. Oysa kimyasal risklerin değerlendirilmesi, genel risk değerlendirmesinin adımlarına kimyasala özgü ek girdiler ister. Hangi kimyasalın ne miktarda kullanıldığı, prosesin kapalı ya da açık sistemde çalıştığı, buharlaşma hızı ve çalışanların operasyon sırasındaki mesafesi maruziyet profilini belirler. Yalnızca ortam havasından alınan tekil bir numuneyle çalışan sağlığının güvende olduğunu varsaymak teknik açıdan yanıltıcı sonuçlar doğurur.

Mevzuatın kurduğu sistem, kimyasal tehlikelerin sadece varlığını tespit etmekle yetinmez. Bu tehlikelerin hangi yollarla vücuda girebileceğini, hangi çalışanların benzer koşullarda etkilendiğini ve yürütülen koruyucu tedbirlerin yeterliliğini somut verilerle doğrulamayı emreder. Ölçüm raporundaki her sayıyı sınır değerle doğrudan kıyaslama eğilimi, pek çok dosyada görülen bir alışkanlıktır. Oysa ölçümün niteliği, numunenin nereden ve nasıl alındığı en az ölçülen sayısal değer kadar belirleyicidir.

Ekibin kurulmasından güvenlik bilgi formlarının incelenmesine, numune alma stratejisinden yenileme takvimine kadar her adımın bir dayanağı var. Aşağıda kimyasal risk değerlendirmesinin girdilerini, ölçümün nasıl okunacağını ve “kaç yılda bir” sorusunun iki ayrı cevabını yönetmelik maddeleri ve yönetmeliğin işaret ettiği standart üzerinden sırayla açıyorum.

Kimyasal risk değerlendirmesi hangi yönetmeliğe göre yapılır

Kimyasal risk değerlendirmesi sürecinin yasal dayanağını kavramak için yürürlükteki iki temel düzenlemenin birbirine nasıl bağlandığını görmek gerekir. İlk düzenleme, 12 Ağustos 2013 tarihli ve 28733 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 20 Ekim 2023 tarihli ve 32345 sayılı Resmî Gazete değişikliğiyle güncellenen Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik metnidir. Yönetmeliğin 2023 değişikliğiyle yeniden yazılan 3 üncü maddesine göre dayanağı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30 uncu maddesidir. Yönetmeliğin kapsamı, kimyasal maddelerin bulunduğu, kullanıldığı veya herhangi bir şekilde işlem gördüğü tüm işyerlerini içine alır. Kapsam maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyerinde bulunan kanserojen ve mutajen maddeler için de bu yönetmeliğin hükümleri uygulanır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası işverene genel bir yükümlülük yükler. Buna göre işveren, maruziyeti önlemek, bunun mümkün olmadığı hallerde en aza indirmek ve çalışanları bu maddelerin tehlikelerinden korumak için gerekli tüm önlemleri almak zorundadır. Bu yükümlülüğün sahada nasıl hayata geçirileceği ise 6 ncı maddenin birinci fıkrasında açık bir kurala bağlanır: “İşveren, işyerinde tehlikeli kimyasal madde bulunup bulunmadığını tespit etmek ve tehlikeli kimyasal madde bulunması halinde, çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden olumsuz etkilerini belirlemek üzere, 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür.”

Bu hükümle kimyasal risk değerlendirmesi, kendi yöntemini koyan ayrı bir metne bağlanmaz; doğrudan 29 Aralık 2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine tabi olur. Dolayısıyla değerlendirmeyi yürütecek ekip, izlenecek aşamalar, hazırlanacak dokümantasyon ve yenileme periyotları genel yönetmelikten alınır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası risk değerlendirmesinin kimin tarafından yürütüleceğini belirler: “Risk değerlendirmesi, işverenin oluşturduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilir.” Ekipte işveren veya işveren vekili, işyerinde görevli iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri, çalışan temsilcileri, destek elemanları ve işyerindeki bütün birimleri temsil edecek şekilde belirlenen, yürütülen çalışmalar, mevcut veya muhtemel tehlike kaynakları ile riskler konusunda bilgi sahibi çalışanlar yer alır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca işveren, ihtiyaç duyduğunda bu ekibe destek sağlamak üzere işyeri dışındaki kişi ve kuruluşlardan hizmet alabilir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesi sürecin tasarım veya kuruluş aşamasından başlayarak tehlikelerin tanımlanması, risklerin belirlenmesi ve analiz edilmesi, kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması, dokümantasyon, güncelleme ve yenileme aşamalarından oluştuğunu belirtir. 8 inci maddenin birinci fıkrası tehlikeler tanımlanırken toplanacak asgari bilgileri sıralar. Bu bilgiler arasında kimyasal süreçleri doğrudan ilgilendiren maddeler bulunur: (d) bendi kullanılan maddeleri, (n) bendi malzeme güvenlik bilgi formlarını, (o) bendi ise “Ortam ve kişisel maruziyet düzeyi ölçüm sonuçları.” verilerini içerir. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, çalışma ortamında daha önce kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmamışsa, tehlikelerin nitelik ve niceliği ile çalışanların maruziyet seviyelerini belirlemek için gerekli bütün kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını zorunlu kılar.

Risklerin analizi aşamasında yönetmeliğin benimsediği yaklaşım esnektir. 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yöntemin “ulusal veya uluslararası standartlar esas alınarak seçilen yöntemlerden biri veya birkaçı bir arada kullanılarak analiz edilir.” ilkesine göre belirleneceği hüküm altına alınır. Yönetmelik metninde tek bir risk analizi yönteminin adı geçmez. Hazırlanan dokümanın içeriği 11 inci maddede tanımlanır. Dokümanda işyerinin unvanı, gerçekleştiren kişilerin isim ve unvanları, gerçekleştirildiği tarih ile geçerlilik tarihi, belirlenen tehlike kaynakları, riskler, kullanılan yöntem, analiz sonuçları, düzeltici ve önleyici kontrol tedbirleri ile tedbirler sonrasındaki risk seviyesi yer almalıdır.

Kanserojen veya mutajen maddelerle çalışılan ortamlarda bu çerçeve daha da sıkılaşır. 6 Ağustos 2013 tarihli ve 28730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik 5 inci maddesinde değerlendirmenin yine Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacağını belirtir. İkinci fıkrasında ise maruziyetin tüm boyutlarıyla ele alınmasını zorunlu kılar: “Risk değerlendirmesinde kanserojen veya mutajen maddelerin, deri yolu da dâhil olmak üzere vücuda giriş yollarının tümü dikkate alınır.”

Bence kimyasal risk değerlendirmesi sahada ayrı bir dosya veya klasör halinde tutulabilir; ama hukuken işyerinin tek risk değerlendirmesinin kimyasal bölümüdür. Ekip teşkili, geçerlilik tarihi ve yenileme kuralları genel yönetmelikten gelir. Kimyasal tehlikelerin doğru tanımlanması ve sistemin kurulması için güvenli kimyasal yönetim sistemi ilkeleri uygulanmalı, ortamda yer alan kimyasal risk etmenleri bu mevzuat çerçevesinde ele alınmalıdır.

Yönetmeliğin dokuz girdisi ve 2023’te değişenler

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, genel risk değerlendirmesi çerçevesine 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasıyla dokuz özel girdi ekler. İlgili fıkra kimyasal maddelerle çalışmalarda yapılacak değerlendirmede belirli hususların özellikle dikkate alınacağını hüküm altına alır. Bu dokuz girdi, kimyasal süreçlerin kendine has tehlike profillerini ortaya çıkarmak üzere tasarlanmıştır.

Bu girdilerin ilki (a) bendinde düzenlenen kimyasal maddenin sağlık ve güvenlik yönünden tehlike ve zararlarıdır. Bu bilgi temel olarak madde etiketleri ve teknik belgelerden elde edilir. (b) bendi 20 Ekim 2023 değişikliğiyle güncellenmiş ve KKDİK Yönetmeliği’ne uygun hazırlanan ve tedarikçilerden sağlanan Türkçe Güvenlik Bilgi Formu olarak açıkça tanımlanmıştır. Kimyasalların güvenli kullanım sınırlarını ve operasyonel şartlarını anlamak için maruz kalma senaryosu detaylarının incelenmesi gerekir. KKDİK kayıt son tarihi yaklaşırken tedarikçiden güncel Türkçe güvenlik bilgi formunu istemek, bence bu girdinin güncel kalması için de yerinde bir adımdır.

Üçüncü girdi olan (c) bendi de 2023 değişikliğiyle yeniden yazılmış ve maruziyet tespitini yetkilendirilmiş bir laboratuvara bağlamıştır: “27/1/2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir laboratuvar tarafından tespit edilen maruziyetin türü, düzeyi ve süresi.” Bu hükümle işveren, maruziyet seviyesini belirlerken yetkisiz bir ölçüme dayanamaz.

Dördüncü girdi (ç) bendindeki maddenin miktarı, kullanma şartları ve kullanım sıklığıdır. Bir kimyasalın depoda büyük miktarda bulunması ile laboratuvarda küçük miktarlarda kullanılması farklı risk profilleri üretir. Beşinci girdi (d) bendinde belirtilen mesleki maruziyet sınır değerleri ve biyolojik sınır değerlerdir. Yönetmeliğin Ek-1 tablosu 2023 değişikliğiyle bütünüyle yeniden düzenlenmiştir. Ek-2 ise kurşun ve iyonik kurşun bileşikleri için biyolojik sınır değeri ve sağlık gözetimi önlemlerini verir.

Altıncı girdi (e) bendinde yer alan alınan ya da alınması gereken önleyici tedbirlerin etkisidir. Yedinci girdi (f) bendindeki varsa daha önce yapılmış sağlık gözetimlerinin sonuçlarıdır. Sekizinci girdi (g) bendinde tanımlanan birden fazla kimyasal madde ile çalışılan işlerde her bir madde ve etkileşimleridir. Dokuzuncu girdi ise 2023 yılında mevzuata eklenen (ğ) bendidir: “Bakım, onarım, kurulum, işletmeye alma, devre dışı bırakma gibi işlerde kimyasal madde maruziyeti nedeniyle meydana gelebilecek ve çalışanın sağlığını ve güvenliğini olumsuz etkileyebilecek durumları.”

Tablo 1. Kimyasal risk değerlendirmesinin dokuz girdisi (Kimyasal Yön. m.6/2)

BentGirdiBilgi nereden gelir20.10.2023 değişikliği
aMaddenin sağlık ve güvenlik yönünden tehlike ve zararlarıetiket ve güvenlik bilgi formu—
bTürkçe güvenlik bilgi formu (KKDİK Yönetmeliği’ne uygun)tedarikçideğişik
cMaruziyetin türü, düzeyi ve süresiİş Hijyeni Yönetmeliği kapsamında yetkilendirilmiş laboratuvardeğişik
çMiktar, kullanma şartları, kullanım sıklığıişyerinin envanteri ve üretim bilgisi—
dMesleki maruziyet sınır değerleri ve biyolojik sınır değerleryönetmeliğin Ek-1 ve Ek-2’siEk-1 tablosu yenilendi
eAlınan veya alınması gereken önleyici tedbirlerin etkisiönlem kayıtları ve tekrar ölçümler—
fDaha önce yapılmış sağlık gözetimlerinin sonuçlarıişyeri hekimi—
gBirden fazla maddede her biri ve etkileşimlerigüvenlik bilgi formları ve ölçüm—
ğBakım, onarım, kurulum, işletmeye alma, devre dışı bırakma işlerindeki maruziyetiş planları ve çalışma izinlerieklendi

Tablo 1’de sıralanan girdiler incelendiğinde, kimyasal risk analizi dosyasının hangi veriler üzerine inşa edilmesi gerektiği netleşir. Bence bu dokuz girdinin yer aldığı bir matris, risk değerlendirmesi dosyasının kimyasal bölümü için bir içindekiler sayfası işlevi görebilir. Bu tablodaki satırlardan birinin boş bırakılması, dosyanın eksik bilgiyle tamamlandığını somut olarak gösterir.

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası işverene bilgi toplama konusunda geniş bir sorumluluk verir. İşveren üreticiden veya diğer kaynaklardan ek bilgileri edinmekle yükümlüdür. Bu bilgiler maddelerin mevzuatta yer alan özel risk değerlendirmelerini de kapsar. Ayrıca 9 uncu maddenin üçüncü fıkrası tedarikçilere yönelik bağlayıcı bir zorunluluk getirir: “Kimyasal madde üreticileri veya tedarikçileri, işverenin talep etmesi halinde, risk değerlendirmesi için gerekli olan, 6 ncı maddenin ikinci fıkrasında yer alan hususlar ile ilgili tüm bilgileri vermek zorundadır.”

Yönetmeliğin en katı kurallarından biri 6 ncı maddenin dördüncü fıkrasında yer alır: “Tehlikeli kimyasal maddeler içeren yeni bir faaliyete ancak risk değerlendirilmesi yapılarak belirlenen her türlü önlem alındıktan sonra başlanır.” Bu hüküm, sahada yeni bir kimyasal proses devreye alınırken risk değerlendirmesinin iş bittikten sonra yapılamayacağını, faaliyetin ön koşulu olduğunu açıkça ortaya koyar.

Bence 2023 değişikliğiyle eklenen bakım, onarım, kurulum, işletmeye alma ve devre dışı bırakma girdisi sahadaki bir boşluğu kapatır. Rutin üretim süreçlerinde kapalı boru hatlarında dolaşan kimyasallar, hatların temizlenmesi, filtre değişimi, vana arızaları veya tank girişleri sırasında doğrudan çalışanların üzerine açılabilir. Dolayısıyla kimyasal maruziyetin en yoğun yaşandığı bu anlar değerlendirmeye dâhil edilmeden geçerli bir analiz üretilemez.

Ölçümden önce: envanter, güvenlik bilgi formu ve eleme

Bence bir kimyasal risk değerlendirmesine laboratuvarı çağırarak başlamak, emeği yanlış yerden harcamaktır. Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (n) bentleri, sahada kullanılan maddelerin ve bunlara ait güvenlik bilgi formlarının toplanmasını emreder. Bu gereklilik, işyerinde eksiksiz bir kimyasal envanterinin kurulmasını zorunlu kılar.

Yönetmelik hazır bir envanter formatı vermez. Benim önerim, m.6/2’nin (b) ve (ç) bentlerinden türeyen sütunlarla başlamaktır: madde adı, kullanıldığı bölüm, kullanım miktarı, kullanım sıklığı, güvenlik bilgi formunun tarihi ve formun Türkçe olup olmadığı. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik m.4/1-g bendinde tehlikeli kimyasal madde tanımını iki ana kola ayırır. İlk kol, mevzuata göre fiziksel veya sağlık açısından zararlı olarak sınıflandırılan maddelerdir. İkinci kol ise bu kapsama girmese bile kimyasal, fiziksel veya toksikolojik özellikleri ve kullanılma veya bulundurulma şekli nedeniyle çalışanların sağlığı ve güvenliği yönünden risk oluşturabilecek ya da mesleki maruziyet sınır değeri belirlenmiş maddelerdir.

İşyerinde yüzlerce farklı kimyasal ürün bulunabilir. Bu ürünlerin tamamında aynı anda kişisel maruziyet ölçümü yaptırmak teknik ve operasyonel olarak mümkün olmayabilir. Nitekim Kimyasal Yönetmelik m.7/1-h bendinde ölçüm yükümlülüğünü belirli bir çerçeveye bağlar: “İşveren, çalışanların sağlığı için risk oluşturabilecek kimyasal maddelerin düzenli olarak ölçümünün ve analizinin yapılmasını sağlar. İşyerinde çalışanların kimyasal maddelere maruziyetini etkileyebilecek koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bu ölçümler tekrarlanır.” Dolayısıyla hangi maddelerin ölçüleceğine karar vermek, risk değerlendirmesi ekibinin yürüteceği ön eleme aşamasının sonucudur.

Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.9/2 analiz yönteminin ulusal veya uluslararası standartlar esas alınarak seçilebileceğini belirtir. Bu kapsamda uluslararası alanda kabul gören kontrol bantlama yaklaşımları ön eleme amacıyla incelenebilir. İngiltere İş Sağlığı ve Güvenliği Kurumu olan Health and Safety Executive tarafından geliştirilen COSHH essentials yöntemi, teknik dayanak belgesinde kendini basit bir kontrol bantlama yaklaşımı olarak tanımlar. Belge şemanın ne olmadığını da baştan söyler: “The generic risk assessment scheme (which is not intended for use as an exposure model) categorises substances into hazard groups and anticipated exposure ranges” Genel risk değerlendirme şeması, bir maruziyet modeli olarak kullanılmak üzere tasarlanmamıştır; maddeleri tehlike gruplarına ve beklenen maruziyet aralıklarına ayırır.

COSHH essentials modelinde sağlık tehlikesini, tedarikçinin sınıflandırmada maddeye verdiği H ifadeleri temsil eder. Maruziyet potansiyelini ise maddenin fiziksel yapısı ile operasyonda kullanılan miktar belirler. Katı maddelerde tozuma eğilimi, sıvılarda uçuculuk dikkate alınır. Modelin çıktısı dört ana kontrol yaklaşımından oluşur: 1 genel havalandırma, 2 mühendislik kontrolü (yerel egzoz havalandırmasıyla maruziyeti yaklaşık 10 kat azaltma), 3 kapatma ve muhafaza altına alma (maruziyeti yaklaşık 100 kat azaltma) ve 4 özel durum (uzman görüşü gerektiren durumlar). Model yalnızca sıvı ve katı maddelere uygulanır; gaz halindeki maddeler ile kaynama noktasının üzerindeki sıcaklıklarda kullanılan sıvılar bu kapsamın dışındadır.

Kontrol bantlama yaklaşımları uygulanırken bu yöntemlerin sınırları doğru anlaşılmalıdır. Kanada İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi olan Canadian Centre for Occupational Health and Safety, bu yöntemin sınırlarını şu şekilde ifade eder: “Exposure ranges used in the control bands may not be as protective for worker health as an occupational exposure limit that is based on scientific research.” Kontrol bantlarında kullanılan maruziyet aralıkları, çalışan sağlığı açısından bilimsel araştırmaya dayanan bir mesleki maruziyet sınır değeri kadar koruyucu olmayabilir.

Bence kontrol bantlama gibi eleme yöntemleri, yetkili laboratuvarın işyerine gelmesinden önce risk değerlendirmesi ekibinin elinde öncelikli bir liste oluşturmasını sağlar. Ancak Türkiye mevzuatı açısından Kimyasal Yönetmelik m.6/2-c bendi maruziyet girdisini yetkilendirilmiş laboratuvarın tespitine bağlamıştır. Benim okumama göre eleme modelleri sahada ölçümün yerine ikame edilemez; yalnızca hangi maddelerin ve hangi görevlerin ölçüm programına öncelikle alınacağını belirlemeye yarar.

Ortam ölçümü ile kişisel maruziyet ölçümü aynı şeyi göstermez

İş hijyeni alanında en sık karşılaşılan kavram yanılgısı, sabit bir noktadan alınan ortam havası numunesinin çalışanın maruziyetini gösterdiği varsayımıdır. Bu konudaki temel yasal düzenleme, 27 Ocak 2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik metnidir. Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işveren, işyerinde bulunan fiziksel, kimyasal ve biyolojik tehlike kaynaklarının varlığını, niteliğini ve niceliğini ortam ve kişisel maruziyet ölçüm, test ve analiziyle tespit etmekle yükümlüdür. Üçüncü fıkra bu ölçümlerin yeterlik veya ön yeterlik belgesine sahip laboratuvarlara yaptırılmasını ister; belgesiz laboratuvarların sonuçları geçersizdir.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası ölçüm sürecinde işyerindeki teknik kadronun rolünü tanımlar. İşveren, laboratuvar personeline ön inceleme ve ölçümler boyunca eşlik etmek üzere iş güvenliği uzmanını ve/veya işyeri hekimini, bunların yokluğunda işin yürütülmesini bilen çalışanları görevlendirir. 5 inci maddenin beşinci fıkrasının (c) bendi ölçümlerin normal çalışma şartlarında ve üretim kapasitesinde değişiklik yapılmadan gerçekleştirilmesini şart koşar. 16 ncı maddenin dokuzuncu fıkrası ise sahadaki manipülasyonları kesin bir dille yasaklar; işin durdurulması, yavaşlatılması veya hızlandırılması gibi yollarla ölçüm sonuçları etkilenemez.

Ölçüm stratejisi rastgele kurulamaz. Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca laboratuvar personeli sahada maruziyet kaynaklarını, maruziyet sürelerini, üretim süreçlerini, iş organizasyonunu ve vardiya düzenini inceleyerek bir ön inceleme raporu hazırlar. Bu raporda ölçüm noktaları ve numune sayıları belirlenir. Fıkranın son cümlesi bu konudaki sorumluluğu netleştirir: “Ölçüm noktası ve sayısının belirlenmesinin nihai sorumluluğu işverene aittir.”

Numune alma sürecinin temsil kabiliyeti 16 ncı maddenin dördüncü fıkrasında hükme bağlanır: “Numune alma ve ölçüm işlemlerinin süresi ve sayısı yapılan iş sırasındaki maruziyeti temsil edecek şekilde düzenlenir.” Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre kimyasal maruziyet değerlendirmesinde uzun süreli referans maruziyet süresi bir vardiya için 8 saat, kısa süreli referans süre ise esas olarak 15 dakikadır.

Kişisel maruziyetin nasıl ölçüleceği 16 ncı maddenin yedinci fıkrasında tarif edilir: “İşyerinde çalışanların kimyasal etmenlere olan kişisel maruziyet düzeyleri ölçülürken numune alma cihazı veya pasif örnekleyici, metoda uygun olarak çalışan kişinin üzerine ve solunum bölgesine yerleştirilerek kullanılır.” Kimyasal Yönetmelik m.4/1-f solunum bölgesini, merkezi kişinin kulaklarını birleştiren çizginin orta noktası olan 30 santimetre yarıçaplı kürenin başın ön kısmında kalan yarısı olarak tanımlar. Mesleki maruziyet sınır değeri ise aynı maddenin (d) bendinde belirtildiği üzere çalışanın solunum bölgesindeki havanın konsantrasyon üst sınırıdır. Bu kavramların mevzuat içindeki yeri ve tanımların detayları kimyasal risk etmenleri kapsamında değerlendirilir.

Sabit noktalardan yapılan ölçümler ile kişisel ölçümler arasındaki ayrım 16 ncı maddenin sekizinci fıkrasında çok net çizgilerle ayrılır: “Kişisel maruziyeti ölçtüğü kabul edilmeyen sabit nokta ölçümü, ortam ölçümü olarak kabul edilir.” Fıkranın son cümlesi bu ölçümlerin hukuki ve teknik değerini kesin olarak sınırlar: “Ortam ölçüm, test ve analizlerinin sonuçları, kişisel maruziyet seviyesini göstermez ve bunların sonuçları kişisel maruziyet sınır değerleri ile kıyaslanmaz.”

İş Hijyeni Yönetmeliği m.19/3 raporlarda kişisel maruziyeti ölçülen kişinin adı, unvanı ve yaptığı işin yer almasını zorunlu kılar. 19 uncu maddenin dördüncü fıkrası ise sahadaki çok yaygın bir hatayı engeller: “Ölçüm, test ve/veya analiz sonuçlarının mevzuata uygunluğunun değerlendirilmesi laboratuvar tarafından yapılmaz.” Raporda kullanılan standartlar, ölçüm belirsizliğiyle birlikte sonuçlar ve varsa sınır değerler yer alır; mevzuatta sınır değer yoksa metoda göre uluslararası kuruluşların değeri kullanılır. Raporların İSGÜM tarafından belirlenen verileri 19 uncu maddenin beşinci fıkrası gereğince İSG-KATİP sistemine yüklenir.

Elde edilen sonuçların mevzuata uygunluğunu değerlendirme görevi Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca doğrudan işverene aittir. İşveren sonuçları değerlendirerek ek önlem gerekip gerekmediğine karar verir. Bu fıkranın son cümlesi karar sürecini uzman görüşüne bağlar: “Bu kararın verilmesinde işyerinde varsa iş sağlığı ve güvenliği kurulunun yoksa işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının yazılı görüşlerinin alınması esastır.”

Pek çok işyeri dosyasında ortam ölçümü raporunun altına, sonucun sınır değerin altında kaldığı ve uygun bulunduğu yönünde bir not düşülür. Bence bu not dayanaksızdır. Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin sekizinci fıkrası karşısında sabit nokta ortam ölçümü sonuçları kişisel sınır değerlerle kıyaslanamaz. Risk değerlendirmesi ekibinin bir raporu eline aldığında yapacağı ilk işlem, ölçümün sabit noktadan mı yoksa çalışanın solunum bölgesinden mi alındığını kontrol etmek olmalıdır.

İki sütunlu karşılaştırma: solda sabit noktaya yerleştirilen ortam ölçümü ve sınır değerle kıyaslanmadığı notu, sağda çalışanın solunum bölgesine yerleştirilen kişisel maruziyet ölçümü ve sınır değerle karşılaştırıldığı notu
Sabit nokta ölçümü ortam ölçümüdür ve kişisel maruziyet sınır değerleriyle kıyaslanmaz; uygunluğu, çalışanın solunum bölgesinden alınan kişisel ölçüm gösterir.

TS EN 689: ölçüm sonucundan uygunluk kararına

İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik m.16/5, kimyasal maruziyetin değerlendirilmesinde izlenecek stratejiyi uluslararası bir standarda bağlar: “TS EN 689:2018+AC “İş yerindeki maruziyet – Kimyasal maddelerin solunmasıyla maruziyetin ölçülmesi – Mesleki maruziyet sınır değerlerine uygunluğun denenmesi için strateji” standardı ve benzeri standartların güncel halleri dikkate alınır.” Bu hüküm gereğince mevzuat standardın dikkate alınmasını ister.

Standardın Türkiye’deki uygulama takvimi İSGÜM tarafından 27 Temmuz 2020 tarihinde yayımlanan resmi duyuru ile netleşmiştir. Türk Standardları Enstitüsü eski TS EN 689 standardını 19 Kasım 2018 tarihinde yürürlükten kaldırmış, yerine hazırlanan TS EN 689:2018+AC standardı 30 Eylül 2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İSGÜM, yetkili laboratuvarların iş hijyeni ölçüm, test ve analiz faaliyetlerinde 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren yeni standardın şartlarını arayacağını duyurmuştur. Bakanlığın bu standarda ilişkin erişilebilir bir uygulama rehberini ise Ekim 2026 itibarıyla bulamadım.

Standardın mimarisi İrlanda Ulusal Standartlar Kurumu NSAI katalog kayıtlarında görüleceği üzere temel bölümlerden ve bilgilendirici eklerden oluşur. 7 nci bölüm periyodik yeniden değerlendirmeyi, Ek C karışımlara maruziyeti, Ek I ise periyodik ölçüm aralıklarını kapsar. Standardın kendisi ücretli bir dokümandır. Aşağıdaki işleyiş adımları, standardın İspanya’daki ulusal karşılığı olan UNE-EN 689:2019+AC:2019 standardını açıklayan İspanya Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü Instituto Nacional de Seguridad y Salud en el Trabajo teknik kılavuzundan alınmıştır. Standardı anlatan INSST kılavuzuna göre süreç temel karakterizasyon ile başlar. Bu aşamada ilgili kimyasal maddeler ve maruziyetin oluştuğu koşullar, yani süreç ve görev türü, çalışma alanının düzeni, maruziyet kontrol sistemleri ve maruziyet süresi belirlenir. Benim okumama göre İş Hijyeni Yönetmeliği m.14/1’deki laboratuvar ön incelemesi bu aşamaya karşılık gelir.

Benzer maruziyet grubu

Temel karakterizasyonun ardından benzer maruziyet grupları kurulur. Benzer maruziyet grubu, yaptıkları işlerin benzerliği ve sıklığı, kullandıkları kimyasal malzemeler ve görevleri yürütme biçimlerindeki benzerlik sebebiyle aynı kimyasal etmenlere ve benzer maruziyet koşullarına maruz kalan çalışanlardan meydana gelir. Bence bu kavramın sahadaki karşılığı, ölçümü kişi kişi değil grup üzerinden planlamaktır; grubun doğru kurulması, ölçülen kişinin grubu temsil etmesinin ön şartıdır.

Ön test

Benzer maruziyet grubunda maruziyetin sınır değere uygunluğunu hızlıca değerlendirmek üzere ön test adımı işletilir. Ön test üç, dört ya da beş ölçüm yapılarak yürütülür. INSST kılavuzunun anlattığı karar kuralı şöyledir. Üç ölçüm yapıldığında, elde edilen sonuçların tamamı mesleki maruziyet sınır değerinin onda birinin yani 0,1 katının altındaysa maruziyet uygun kabul edilir. Dört ölçüm yapılmışsa sonuçların tümü sınır değerin 0,15 katının altında olmalıdır. Beş ölçüm yapıldığında ise tüm değerlerin sınır değerin 0,2 katının altında kalması gerekir.

Ölçümlerden biri mesleki maruziyet sınır değerini aşarsa maruziyet uygun değildir; Kimyasal Yönetmelik m.7/1-ı gereği aşımın en kısa sürede giderilmesi için tedbir alınır. Ancak ölçüm sonuçları sınır değerin altında kalmasına rağmen 0,1, 0,15 veya 0,2 katı eşiklerini aşarsa, ön test ile uygunluk kararı verilemez. Bu durumda karar askıda kalır ve ölçüm sayısı en az altıya tamamlanarak istatistiksel test aşamasına geçilir.

İstatistiksel test

Ön testte karar verilemeyen durumlarda en az altı ölçüm sonucuyla istatistiksel test uygulanır. İstatistiksel testte maruziyet dağılımının 95 inci yüzdelik değeri için yüzde 70 güven düzeyindeki üst güven sınırı hesaplanır. Hesaplanan bu üst güven sınırı mesleki maruziyet sınır değerinin altındaysa maruziyet uygun bulunur. Üst güven sınırı sınır değere eşit veya bunun üzerindeyse maruziyet uygun değildir.

Standardın bilgilendirici ekleri arasında yer alan Ek C, birden fazla kimyasala maruziyette her maddenin kendi sınır değerine oranlarının toplanmasını önerir. Ek I ise uygunluğu istatistiksel testle kanıtlanmış durumlar için ölçüm tekrar aralıklarını düzenler. Uygunluk yalnız ön testle gösterildiyse INSST kılavuzu, bir yıl sonra bir veya daha fazla ölçüm yapılmasını uygun bulur; bu kılavuzun önerisidir, standardın kuralı değildir.

Bence TS EN 689 standardının iş hijyeni uygulamalarına getirdiği en temel fayda, ölçüm sayısını laboratuvarın tek seferlik takdirinden çıkararak matematiksel bir kurala bağlamış olmasıdır. Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin son cümlesi uyarınca ölçüm noktası ve sayısının belirlenmesindeki nihai sorumluluk işverendedir. İşveren bu sorumluluğu ancak standardın gerektirdiği test adımlarını bilerek yerine getirebilir.

Karışımlar, deri yolu ve bakım-onarım işleri

Bence kimyasal risk değerlendirmesinde sık rastlanan bir sadeleştirme, çalışanın tek bir kimyasala maruz kaldığını varsaymaktır. Gerçek endüstriyel ortamlarda çalışanlar solvent karışımlarına, boya buharlarına veya reaksiyon gazlarının bileşimine birlikte maruz kalır. Kimyasal Yönetmelik m.6/2-g bendi, birden fazla kimyasal madde ile çalışılan işlerde her bir maddeyi ve bunların etkileşimlerini dikkate almayı şart koşar. Ancak yönetmelik metninde bu etkileşimin nasıl hesaplanacağına dair matematiksel bir formül verilmez.

Uluslararası kabul görmüş yöntemlerden biri, İngiltere’de Health and Safety Executive’in yayımladığı işyeri maruziyet sınır değerleri kitabı EH40/2005’in dördüncü baskısındaki (2020) 93(b) paragrafında yer alan toplanabilir etki kuralıdır. Bu kural şu şekilde tanımlanır: “Where the sum of the C/L fractions does not exceed 1, the exposure is considered not to exceed the notional exposure limit.” C bölü L kesirlerinin toplamının 1 değerini aşmadığı durumlarda maruziyetin varsayımsal maruziyet sınırını aşmadığı kabul edilir.

Bu yöntemde havadaki her bir kimyasal bileşenin 8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyonu kendi sınır değerine bölünür. Bulunan kesirlerin toplamı hesaplanır: C1/L1 + C2/L2 + C3/L3 toplamı 1 değerini aşmamalıdır. Buradaki C ölçülen konsantrasyonu, L ise ilgili maddenin sınır değerini ifade eder. Ancak kılavuz bu formülün uygulanabileceği durumları sınırlar: “This formula is not applicable where the lead health effect is cancer or asthma” Bu formül ana sağlık etkisinin kanser veya astım olduğu durumlarda uygulanmaz.

EH40’a göre kural, etkilerin toplanabilir olduğuna inanmak için sebep bulunduğunda ve sınır değerler aynı sağlık etkisine dayandığında uygulanır; sınır değerlerin aynı referans süresine ait olması da gerekir. EH40 Türkiye’de bağlayıcı değildir; burada bir yöntem örneği olarak anıyorum. TS EN 689 Ek C bilgilendirici ekinde yer alan karışım endeksi yaklaşımı da benzer bir mantık yürütür. INSST kılavuzu, karışımlarda en ihtiyatlı yolun ortamdaki tüm maddelerin sınır değer oranlarını toplamak olduğunu, yeterli toksikolojik veri varsa sadece benzer hedef organı etkileyenlerin toplanabileceğini belirtir.

Bir diğer boyut deri yoluyla maruziyettir. Kimyasal Yönetmelik Ek-1 tablosunun özel işaret sütunundaki Deri ibaresi, dipnot (3)’e göre maddenin “vücuda önemli miktarda deri yoluyla geçebileceğini gösterir”. Ek-1’de toluen, ksilen (karışık izomerler, saf) ve etilbenzen bu işareti taşır. Kanserojen veya Mutajen Maddeler Yönetmeliği m.5/2 de deri yolu dahil vücuda giriş yollarının tamamının değerlendirilmesini emreder. Deriden geçen maddelerde solunum bölgesinden alınan hava numunesi, vücuda giren miktarın tamamını göstermez.

Hava ölçümünün göremediği yolları biyolojik izleme yakalayabilir; yönetmelik bunun tek örneğini Ek-2’de kurşun için verir. Kurşun ve iyonik kurşun bileşikleri için bağlayıcı biyolojik sınır değer 70 μg Pb/100 ml kan olarak belirlenmiştir. Havadaki kurşun konsantrasyonu haftalık 40 saatlik çalışma süresine göre 0,075 mg/m³ değerini aşarsa veya bir çalışanın kanındaki kurşun seviyesi 40 μg Pb/100 ml değerinin üzerine çıkarsa tıbbi gözetim yapılması zorunludur.

2023 değişikliğiyle yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (ğ) bendi bakım, onarım, kurulum, devreye alma ve devre dışı bırakma işlerini bağımsız bir girdi haline getirmiştir. Risk kontrol adımları belirlenirken risk kontrol hiyerarşisi kurallarına uyulmalı ve kimyasal hatlardaki teknik tadilatlar değişim yönetimi kapsamında ele alınmalıdır. Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.8/1-ğ çalışma izin belgelerinin toplanmasını, m.8/3-h ise izinsiz çalışmadan kaynaklanabilecek tehlikelerin analiz edilmesini şart koşar.

Bence bakım ve onarım işlerinin mevzuata ayrı bir bent olarak girmesi yerinde bir adımdır. Rutin üretimde kapalı sistemde çalışan bir hatta yapılan 8 saatlik ölçüm düşük çıkabilir. Ancak aynı hattın filtresi sökülürken çalışan 15 dakika boyunca çok yüksek solvent buharına maruz kalabilir. Bu tür işlerin maruziyeti, 8 saatlik TWA’ya ek olarak 15 dakikalık STEL sınır değerine göre ve çalışma izni prosedürüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Kaç yılda bir: değerlendirmenin yenilenmesi ve ölçümün tekrarı

Kimyasal risk değerlendirmesi ve ortam ölçümü kaç yılda bir yenilenir sorusu sahada sık sorulur ve aslında iki ayrı soruyu tek cümlede birleştirir. Risk değerlendirmesinin yenilenmesi ile maruziyet ölçümünün tekrarlanması mevzuatta farklı kurallara bağlanmıştır.

İlk konu olan risk değerlendirmesinin yenilenmesi süresi, İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında açık takvim sürelerine bağlanmıştır: “Yapılmış olan risk değerlendirmesi; tehlike sınıfına göre çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde sırasıyla en geç iki, dört ve altı yılda bir yenilenir.” Çok tehlikeli sınıftaki bir kimya tesisinde bu süre en geç iki yıl, tehlikeli sınıfta dört yıl, az tehlikeli sınıfta altı yıldır. Bir tehlike sınıfı değişikliği bu süreyi de değiştirir.

Ancak bu süreler azami periyotlardır. Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrası belirli koşulların varlığında sürenin dolması beklenmeksizin değerlendirmenin tamamen veya kısmen yenilenmesini zorunlu kılar. Bu durumlar şunlardır: işyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması; uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklik meydana gelmesi; üretim yönteminde değişiklikler olması; iş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi; “Çalışma ortamına ait sınır değerlere ilişkin bir mevzuat değişikliği olması.” ve “Çalışma ortamı ölçümü ve sağlık gözetim sonuçlarına göre gerekli görülmesi.” ile işyeri dışından kaynaklanan yeni bir tehlikenin ortaya çıkması.

İkinci konu olan kimyasal maruziyet ölçümlerinin periyodu için ise incelediğim yönetmeliklerin hiçbirinde ölçümü belirli bir yıl sayısına bağlayan bir takvim hükmü yok. Kimyasal Yönetmelik m.7/1-h bendinde ölçümün düzenli olarak yapılmasını ve maruziyeti etkileyebilecek koşullarda bir değişiklik olduğunda tekrarlanmasını ister. Maddenin (ı) bendi ise sınır değer aşıldığında işverenin en kısa sürede önlem almasını hükme bağlar: “Mesleki maruziyet sınır değerlerinin aşıldığı her durumda, işveren bu durumun en kısa sürede giderilmesi için koruyucu ve önleyici tedbirleri alır.”

Tozla Mücadele Yönetmeliği m.8/1-a işverene “Risk değerlendirmesi sonucuna göre belirlenen periyodik aralıklarla toz ölçümlerinin yapılmasını” sağlama yükümlülüğü verir; m.8/1-b koşullar değiştiğinde ölçümün tekrarını ister. Burada da sabit bir yıl sayısı verilmez. İş Hijyeni Yönetmeliği m.5/2 ise ölçümlerin tekrarlanmasını dört duruma bağlar: kontrol tedbirlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi, işyeri ortamında veya kişisel maruziyette değişiklik olması, iş müfettişinin talep etmesi ya da işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının gerekli görmesi.

Ölçüm periyodunun belirlenmesinde yol gösterici kaynak, İş Hijyeni Yönetmeliği’nin dikkate alınmasını istediği TS EN 689 standardının bilgilendirici Ek I bölümüdür. Standardı açıklayan INSST kılavuzuna göre, uygunluğu istatistiksel testle kanıtlanmış benzer maruziyet gruplarında bir sonraki ölçümün periyodu, elde edilen sonuçların sınır değere olan yakınlığına göre belirlenir. Geometrik veya aritmetik ortalama sınır değerin 0,1 katının altındaysa periyot 36 ay; 0,1 ile 0,25 katı arasındaysa 24 ay; 0,25 ile 0,5 katı arasındaysa 18 ay; 0,5 katının üzerinde ise 12 ay olarak önerilir.

Tablo 2. “Kaç yılda bir” sorusunun iki ayrı cevabı

KonuDayanakMevzuatta süreTekrar veya yenileme sebebi
Risk değerlendirmesinin yenilenmesiRD Yönetmeliği m.12/1en geç 2 / 4 / 6 yıl (çok tehlikeli / tehlikeli / az tehlikeli)m.12/2: taşınma, madde veya ekipman değişikliği, üretim yöntemi, iş kazası, meslek hastalığı, ramak kala, sınır değer mevzuatı değişikliği, ölçüm ve sağlık gözetimi sonuçları, dış tehlike
Kimyasal maruziyet ölçümüKimyasal Yönetmelik m.7/1-hyok (“düzenli olarak”)maruziyeti etkileyen koşul değişikliği
İş hijyeni ölçümünün tekrarıİş Hijyeni Yönetmeliği m.5/2yokkontrol tedbirinin etkinliği, maruziyette değişiklik, müfettiş isteği, işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının gerekli görmesi
Toz ölçümüTozla Mücadele Yönetmeliği m.8/1-a, byok (risk değerlendirmesine göre periyodik)toz maruziyeti koşullarında değişiklik
Kişisel maruziyet ölçümünün periyoduTS EN 689:2018+AC Ek I, bilgilendirici (İş Hijyeni m.16/5 standardın dikkate alınmasını ister)yönetmelikte yok; standart ekinde 12 ile 36 ay (istatistiksel testle uygunluğu gösterilmiş maruziyette)son ölçümlerin sınır değere oranı: sınır değere yakınlık arttıkça aralık kısalır
Ölçüm kayıtlarının saklanmasıİş Hijyeni m.5/6; Kanserojen m.17/1en az 10 yıl; kanserojen ve mutajende maruziyet bittikten sonra en az 40 yıl—

Tablo 2 incelendiğinde iki sürecin ayrımı netleşir. Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.11/1-c dokümanın üzerinde bir geçerlilik tarihi bulunmasını şart koşar. Dolayısıyla çok tehlikeli sınıftaki bir işletmede kimyasal risk analizi en geç iki yıl sonra geçerliliğini yitirir ve yenilenmek zorundadır.

Bence “ortam ölçümü kaç yılda bir yapılır” sorusunun mevzuattaki dürüst karşılığı herhangi bir sabit yıl sayısının bulunmadığıdır. Kişisel maruziyet ölçümlerinde tekrar periyodunu yönetmeliğin işaret ettiği standart önerir ve bu süre maruziyetin sınır değere ne kadar yaklaştığına bağlıdır. Sınır değere yaklaşan konsantrasyonlar daha sık ölçüm gerektirir. Risk değerlendirmesinin kendisi ise mevzuattaki iki, dört veya altı yıllık süreleri hiçbir koşulda aşamaz. İki takvimi birbirine bağlamak, yani her yenilemede güncel ölçüm verisine dayanmak, benim önerimdir; mevzuatın hükmü değildir.

Mevzuat hükümleri ve standartların yorumlanmasında her işletmenin kendi proses koşulları farklılık gösterebileceğinden, okurun kendi işyerindeki maruziyet durumunu ve ölçüm stratejisini işyerinin iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, ölçümü gerçekleştiren yetkili laboratuvar ve gerek duyulduğunda Bakanlık ile doğrulaması gerekir.

Beş satırlı tablo: risk değerlendirmesinin 2, 4 ve 6 yıllık yenileme süresi; kimyasal, iş hijyeni ve toz ölçümlerinde yönetmelikte yıl olmadığı; TS EN 689 Ek I'deki 12-36 aylık ölçüm aralığı ve her birinin tekrar sebebi
Risk değerlendirmesinin yenilenme süresi yönetmelikte yazılıdır; ölçümün tekrarı için yönetmeliklerde yıl yoktur, aralığı risk değerlendirmesi ve ölçüm stratejisi belirler.

Kurgusal bir kimyasal risk değerlendirmesi örneği: solvent bazlı boya hattı

Mevzuat hükümlerinin ve standart kurallarının sahada nasıl somutlaştığını görmek için kurgusal bir endüstriyel senaryo üzerinden hesaplama adımlarını inceleyelim. Örneğimizde metal parçaların solvent bazlı astar ve son kat boya ile kaplandığı bir boya hazırlama ve püskürtme kabini hattı ele alınmaktadır. Güvenlik bilgi formları incelendiğinde kullanılan tiner ve incelticilerde toluen, karışık ksilen izomerleri ve n-bütil asetat bulunduğu belirlenmiştir.

Bu hatta görev yapan üç püskürtme operatörü, görev benzerliği ve aynı malzemeleri kullanmaları sebebiyle TS EN 689 standardı kapsamında tek bir benzer maruziyet grubu olarak tanımlanmıştır. Kimyasal Yönetmelik Ek-1 tablosuna göre bu maddelerin sınır değerleri şunlardır: Toluen (CAS 108-88-3) için 8 saatlik TWA değeri 50 ppm (192 mg/m³), 15 dakikalık STEL değeri 100 ppm (384 mg/m³) ve Deri işareti bulunmaktadır. Ksilen, karışık izomerler, saf (CAS 1330-20-7) için TWA değeri 50 ppm (221 mg/m³), STEL değeri 100 ppm (442 mg/m³) ve Deri işareti mevcuttur. n-Bütil asetat (CAS 123-86-4) için ise TWA değeri 50 ppm (241 mg/m³), STEL değeri 150 ppm (723 mg/m³) olup özel işareti yoktur.

Yetkili laboratuvar tarafından üç operatörün solunum bölgesinden 8 saatlik vardiya boyunca alınan kişisel numunelerin kurgusal sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Tablo 3. Kurgusal örnek, püskürtme operatörleri (8 saatlik kişisel ölçüm)

MaddeCASTWA (8 saat)STEL (15 dakika)Özel işaretKurgusal ölçümler, Operatör 1 / 2 / 3En yüksek ölçüm / TWAÖn test eşiği (0,1 × TWA)
Toluen108-88-350 ppm (192 mg/m³)100 ppm (384 mg/m³)Deri12 / 15 / 10 ppm0,305 ppm
Ksilen, karışık izomerler1330-20-750 ppm (221 mg/m³)100 ppm (442 mg/m³)Deri9 / 11 / 8 ppm0,225 ppm
n-Bütil asetat123-86-450 ppm (241 mg/m³)150 ppm (723 mg/m³)—6 / 7 / 5 ppm0,145 ppm
Karışım endeksi (tüm maddeler toplanarak)0,54 / 0,66 / 0,46——

Tablodaki ölçüm değerleri kurgusaldır; gerçek bir işyerine ait değildir ve yalnızca hesabın nasıl kurulacağını göstermek için seçilmiştir.

Tablo 3, TS EN 689’un ön test kuralıyla okunduğunda ilk bakışta beklenmeyen bir sonuç verir. Üç ölçüm yapıldığında standardın ön test ile maruziyeti uygun kabul edebilmesi için her bir maddenin tüm ölçüm sonuçlarının sınır değerin onda birinin yani 0,1 katının altında kalması gerekir. Bu üç kimyasal için 50 ppm olan TWA sınır değerinin 0,1 katı 5 ppm değerine karşılık gelir.

Ölçüm sonuçlarına bakıldığında en düşük toluen konsantrasyonu 10 ppm, ksilen 8 ppm, n-bütil asetat ise 5 ppm seviyesindedir. Maddelerin hiçbirinde sonuçlar 5 ppm eşiğinin altına inememiştir. Diğer taraftan hiçbir ölçüm sonucu da 50 ppm olan sınır değeri aşmamıştır. Toluenin en yüksek sonucunun sınır değerin üçte birinin altında kalması, standardın karar kuralına göre tek başına bir uygunluk kararı değildir. Ön test bu sonuçlarla uygunluk kararı veremez. Standarda göre maruziyetin uygun olup olmadığını belirlemek için ölçüm sayısı en az altıya tamamlanmalı ve istatistiksel test uygulanmalıdır.

Karışımların toplanabilir etkisi en ihtiyatlı yaklaşımla ele alındığında, maddelerin sınır değere oranları toplanır. Operatör 1 için bu oran 12/50 + 9/50 + 6/50 = 0,24 + 0,18 + 0,12 = 0,54 olarak hesaplanır. Operatör 2 için 15/50 + 11/50 + 7/50 = 0,30 + 0,22 + 0,14 = 0,66 değerine ulaşılır. Operatör 3 için ise 10/50 + 8/50 + 5/50 = 0,20 + 0,16 + 0,10 = 0,46 bulunur. Üç endeks de 1’in altında; ama tek tek maddelere bakınca görünmeyen bir yakınlığı gösteriyor. Bu üç maddenin aynı sağlık etkisine dayanıp dayanmadığını burada iddia etmiyorum; hesap en ihtiyatlı yaklaşımla yapıldı.

Senaryomuza kurgusal bir bakım operasyonu ekleyelim. Boya kabini filtrelerinin değişimi sırasında bir operatörün solunum bölgesinden alınan 15 dakikalık kısa süreli kişisel ölçümde toluen konsantrasyonu 70 ppm olarak ölçülmüştür. Bu değer 100 ppm olan STEL sınır değerinin yüzde 70’ine ulaşmaktadır. Rutin vardiya ölçümünde 15 ppm çıkan toluen, bakım faaliyeti sırasında STEL eşiğine yaklaşmıştır. Bu durum Kimyasal Yönetmelik m.6/2-ğ bendinin neden bağımsız bir girdi olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkça gösterir.

Ayrıca toluen ve ksilen maddelerinin sahip olduğu Deri işareti, bu kimyasalların ciltten emilerek kana karışabileceğini gösterir. Hava ölçümleri sınır değerin altında kalsa dahi, operatörün uygun kimyasal koruyucu eldiven kullanmaması durumunda maruziyet riski devam eder. Alınacak önlemlerin sırası için yukarıda bağlantısını verdiğim risk kontrol hiyerarşisi yazısına bakılabilir. Elde edilen tüm bu veriler kimyasal risk değerlendirmesine girdi olarak aktarılır; İş Hijyeni Yönetmeliği m.6/1 ve m.19/4 gereğince uygunluk kararını laboratuvar vermez, işveren verir.

Yatay çubuk grafik: üç operatör için toluen, ksilen ve n-bütil asetat ölçümlerinin TWA'ya oranı ile karışım endeksi; 0,1 ön test eşiği ve 1 sınır değer çizgileri; değerler kurgusaldır
Kurgusal örnek: hiçbir sonuç sınır değeri aşmıyor, ama hiçbir madde üç ölçümlü ön testin 0,1 eşiğinin altında da kalmıyor; karar için en az altı ölçüm ve istatistiksel test gerekir.

Sağlık gözetimi, kayıtlar ve saklama süreleri

Kimyasal risk değerlendirmesi sürecinin sahadaki tamamlayıcı unsuru sağlık gözetimi ve maruziyet kayıtlarıdır. Kimyasal Yönetmelik m.12/1-a bendinde risk değerlendirmesi sonucunda sağlık yönünden risk altında olduğu belirlenen çalışanların uygun sağlık gözetimine tabi tutulmasını şart koşar. Maddenin (ç) bendi gereğince Ek-2’de biyolojik sınır değeri bulunan kimyasallarla çalışmalarda ilgili prosedüre uygun sağlık gözetimi yürütülür.

Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca işveren, her çalışan için kişisel sağlık ve maruziyet kayıtlarını tutmak ve güncellemekle yükümlüdür. Bu kayıtlar sağlık gözetimi sonuçları ile maruziyet izleme verilerinin özetini içerir. Çalışanlar (ğ) bendi kapsamında kendilerine ait kayıtları görme hakkına sahiptir. İşyerinde faaliyetin sona ermesi durumunda ise (h) bendi açık bir teslim yükümlülüğü getirir: “İşyerinde faaliyetin sona ermesi halinde, işveren sağlık ve maruziyet kayıtlarını Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlüğüne teslim eder.”

Sağlık gözetimi sonuçları risk değerlendirmesini doğrudan tetikleyen bir mekanizmaya sahiptir. Kimyasal Yönetmelik m.12/1-ı bendine göre yapılan biyolojik izlemede bağlayıcı sınır değerin aşıldığı tespit edilirse veya çalışanda kimyasal maruziyete bağlı tanımlanabilir bir hastalık saptanırsa süreç baştan işletilir: “Yapılan risk değerlendirmesi gözden geçirilir ve gerek görülmesi halinde yenilenir.” Aynı bende göre mevcut önlemler de gözden geçirilir; çalışanın maruziyet riski olmayan başka bir işe alınması dahil önlemlerde işyeri hekiminin, iş güvenliği uzmanının, diğer uzman kişilerin veya Bakanlık yetkililerinin önerileri dikkate alınır. Aynı maddeye maruz kalan başka çalışanlar varsa onların sağlık durumu da kontrol edilir ve sürekli sağlık gözetiminde tutulurlar.

İş hijyeni ölçüm kayıtlarının saklanma süreleri de mevzuatta net kurallara bağlanmıştır. İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik m.5/6 genel kuralı belirler: “Mevzuatta saklama süresi belirlenmeyen kayıtlar için saklama süresi en az 10 yıldır.” Bu kayıtlar işyerinin arşivinde denetime hazır şekilde muhafaza edilmelidir.

Kanserojen veya mutajen maddelerle yürütülen çalışmalarda ise süreler çok daha uzundur. Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik m.17/1 kayıtların saklanma süresini maruziyetin bitişine bağlar: “14 üncü ve 16 ncı maddelerde belirtilen kayıtlar maruziyetin sona ermesinden sonra en az 40 yıl süre ile saklanır.” İşyerinde faaliyetin sona ermesi halinde bu kayıtlar da Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlüğüne teslim edilir. Maruziyet geçmişinin izlenmesinde ve meslek hastalıklarının erken yakalanmasında periyodik sağlık muayenesi kayıtları bu dosyanın öbür yarısıdır.

Kimyasal maruziyet kayıtları ile sağlık gözetimi verileri birbirini besleyen iki kanaldır. Bence maruziyet düzeyi yüksek çıkan bir alanda sağlık gözetimi sıklaştırılmalı, sağlık gözetiminde bulgu veren çalışanların bölümünde de ölçüm öne çekilmelidir; RD Yönetmeliği m.12/2-e bu ikinci durumu zaten yenileme sebebi sayar.

Soru kalıplarında kimyasal risk değerlendirmesi

Arama motorunun otomatik tamamlamasında görünen soru biçimleri, bu konuda nelerin merak edildiğini gösteriyor. Aşağıdaki dört kalıbı mevzuat hükümleriyle cevaplıyorum.

Yönetmelik gereğince risk değerlendirmesinde özellikle dikkate alınacak hususlar

Soru kökü: Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik gereğince risk değerlendirmesinde özellikle dikkate alınacak hususlardan biri değildir?

Cevap: Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan dokuz girdi dışında kalan hususlardır. Örneğin işyerinin tehlike sınıfı ya da çalışanın kıdemi m.6/2’deki dokuz girdi arasında yer almaz. Tuzak şıklar çoğu zaman girdilerin niteliğinde kurulur: güvenlik bilgi formunun Türkçe olması ve tedarikçiden sağlanması, ölçümün yetkilendirilmiş laboratuvarca yapılması ve 2023’te eklenen bakım-onarım girdisi bu kalıbın dikkat isteyen noktalarıdır.

Ortam ölçümü sonucu mesleki maruziyet sınır değeriyle karşılaştırılabilir mi

Soru kökü: Sabit noktadan yapılan ortam ölçümü sonuçları mevzuatta belirtilen mesleki maruziyet sınır değerleri ile karşılaştırılabilir mi?

Cevap: Hayır. İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik m.16/8 gereğince sabit nokta ölçümleri ortam ölçümü kabul edilir ve ortam ölçümü sonuçları kişisel maruziyet seviyesini göstermez. Mesleki maruziyet sınır değerleri Kimyasal Yönetmelik m.4/1-d uyarınca çalışanın solunum bölgesindeki konsantrasyonu temsil ettiğinden, sabit nokta ortam ölçüm sonuçları sınır değerlerle kıyaslanamaz.

Risk değerlendirmesi kaç yılda bir yenilenir

Soru kökü: Kimyasal maddelerin kullanıldığı bir işyerinde risk değerlendirmesi kaç yılda bir yenilenir?

Cevap: Risk değerlendirmesinin yenilenme periyodu işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.12/1 gereğince çok tehlikeli sınıfta en geç iki, tehlikeli sınıfta en geç dört, az tehlikeli sınıfta ise en geç altı yılda bir yenilenir. Bu soru kalıbındaki en büyük tuzak, ölçüm periyodu ile değerlendirme periyodunu karıştırmaktır. İncelediğim yönetmeliklerde kimyasal ölçümü belirli bir yıl sayısına bağlayan genel bir takvim hükmü yoktur.

Risk değerlendirmesi ekibinde kimler yer alır

Soru kökü: Kimyasal risk değerlendirmesini yürüten ekipte kimlerin yer alması zorunludur?

Cevap: İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.6/1’deki beş bent: işveren veya işveren vekili; iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri; çalışan temsilcileri; destek elemanları; işyerindeki bütün birimleri temsil edecek şekilde belirlenen ve tehlike kaynakları konusunda bilgi sahibi çalışanlar. Bu kalıpta sık görülen tuzak şık, ölçümü yapan laboratuvar personelidir. Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası işverenin ihtiyaç duyduğunda dışarıdan destek alabileceğini söyler; benim okumama göre laboratuvar personeli bu desteği verebilir ama m.6/1’in saydığı ekip üyeleri arasında yer almaz.

Kimyasal risk değerlendirmesi kontrol listesi

Kimyasal risk değerlendirmesi sürecini mevzuata ve teknik standartlara tam uyumlu yürütmek isteyen uygulayıcılar için hazırlanan kontrol adımları aşağıda sıralanmıştır.

  1. İşyerinde kullanılan, depolanan ve atık olarak üretilen tüm kimyasal maddeleri içeren güncel bir kimyasal envanteri hazırlayın ve her kimyasalın Türkçe Güvenlik Bilgi Formunu tedarikçisinden temin edin.
  2. Kimyasal Yönetmelik m.6/2’de yer alan dokuz girdinin her birini risk değerlendirmesi dosyasında bağımsız bir başlık veya satır olarak ele alın.
  3. Arşivdeki veya yeni gelen iş hijyeni ölçüm raporlarında ölçüm türünün kişisel maruziyet mi yoksa sabit nokta ortam ölçümü mü olduğunu mutlaka kontrol edin.
  4. Ölçümü yapacak laboratuvarın hazırladığı ön inceleme raporundaki ölçüm noktalarını ve numune sayılarını inceleyerek onaylayın; bu seçimin nihai sorumluluğunun işverene ait olduğunu bilin.
  5. Kişisel maruziyet ölçümlerinin normal üretim kapasitesinde ve rutin çalışma koşullarında yapıldığını, sahada herhangi bir operasyonel manipülasyon yapılmadığını doğrulayın.
  6. Ölçüm sonuçlarının mevzuata uygunluğu kararını laboratuvara bırakmayın; kurulun, kurul yoksa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin yazılı görüşü alınarak kararın işverence verilmesini sağlayın.
  7. Güvenlik bilgi formlarında veya yönetmelik Ek-1 tablosunda Deri işareti taşıyan maddeleri özel olarak etiketleyin ve bu maddelerde yalnızca solunum yolu ölçümüyle yetinmeyin.
  8. Bakım, onarım, tank temizliği, filtre değişimi ve devreye alma gibi rutin dışı işlerdeki kimyasal maruziyet durumlarını STEL sınır değerleri ve çalışma izin belgeleri üzerinden ayrı bir modül olarak değerlendirin.
  9. Sahaya yeni bir tehlikeli kimyasal madde sokulmadan önce risk değerlendirmesini tamamlayın ve belirlenen önlemleri almadan faaliyete başlamayın.
  10. Hazırlanan risk değerlendirmesi dokümanına tehlike sınıfına uygun geçerlilik tarihini işleyin; kullanılan madde değişikliğini, sınır değerlerdeki mevzuat değişikliklerini ve ramak kala olayları erken yenileme sebebi sayın.
  11. İş hijyeni ölçüm kayıtlarını en az 10 yıl, kanserojen veya mutajen maddelerle çalışmalara ait kayıtları ise maruziyetin sona ermesinden sonra en az 40 yıl saklayacak arşiv düzenini kurun.

Dosyanızda duran son ölçüm raporunu açıp ilk sayfasındaki ölçüm türünü inceleyin. Raporda sabit nokta ortam ölçümü yazıyorsa, altındaki sınır değer kıyaslaması İş Hijyeni Yönetmeliği m.16/8’e göre kurulamaz; kişisel maruziyet ölçümünü planlamak bir sonraki adım olur.

Kaynaklar

  1. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik. (2013). Resmî Gazete, 12.08.2013, Sayı: 28733; değişiklik: 20.10.2023, Sayı: 32345. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18709&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  2. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği. (2012). Resmî Gazete, 29.12.2012, Sayı: 28512. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=16925&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  3. İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik. (2023). Resmî Gazete, 27.01.2023, Sayı: 32086. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=40042&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  4. Tozla Mücadele Yönetmeliği. (2013). Resmî Gazete, 05.11.2013, Sayı: 28812. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18989&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  5. Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik. (2013). Resmî Gazete, 06.08.2013, Sayı: 28730. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18695&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  6. Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik. (2017). Resmî Gazete, 23.06.2017, Sayı: 30105 (Mükerrer). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=23694&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu. (2012). Resmî Gazete, 30.06.2012, Sayı: 28339. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6331&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
  8. CEN. (2018). EN 689:2018+AC:2019 Workplace exposure — Measurement of exposure by inhalation to chemical agents — Strategy for testing compliance with occupational exposure limit values (Türkiye’de TS EN 689:2018+AC). Katalog kaydı: https://shop.standards.ie/en-ie/standards/en-689-2018-346556_saig_cen_cen_792425/
  9. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (İSGÜM). (2020, 27 Temmuz). TS EN 689 duyuru metni. https://csgb.gov.tr/isgum/duyurular/27-07-2020/
  10. Instituto Nacional de Seguridad y Salud en el Trabajo (INSST). (2022). Guía técnica para la evaluación y prevención de los riesgos relacionados con los agentes químicos presentes en los lugares de trabajo. Madrid: INSST. https://www.insst.es/documents/94886/2927460/Gu%C3%ADa+t%C3%A9cnica+para+la+evaluaci%C3%B3n+y+prevenci%C3%B3n+de+los+riesgos+relacionados+con+agentes+qu%C3%ADmicos+2022.pdf
  11. Health and Safety Executive (HSE). (2017). COSHH essentials: Controlling exposure to chemicals – a simple control banding approach. https://www.hse.gov.uk/pubns/guidance/coshh-technical-basis.pdf
  12. Health and Safety Executive (HSE). (2020). EH40/2005 Workplace exposure limits (4. baskı). https://www.hse.gov.uk/pubns/priced/eh40.pdf
  13. Canadian Centre for Occupational Health and Safety (CCOHS). (t.y.). Control Banding. https://www.ccohs.ca/oshanswers/chemicals/control_banding.html
  14. Council Directive 98/24/EC of 7 April 1998 on the protection of the health and safety of workers from the risks related to chemical agents at work. https://www.legislation.gov.uk/eudr/1998/24/contents

Yeni yazılardan haberdar olmak için bültenime abone olun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık